30 Ocak 2014

Örgü bilmem ben. Yıllar yıllar önce bir denemişliğim vardır gerçi.  

Birçok safkan üniversite öğrencisinde olduğu gibi, benim de cebimdeki parayla hayallerim arasında uçurumlar vardı o yıllar. Zevkime göre güzel giyinmek için gereken parayı, yaptığım hiçbir öğrenci işiyle tamamlayamayacağımı anladığımda, bir heves örgü örmeye karar vermiştim bir sabah kalkıp. Hikaye tanıdık geldi değil mi? ;-)  Keşke örgü hevesi yerine dikiş hevesine sarsaymışım o zamanlar :)

Ortaçağa yakın bir tarihten bahsediyoruz. Daha Türkiye'ye interneti yeni getirmiş ODTÜ. İnternetin olduğu bilgisayar laboratuarları ikinci sınıf bilim kurgu filmlerindeki gerilim sahnelerine benziyor. Bırakın internete bakıp örgü öğrenmeyi, programların nasıl açılıp kapanacağını bile etrafımızakilere çaktırmadan bakarak keşfediyoruz. 
son model hırka

Gittim bir heves şekerci dükkanına benzeyen yüncüden en güzel yünleri aldım. Şişlerimi temin ettim. Almanca eski bir dergi buldum; oradan baka baka örgü öğrenmeye çalışıyorum. Çocukken etek giymeyi bile hakaret sayan benim içimde bir Derya Baykal olduğuna kimse ihtimal vermediğinden, kimse bana örgü öğretmemiş.

Başlıyorum ilmek oradan mı geçiyor buradan mı diye uğraşmaya. Hain ablam gidip gelip dalga geçiyor benimle. Yahu insan bir ilmek olsun öğretmez mi?! Çok ezildim ben çoook :))
kruvaze model kazak

Feci azimliyim. Oturdum ağlaya ağlaya düz örgüyü öğrettim kendime. Öyle kastırıyordum ki ellerimi; sabah kalktığımda parmaklarım felçli gibi pençe hareketinde takılı kalıyor; açılması saatler sürüyordu. Onlarca şiş yamulttum. Ama azmettim, sonunda kimsenin giyemediği bir kazağı örmeyi başardım! Yine de, hikayemiz de burada hüzünlü şekilde sona erdi. 

Aradan yıllar geçti. Dikiş dikmedeki insanüstü başarılarım sayesinde bu sene kazak dikmeyi de denemeye karar verdim. 

Bu hırka (aslen kruvaze yakalı bir kazak) Creazion dergisiyle yaptığımız ilk tanışma buluşmasında ortaya çıktı. 

Ne mankenin incecikliğine takıldım o sırada ne de benim aldığım yünlü kumaşın model tanıtımındaki kumaştan 8 kat kalın olduğuna aldırdım. 

Daha dikerken sıcaklığından içim yanmaya başladı. O güzelim %100 yün ipliklerden eser yok tabii; basmışlar polyesteri. Giydiğimde güneşli günde çadırda kapalı kalmışım hissi veriyor. 

Bir de kruvaze modelinden dolayı çift kat yapacağım; mümkün değil! Hemen hırkaya dönüştürme manevrası yaptım. 
creazion dergisi

Bir tarafına içten çıtçıt ekledim. Diğer tarafına da kocaman bir düğme dikiverdim. 

Kruvaze modele daha fazla kumaş gideceğini hiç düşünmeden alışveriş yaptığım için, kolları kesecek kumaşım kalmadı :/ Kalan kumaşı verev kesip durumu kurtarmaya karar verdim. 
mavi hırka blog

Ama tam da dirsek yerinde verev kumaşın yaratacağı rezaletin bilincindeyim. O zaman üstten ve alttan güçlendirme yapayım dedim ve öncelikle iç kısmını telayla destekledim. Dışında ise yapay deri kumaşımla yama yaptım. İki parçayı birbirine denk getirme başarımla gurur duydum. 

Tabii kollarım düdük gibi kalmaya devam ediyor. 1 karışlık parçaları da düz şekilde eklersem durumu kurtarabilirim. Ama bu sefer de verev parça ile düz parçanın desenleri iyice abuk bir görüntü verecek. Hiç çaktırmayayım dedim ve dirseklerde kullandığım yama kumaşından ince bir biye yapıp dikkatleri başka yöne çekmeye karar verdim :)
hırka dikişi öğrenme


Son olarak yakaya da deri görünümlü biye geçeyim de uydurmaca tasarımda bir bütünlük olsun bari dedim. 

Velhasıl, örgü bilmem ben... Ama feci uydururum :))
moda dikiş blogları 

Meraklısına not:

  • Model, Creazion dergisi 03/2013 Sayı 13'te yer alan 108A modeli
  • Elbise yine 1 saatte dikilmiş bir Kendin Dik dolabı parçası. Bilgisi burada


28 Ocak 2014

Benim yercücesi Nisan ayında 5 yaşını dolduracak. Bu sene okul hayatının 2. yılındayız. Yıllardır unuttuğum, bilinçaltımın en dip kuyularına attığım okulla ilgili tüm daralma cümleleri hayatıma geri girdi. 

