30 Kasım 2013

Hayatımda ilk kez birinin nedimeliğini yaptım! Yani öyle ağırbaşlı adımlarla papaza doğru yürüdüğünüz, "itirazı olan varsa ya şimdi konuşsun ya da sonsuza dek sussun" repliğinin ardından heyecanlı bekleyişin yaşandığı düğünlerdeki gibi nedimelikten bahsetmiyorum. 

Papazı bilmem de "itirazı olan varsa ya şimdi konuşsun..." ile başlayan cümlenin yerel kültürümüzde pek karşılığı olmaz bana göre. Bizde böyle bir gelenek olsa, düşünsenize kaç düğün madara olurdu? Hanginiz diyebilir benim akrabalarım arasında öyle maymunluk yapabilecek kimse çıkmaz diye? Yok şekerim. Bizde tutmaz...


Neyse, diyeceğim başkaydı benim. İlk kez nedimelik yaptım. Yani ilk kez bir arkadaşımın düğün günü sabahtan akşama yanında olup, onun gelin olma heyecanına siper ettim kendimi. Makyajcıya çemkirdim. Fotoğrafçıyı fırçaladım. Yemekler niye geç geliyor diye hava bastım falan...


Sabahtan kuaförümüze gittik. "Tarz sahibi şehir kadını" saçlarından seçtik.




Atladık arabaya nikahın yapılacağı salona geçtik. Heyecan dorukta!




İlk kez nikah şahidiyim bir de... Havam binbeşyüz.


Nikah kıyıldı, benden afili bir imza...
Şak şak boy fotoları... 
Aile öpüşüp koklaşmaları... 
Yemek masasına geçiş... 
Kibar kibar bakışlar... 
Fonda hoş latin müzikleri. 
Kim bu karşımdakiler?  
"Yine en kibar hallerimizle boş sohbetler yapacağız bütün akşam" bakışmaları... derkennnn...

Angara'nın bağları da

Büklüm büklüm yolları...

Offf of! Mimikler hazır. "Ayyy bu ne? Bu düğünde bile mi bu çalınıyor şekerim yaaa?" diyoruz falan ama bir yandan omzum başladı seyirmeye... 


Yanımda Bay KendinDik yemin verdiriyor: "Bak kızım, ben biliyorum seni. Kalkacaksın birazdan dayanamayıp. Sakın bana gel hadi diye baskı yapma!


"Aaa töbe kalkmam. Çok yüksek topuklularım var hayatım."


Ayaklarım benden bağımsız ritim tutmaya başladı bile! 

Ne zaman sarhoş oldun da

Kaldıramıyon kolları...

Off of! Yıllardır bir düğüne gitmişliğim yok. Çağırdılar mı da kapıdan bir görünüp kaçarım hemen. Ne işim var benim pistin ortasında?! Sincanlı Oğuz şarkılarında?!!


Ben sevdim eller aldı da

İçimde acı kaldı...

Masamın karşısında yeni tanıştığımız havalı çift de kalktı... Yok olmuyor! Ay dayanamıyorum ... Kalktım... Açılın!


Çekirgeyi salıverdim 

Yazıya yazıya
Pot koymadı koyun ile
Kuzuya kuzuya

Ayağımda Louboutin'lar... Hopluyorum...


Hoplayıver çekirge

Zıplayıver çekirge
Benim canım çekirge
Pıtı pıtı pıtı pıtı çekirge

Louboutin Louboutin olalı böyle çile çekmemiştir. Bu ne sentez yarabbim!



E tabii binbir naz niyazla Bay KendinDik de kaldırıldı sahneye. İki göstermelik alkış tuttu; sıvıştı hemen :) Ben ise hız kesmeden şova devam ediyorum.

Masamızı paylaştığımız çift karşımda... Döktürüyoruz birlikte. Bir ara öyle sapıttık ki karşılıklı "kaprisli dansöz" çekişmesi yapmaya başladık. (O ne diye sormayın. Anlatılmaz... İçten gelir öyle...) Artık erkek tarafı ne gördü ne izledi beni ilgilendirmez :))



Oynamaktan çatlama kıvamına gelmişken, çok şükür benim güzelim Ege havalarıma sıra geldi de yavaş yavaş İzmirli genlerim yerlerine oturmaya başladı.


