29 Haziran 2013

Penti kendi modasını kendi yaratmak isteyen kadınlara sunduğu “Karıştır&Yakıştır” uygulaması ile bu yaz özgür ruhların tercihi olacağa benziyor. Alt üst beden ölçülerinin farklılığı düşünülerek kadınlara seçim özgürlüğü tanıyan Penti, tüm modeller ve kombinlerde farklılık ve özgürlük sunuyor.

Birbirinden güzel, farklı bikini altları ve üstlerinden oluşan plaj koleksiyonu, kullanıcıya birçok kombin yapma şansı tanıyor. Herkes kendi zevkine ve vücut tipine uygun bikini altlarını ve üstlerini seçerek kendi koleksiyonunu oluşturabiliyor.

Sezonun dondurma renkli bikinilerini karıştırıp kendi renkli tarzını oluşturmak isteyenler; bu grupta yer alan mercan, mavi ve sarı tonlarındaki puanlı ve fırfırlı bando ve üçgen kesim üstlerle farklı renklerdeki altları birleştirerek kendi zevkine uygun rengârenk bir kombinler yaratabiliyor.

Naneli, limonlu, çilekli dondurma görüntüsündeki iştah açan bikini koleksiyonunda en göze çarpan modellerinden biri olan Winona, puantiye deseni ve fırfır detayı ile plajın en çarpıcı modelleri arasında.

Penti 2013 plaj koleksiyonunda sadece yüzmek için değil, gün batımındaki bir partiye katılmak için de kullanılabilecek harika modeller var. Sezonun yükselen trendleri olan makrame ve püskül detayları, bu modellerde canlı renkleri ve sıradışı tasarımlarıyla öne çıkıyor.

Felicity narçiçeği rengiyle göz kamaştırırken; Angelique nakış ve makrame detayı ile son yıllarda çok moda olan etnik örgü detayını kumsallara taşıyor. Boyundan geçen örgü bağı ve canlı renkleriyle plajların ilgi odağı olmak isteyenlerin beğenisine sunuluyor.

Ayrıca Penti 2013 plaj koleksiyonunda yer verdiği “Karıştır&Yakıştır” konseptini, sosyal medyaya da taşıyor. Penti takipçileri ‘facebook.com/penticorap’ sayfasına girerek beğendikleri bikini ve mayoları Facebook üzerinden kombinleyebiliyor.

Bu arada Penti mağazalarında %50’ye varan indirim başlamış, bu fırsatı kaçırmayın derim.


Bir bumads advertorial içeriğidir.



28 Haziran 2013

Öncelikle siteye yorum / soru bırakan herkesten gecikmeli yanıtlarımdan dolayı özür dilerim. Tüm mesajlarınızı hemen bu yazının ardından hızla yanıtlayacağım. 

Uzun zamandır yazı güncellemesi yapamadığımın farkındayım. Çok söz, çok fotoğraf birikti. Umarım bu yaz çok daha keyifli yazılarla buluşabiliriz sizlerle. 

Yokluğumun nedenlerini kısaca özetlemek isterim. Protestolarla başlayan Haziran ayı içerisinde elbette yazı eksikliğimin öncelikli sebebi
1. Çapulculuk yapmak idi

2. Bu yılın başından beri yoğun bir tempoda çalışmamı gerektiren eğitim projemin son seyahatlerini tamamladım. Adana, İzmir ve Ağrı'nın dip bucak yerlerini gezdim; annelerle çalıştım, valiliklerle sivil toplum kuruluşlarının işbirliği yapması için uğraştım; ama en güzeli birbirinden şeker çocuklarla şenliklerde buluştum :) 
Meraklısına detaylar burada: http://345erkenegitimisec.blogspot.com




3. İki arada bir derede yeni şeyler dikmeye çalıştım. Yazısı yakında :))

4. Kısa bir süre önce (tam olarak 21 Haziran) pek sevdiğim kişi Bay KendinDik ile tam 10. evlilik yıldönümümüzü kutladık! 10 yıl... Söylemesi bile garip geliyor :) Önce kendimize romantik bir tatil ayarlamayı istedik. Sonra, gönlümüz evliliğimizin en güzel mahsülünü geride bırakmaya el vermedi ve çocuk parklarından masal ormanlarına uzanan, bol kahkahalı bir tatili hep birlikte yapmaya karar verdik!  Çok güzel fotoğraflarım var! Bilemem tabii kimsenin ilgisini çeker mi ama biz çoook eğlendik ve paylaşmak isterim. Gezi yazıları da birkaç güne servis edilir artık :)) 




Birkaç güne yeni yazılarla görüşmek üzere! :))

















12 Haziran 2013


Sanat her zaman şiddetten daha fazla iz bırakır.

ağlattınız beni çocuklar 



#acildemokrasi




03 Haziran 2013

Sevgili arkadaşlar, 

Bir süredir yazılarıma ara verdim. Facebook sayfasından bile paylaşımda bulunamıyorum. Yazılarımı takip eden birçok kişinin de bildiği üzere, ben sadece samimi bir dille yazabiliyorum. Önceden hazırlanmış ya da ruhu olmayan yazılar yayınlamak tarzım değil. Bu nedenle de kendimi iyi hissetmediğimde yazmıyorum. 

Son günlerde ise mesele kendini iyi hissetmemekten daha farklı benim için. Her kafadan bir ses çıktığı, tek sesin dışında hiçbirşeyin anaakım medyada görünmediği, havanın puslu olduğu günlerden geçiyoruz.

Kendi adıma şunu söylemeliyim: Herhangi bir örgüt bayrağı altında aidiyet hissetmeden, sadece ben de buradayım demek için, yanındakine elindeki taşı bırakması için bin dereden su getirirken, karşıdan (arkandan hatta üstünden) seni dinlemeden her türlü darpı yapabileceklerini bile bile bir sokak ortasında durup "ben de burdayım" demek kolay bir şey değil. Bu bir kahramanlık değil kuşkusuz. Ama çok basit de değil. Bu nedenle bir süre daha yazamayacağım sanırım. 

Sokakta çok güzel olayların yanı sıra gerçekten acı görüntüler de var. Samimiyetime inananlar şunu bilsin ki, sokakta bir grup "çapulcu" marjinal ile yer yer "çatışan" polis güçleri yok. Orantısız, provakatif, tehditkar bir polis gücü var. Ona karşılığını taşla sopayla veren 3-5 kişi de bu sivil hareketin sesi ya da yüzü olamaz. Durduğu yerden tepkisini gösterenlere karşı uyarı vermeden kalabalığın üzerine çullanan polis şiddeti karşısında "başbakanlığa yürümek isteyen grupla yer yer çatışma yaşandı" diyebilen bir medya var.

Bu hareket sivil başladı. Umuyoruz ki sivil bitecek. Benim gibi, sizin gibi düşünenlerin, kalabalık içinde sağduyuyu koruyabilenlerin çoğunlukta olması için sessiz kalmayın. Bu iş bittiğinde biz çok daha güzel bir Türkiye'ye uyanacağız. Şimdilik sizlere yürek ısıtıcı fotoğraflarla hoşçakalın demek istiyorum. Sevgiyle...


#direnankara #direnturkiye






















01 Haziran 2013





#direngeziparki