Ankara'nın saygın opera sanatçılarından bir büyüğümüz kalktı ve nefis bir harmandalı oynadı. Bize de huşu içinde onu izlemek düştü. 


Hafif batı müziği tınılarıyla başlayan düzeyli gecemiz, nasıl olduysa Sincanlı damarına bağlandı, oradan Egeye uçtu ve son olarak asker popülasyonu olan bir düğün olması münasebetiyle Harbiye Marşı'yla gözyaşları içinde tamamlandı. 


Yıllar yılı asla evlenmem diyen canım arkadaşımı da böylece evlendirmiş olduk :)

Siz çok yaşayın e mi! Siz bir yastıkta kocayın. 


Hayatınızdan kahkaha, kalbinizden sevgi, gözlerinizden şefkat eksik kalmasın! 


Sizi seviyorum :))


Meraklısına not:Kendin Dik marifeti düğün elbesine ilişkin bilgiler burada:http://www.kendindik.com/2013/10/kucuk-siyah-elbise.html  




29 Kasım 2013

Tchibo her hafta yenilenen temaları, modayı kaliteyle bütünleştiren ürünleri ve lezzetli kahveleriyle sevdiğimiz markalardan biri.

Bir Tchibo mağazasına girdiğinizde sizi karşılayan harika bir kahve kokusu duyuyorsunuz. Ürünlere bakmak için sabırsızlansanız bile kahve standının önünden güç bela ayrılıyor ve ürünlere doğru yöneliyorsunuz. Ürünlerin hemen hemen hepsi keyifli renklerde ve tarz ürünler. Üstelik hepsi birbirinden kaliteli ve dayanıklı. Tchibo ürünlerinin kalitesi, alanında uzman kişiler tarafından çok sıkı ve acımasız testlerden geçiyor ve sadece testi geçebilenler satışa sunuluyor.

Kışlık kıyafet hastası ve kayakta da şıklığımdan ödün vermem diyenlere müjdeli bir haber; Tchibo’nun bu haftaki teması Kayak Keyfi&Kış Modası. Bu temada birbirinden şık atkılar, bereler, eldivenler, montlar, çizmeler, botlar ve daha birçokları sizi bekliyor. Üstelik şık olduğu kadar da kaliteli ve özel ürünler. Su ve kir geçirmeyen Ecorepel malzemeden kıyafetler, çığ kazalarına karşı içerisinde yerinizi bildiren RECCO reflektor bulunan montlar, COOL MAX termal içlikler...

Kayak Keyfi&Kış Modası temasındaki tüm ürünler birbirinden güzel ama içlerinden seçerek birkaçına daha geniş yer verelim. Konu kayak olunca güvenlik önemli tabii. Kapitone Kayak Montu yumuşak ve sıcak tutması yanında Recco Reflektorle de güvenliğinizi sağlıyor. Montunuzu tamamlayacak kar ve kış motifli eldiven, atkı ve bere sizi çok şık gösterecek. Kapitone Spor Çantasının dayanıklı yüzey malzemesi ve su geçirmez ecorepel özelliği de eşyalarınızı koruyacak ve sizi rahat ettirecek. Bu temanın en şık ve ilgi çekici ürünlerinden biri de Snowboard Montu. İç astar kısımlarındaki Norveç deseni ve kırmızı rengiyle bembeyaz karlar üzerinde son moda görüneceksiniz.


Kayak Keyfi&Kış Modası temasında bunlardan başka birçok ürün daha bulunuyor. Daha ayrıntılı incelemek için Tchibo.com.tr’ye tıklayıp, keşfe başlayabilirsiniz. Şöyle keyifli bir alışveriş yapıp, sonrasında da kahveyle yorgunluk atmak isteyenleri, çalışanlarının yüzünden gülümseme eksik olmayan Tchibo mağazalarına davet ediyor ve ekliyorum; yeni temalardan herkesten önce haberdar olmak için Tchibo Facebook sayfasını (https://www.facebook.com/tchiboturkiye) beğenebilirsiniz. Keyifli alışverişler!

Bir boomads advertorial içeriğidir.

28 Kasım 2013

A.- İyi günler Hanımefendi. Biz sizi ZıttırıPıttırı Gazetesinden arıyoruz. İlk paltonuzu dikmiş olduğunuza dair gazetemize bir ilan vermek istediğinizi söylemişsiniz. O sebeple arıyoruz. 

Ben- A evet... İlan Servisi mi?

A.- Yok hayır. İlan Servisindeki arkadaşlar ulusal ilan bedelini sizden ayrıca temin edecekler.  Biz kim bu kadar gerzekçe birşey yapabilir diye merak ettik de sizinle röportaj yapmak için arıyoruz. 

fuşya
Ben- Yaa, sormayın. Gerçekten çok heyecanlandım ve sosyal medya yetmedi... Basılı medyayı da kullanmak istedim mutluluğumu duyurmak için. 

A.- Ciddisiniz yani? Peki bu çok önemli palto çalışmanızı fotoğraflayabilir miyiz biz de?

Ben- Tabii buyrun. Normalde biraz utangacımdır fotoğraf çektirmede ama alışıyorum zamanla işte. Güzel bir oyun parkı var bizim oralarda. Orada çekim yapabiliriz.

dikiş moda tasarım


A.- Yani şimdi yapa yapa bunu mu yaptınız? Bunun her yerinden hatalar fışkırıyor!

Ben- Evet ama birçok yerine de belli belirsiz fuşya detayları koydum. Fark etmediniz mi?


fuşya detaylı palto

A.- Peki yakadaki o yamukluğa ne diyeceksiniz?

Ben- O modelin kendinden. Asimetrik geliyor öyle. İnanmazsanız Burda dergisinin 08/2013 sayısındaki 102 no.lu modele bakın.


A.- İyi de paçalarda bolluk var. Kazak mı palto mu belli değil. Nasıl giyeceksiniz bunu gönül rahatlığıyla?

Ben- Evet ama cepler var. Cepleri gizli cep şeklinde yaptım. Hem de fuşya!

fuşya palto model


A.- O iliklere ne demeli? İlikleri parçalı ilik şeklinde yapmaya çalışmışsınız ama olmamış. Üstelik içte kalan kısımları da ayrı bir rezalet. Öyle ki, bazı yerlerde ön ve arka ilikler birbirine zorla denk geliyor...

Ben- O konuda haklısınız. Ben de bir heves dünya kadar fotoğraf çekmiştim yapım aşamalarında. Sonradan güzel bir "Öğren Çekirge" yazısı yazarım diye heveslendim.  Yine de dert değil. Nasıl olsa ilk denemem. Daha güzel yaparım zamanla. Üstelik ilik parçaları da fuşya! :)


moda tasarım palto modelleri


A. - Yalnız düğmelerinize bayıldığımı itiraf etmeliyim. Demirden dantel gibiler. Nereden buldunuz onları?

Ben- Tuhaf Tuhafiye diye şahane bir mağaza var. Orada çok ucuza bulabilirsiniz ;)

dikiş moda tasarım palto kaban


A.- Astara ne yaptınız öyle? Benim gördüğüm kadarıyla yakaların iç kısmında uzunca bir pervaz parçası varmış. Onu kullanmamışsınız. 

Ben.- Bilerek eklemedim onu. Kumaşım Ankara kışları için biraz ince. Ama öne o parçaları eklersem de baharlık kullanım için fazla kalın olacaktı. Ben de ceket gibi bıraktım. Doğru yaptığımdan emin değilim hala. :/

kaban palto modelleri özel tasarım


A.- Peki o belinizdeki kuşak nedir öyle? Düğümleyince hediye paketi gibi oluyorsunuz sanki...

Ben - Gerçekten de bir hediye paketinden kalan kurdelaydı kullandığım ;) 

kış modası palto modelleri fuşya



A.- Bilemedim. Yani içinde gümüş ışıltıları olması da kumaşı güzel göstermiş. Astarın uyum falan da fena değil. Sanki baktıkça gözüm mü alıştı ne?

BenSiz deyin Beymen, ben diyeyim Max Mara... Tasarım işte!


A.- Yani gazetemize ilan verecek kadar sevdiniz bu paltoyu öyle mi? 

Ben - Evet! Hem de çok :) Üstelik, belirtmeme gerek var mı bilmiyorum ama... fuşya!

moda blog elişi

26 Kasım 2013

Aranızdan kaçınız ilk gençliğini 80'lerde geçirdi? Ya da soruyu şöyle sormalıyım belki: Aranızda kaçınız 80'lerin korkunç moda akımından ruhu zedelenmeden kurtuldu?

80'ler benim çocukluk yıllarımdı. Çok şükür aptal ergen takıntılarımı 80'lere denk getirmedim (ergen takıntılarım 90'larla birlikte taçlandı benim). Ama evimizde ziyadesiyle ergen bir ablam vardı ve onun tüm ruhsal çalkantılarını 80'lerin dehşet verici moda ve müzik etkisiyle aynı anda yaşamak zorunda kaldım. 

Misal, sabaha kadar Duran Duran çalardı odamızda... George Michael'ın o ünlü "Careless Whisper" şarkısını ise her duyduğumda bir karabasan gelir üstüme hala... Ruhumda öyle bir yarası var yani... 

1980ler modası


80ler modası


1980li yıllar

80'li yılların kendince yenilikçi moda garabetleri içinde bir de karpuz kollar vardı hatırlarsınız. Güzeller güzeli Prenses Diana'nın gelinliği bile o meş'um karpuz kollardan nasibini almıştı. 

90'larla birlikte rahat bir nefes almaya başlayan moda dünyasında birkaç şeyin asla yeniden moda olmayacağını sanırdım:

1- taşlanmış kotlar (lütfen... şakasını bile yapmayın...)

2- aslan başı saç kesimi 

3- karpuz kollar

Taşlanmış kot kumaşlarına karşı tavrımı sonsuza dek sürdüreceğimi tahmin ediyorum ama karpuz kollarla farklı ortamlarda flört etmeye başladığımızı belirtmeliyim. Elbette düzeyli bir ilişki kurmak kaydıyla...

siyah elbise moda tasarım dikiş blog

 Birkaç hafta önce tamamladığım bu nefis siyah elbisemi hatırlayanlarınız vardır. Hatırlamayanlar için linki yazının sonuna ekledim. Burda dergisinin pek de öne çıkarmak için uğraşmadığı bu model, ilk gördüğüm anda acayip ilgimi çekmişti. 


Bu modelin yukardaki elbiseye dönüşme macerasını 2 yazıda anlattım. Bugün de kollarla ilgili detayı paylaşmak istiyorum. Çünkü güzel bir ince ayarla bu kol kalıbı birçok elbiseye uyarlanabilir ve giysilerinize bambaşka bir hava verebilir bana göre. 

Yani bu yazı hem aynı modeli dikmek isteyenlere bir açıklama hem de sıradan bir kol kalıbını havalı bir karpuz kola dönüştürme adımları olarak okunabilir. 

Eğer normal bir kol kalıbını bu modele dönüştürmek istiyorsanız, öncelikle yapmanız gereken elinizdeki kalıbı yukarıdaki şekle benzer bir dikdörtgene dönüştürmek olmalı. Zaten kabarık bir model olduğundan hata yapsanız dahi, dikişi tamamladığınızda dikkat çekmeyecektir.  

Aynı kalıbı dikmeyi düşünenlere ise bir hatırlatmam var. Ben kol boyunu epeyce kısalttım. Bu sayede daha şık ve daha modern göründüğünü düşünüyorum. Arzu edenler, "80'lerin modasına ihanet etmem ben, olduğu gibi kullanırım" diyenler kalıbı da olduğu gibi bıraksın... Ama bir daha görüşmeyelim olur mu?... :)) 

dikiş öğren kol takma


Son bir hatırlatma daha: kolların dik ve vatkalı görünmesini istiyorsanız nispeten sıkı dokunmuş, sert bir kumaş kullanmanızı tavsiye ederim.

Kalıbımızı çıkartıp, kolları kestikten sonra o acayip şekilli köşeleri içten katlayarak bir kesekağıdı görüntüsü elde ediyoruz. Kollar dıştan yukarıdaki gibi görünüyor artık. 


İçte ise bolca bir kat payı kaldı. Bunları isterseniz ortaya doğru katlayarak, isterseniz de yanlara doğru açarak dikebilirsiniz. Kabarıklık açısından çok bir fark yaratmıyormuş. Kolları elbiseye monte etmeden önce bu kat paylarını mutlaka dikmelisiniz ki kolları takarken hata yapmayın.  

siyah elbise modeller


Sonrasındaysa elbisenizi alıp düğün dernek bolca gezin ve 80'lere taş çıkartacak havalı pozlar verin :))

Elbiseye ilişkin yazı burada: http://www.kendindik.com/2013/10/kucuk-siyah-elbise.html

Elbisenin dikiş aşamaları ve organze detayları ise burada: http://www.kendindik.com/2013/10/kucuk-siyah-elbise-organze-detaylari.html

Hadi öptüm hepinizi kocaman!




24 Kasım 2013


Fikri hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmek için çalışan tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü kutlu olsun.


21 Kasım 2013

Hani pek öyle saray soylusu havam yoktur normalde. Çoğu kişinin kumaşçıda gördüğünde temkinli adımlarla uzaklaştığı saçma desenli kumaşları özellikle arayıp bulmak gibi anlamsız bir huyum da vardır. Hal böyle olunca, Barok modası bu yıl yeniden baş gösterdiğinde burun kıvırıp yüzüne bile bakmadım. 

barok modası mini elbise
Ama kumaşçıda bu barok desenli kadifemsi kumaşı gördüğüm anda çarpıldım. Hemen ondan bir etek yapmalıyım dedim önce. Sonra bu kadar gösterişli bir kumaşı etekle söndürmeye kıyamadım ve bir parti elbisesi yapmaya karar verdim. Bilenler çaktırmasın, bilmeyenler beni o parti senin bu parti benim geziyor sansın... :) 
barok desen

Kalıbın üst kısmını yaparken açık arayla en sevdiğim elbiselerimden birini dikmeme sebep olan Cynthia Steffe imzalı Vogue 1174 no.lu kalıbı kullandım. O nefis elbisenin yazısı bu adreste: http://www.kendindik.com/2013/01/en-sevdigim-v1174-elbise-ile-paris.html

barok desenli elbise modası

Elbisenin alt kısmını ise dar bir mini yapayım bu sefer dedim. Kalıbı kendim çizdim. Fekat mutlaka cepleri olmalı! Niyeyse? :) 

Sanki model de kumaş da yeterince havalı değilmiş gibi bir de dikiş aralarına biye yerine dantel şeritler eklemeyi istedim. Elbette ceplere de eklemeyi unutmamalı...  
barok ve dantel

Elbisenin iç kısmına ise biraz sevgi pıtırcıkları serpmek istedim. Baktıkça içim gidiyor :) Çok seviyorum değişik desenli astarlar kullanmayı. Herkese tavsiye ederim.  

Bunun için genellikle kumaşçılarda çok ucuza satılan ince pamuklu kumaşları kullanıyorum. Astarda sentetik yerine koton ağırlıklı kumaşlar bana hem daha sağlıklı geliyor hem de yumuşacık hissi hoşuma gidiyor.
moda blog dikiş DIY vogue

Elbette ortalığı yakan bu mini siyah elbiseyle o parti senin bu parti benim gezmeye başlıyorum... demeyi isterdim tabii... Ama akşam 9.30'da fişi çekilen tavuksu yapım münasebetiyle bu cancağızımı sadece bir kez giyebildim bugüne dek. Olsun... sabah kahvaltısına giyerim ben de. Ekmek bulamazlarsa pasta yesinler gibi bir şey :)

barok desen elbise DIY


Pek asil takı için adresiniz: www.tuhaftuhafiye.com




16 Kasım 2013

dikiş moda blogAntik Yunan'da "havalı kadın" anlamına gelen farfala, zaman içinde "farfalalamak, farlalalasana, farfalayamadın mı hala?!" gibi farklı şekillerde kullanılmaya başlanmıştır. Nasıl olduysa, günün birinde İtalyanların ünlü makarna çeşidi olan farfalle'ye dönüşmüştür. 

Milattan sonra 21. yüzyıla gelindiğinde ise kelimenin "benim havamın yanında kim takar seni?" vurgusunu içeren "çok da farfala!" gibi bir kullanıma evrildiği görülmektedir. 

abiye hırka modelleri

Bu saçma tarih notu uydurması dahi, yaygın şekilde fırfır olarak bilinen bir tekniğin Burda dergisinde bir anda farfala kelimesine dönüşme saçmalığı yanında hiç kalır. Ancak kelimenin gizemli hikayesi burada da bitmez.

Günlerden bir gün, kahraman terzimiz yeni bir maceraya atılmanın heyecanı içinde kendisine ilk kez bir hırka dikmeye karar verir. Hemen kendisine uygun bir model arayışına girişir. 

Burda'nın 01/2012 sayısında 107 no.lu modelin kendisi için uygun havada bir model olduğuna karar verir. Zira model, yakasındaki tüm havalı farfalasına rağmen, oldukça basit görünmektedir.


Moda yan ürünleri tasarlayanların yarattığı mucizevi bir detaya sahip olan kahramanımız, dikişe ilk heveslendiği tarihlerde aldığı yünlü kumaş iğnesi paketini ilk günkü hevesiyle açar ve dikmeye başlar. 

Ortaya çıkan sonuç içler acısıdır:


Doğru vurguyla ifade etmek gerekirse "anane" hırkasına dönüşen bu garabeti hemen havalı bir hale getirmek için farfalasal bir dokunuş yapmaya karar verir.

fırfır

İlk olarak,upuzun bir dikdörtgen kumaşın kenarlarını overlok dikişle kapatır. Farfalalar minik dalgalar halinde ortaya çıkmaya başlamıştır. 

Ardından dikdörtgen parçanın tam ortasından en geniş dikiş aralığında düz dikiş geçer ve dikişi büzmeye başlar. 

Ne var ki, modelde önerilen farfalaların kabarıklığı, kahramanımızın model tanıtımda kullanılan at kadar bile ilgisini çekmemiştir. (O ne yaa?!)

"Bu kadar farfala bana fazla" dese de, hırkanın daha hala biraz farfalalanmaya ihtiyaç duyduğunu da inkar edemez.

Bunun üzerine olaya biraz ışıltı katmak amacıyla evde bulduğu simli bir kurdelayı ikiye keser ve farfalalara farfala çıkartacak bir havada detay yaratır. 


Hemen farfala parçasının ortasından geçen dikişin üzerine bu ışıltılı parçayı diken kahraman terzimiz, bir de farfalanın bitim noktasına takı malzemeleri satan boncukçulardan bulduğu kancayı ekleyiverir. 

dikiş moda blog


Yaptığı son ışıltılı dokunuşla, hırkası giyilebilecek kıvama gelmiştir bile. Yünlü kumaş iğnesini dikiş kutusunun en nadide köşesine yerleştirir ve bir sonraki macerası için gün saymaya başlar. 



Aaa, o da ne? O farfalaların ardında süper havalı bir gece kıyafeti mi gizli yoksa?

Bir sonraki macerada görüşmek üzere! ;)

siyah abiye elbise model


Meraklı çekirgelere notlar:

Büzgü yapımı için bu adrese: http://www.kendindik.com/2013/08/adm-4-buzgu-borek-sutlu-corek.html

Işıltılı bir kurdelanın hayat kurtaran bir başka uygulaması için de bu adrese: http://www.kendindik.com/2013/01/ogren-cekirge-dantel-etek-yapm.html

Daha da ışıltılı kolyeden bir parça da ben alırım diyenler ise dükkanıma buyursunlar:
http://www.tuhaftuhafiye.com/urun/yapay-elmas-tasli-kolye-an002/135094