Hem de sinsi sinsi... Önce krapon kağıdı, boya kalemleri, sevimli çıkartmalar şeklinde ortaya çıktı. Bir hevesle aldık. Bu hınzır tuzağa düşmemizin ardından gerçek kabus başladı: Pazar akşamı nefes sıkışıklıkları... "Eyvah ödevi yapmadık hala" bulantıları... Karı-koca "Bu hafta da sen yapsan ne olur yani?!" çemkirmeleri... İşgünlerinin en yoğun haftasında eve gelip bir de penguen resimleri kesme telaşı... 
Neymiş? Aile Katılım Projesiymiş! 
Neymiş? Aileler çocuklarının eğitim hayatına ne kadar erken ve etkili şekilde katılırsa çocuğun okul başarısı o kadar artarmış! 

“Açık Sınıf Günü” diyorlar. Çocuğun dönem içinde yaptığı çalışmaları ailesiyle paylaştığı, çocuğun özgüvenini artıran, ailelerin “peh peh pehhh” diye elişlerini incelediği bir etkinlik. 
lifestyle bloglar

1.5 saat öncesinde gidip oturduğumuz salonda etkinliğin ilk ayağını beklemeye başlıyoruz. İstanbul’a gelen Cats müzikali kadar olmasa da, ona yakın bir gösteri beklentimiz var. 

Birden Oz Büyücüsünden bozma bir astronot grubu çıkıyor sahneye. Kimi ağlıyor, kimi işinde ciddiyetini bozmamakta ısrarlı...

Bizim sırık oğlan tam ortada, yanında da kankası, yerlere yatıyorlar gülmekten! Rezil olduk! Tanımamazlıktan geliyorum...
blogcu anne

Ağlatan şarkılar bittikten sonra, açık sınıf faslına geçiyoruz. 5 yaşındaki bir insanın portföyünü işveren ciddiyetiyle inceliyorum. Peh peh pehh... Derya Baykal'dan bu yana pet şişe kapaklarıyla bu kadar iş çıkartabilen birini görmemiştim...

Artık malzemelerle yapılmış şaheserlere burun bükerken, bir anda Picasso’nun kedisi çalışmasına denk geliyorum! Ben adımı zor söylüyordum 4 yaşında! Yeni nesil öğretmenler muhteşem gerçekten :D
okul öncesi eğitim

Tam keyfini çıkartırken, hoop yeniden “Aile Katılım Projesi” faaliyeti tutuşturuyorlar elimize. Bay KendinDik üretimi ailemizin yazarı, gerçek bir blog kraliçesi gazları tarafıma üflenmek suretiyle, yeni bir ödevi öfleye pöfleye yazmaya koyuluyorum. Öğretmenimizin bakmadığı bir köşede, sınıf içi ciddiyetinden az bir uzakta...
kırmızı başlıklı kız

Bir hafta önce park taşlarına yaptığı serbest dalış hareketiyle burnunu yara içinde bırakan yercücem keyiften dört köşe.  Ödev bahane, çocuklara yaptığı her işten keyif almayı unutturmamak şahane ;-)

irem sunar özat

Adet yerini bulsun:

Puantiyeli bluzun sunumu burada: Puantiyeli Bluz ve Kelaynak Kuşları

Bluz yapım aşamaları da burada: Öğren Çekirge: Wrap Bluz Dikişi






27 Ocak 2014

Çok şık, ancak bir o kadar da kaprisli websitesi şablonumdan dolayı dönem dönem sıkıntılar yaşadığımı bazılarınız takip etmiştir. 

eposta aktivasyon blog
Uzun zamandır çözemediğim sorunlardan biri de eposta ile üyelik yapanlara bir türlü aktif onaylama linklerinin gidemiyor olmasıydı. Bununla ilgili bazılarınızdan ara ara aldığım mesajlardan kontrol ettiğim kadarıyla şu anda üyelik aktivasyonu bekleyen listedeki kişi sayısı 100'ü aşmış durumda ve ben bu sorunu nasıl çözeceğimi bir türlü bulamıyordum. 

Nihayet yazıları eposta ile takip etmek isteyenler için çalışır bir araç geliştirebildim (sanırım)!

Siz de yeni çıkan yazıları kolayca takip etmek istiyorsanız, yandaki "E-posta ile takip et" kutucuğuna eposta adresinizi yazabilir, ardından açılan mesaj kutusunda çıkan kelimeyi yazarak eposta adresinizin sisteme kaydedilmesini sağlayabilirsiniz.

Bundan sonra geriye bir tek yazdığınız adrese gönderilecek epostadaki aktivasyon linkini tıklamak kalıyor! Posta kutunuza gelen son onay linkine tıklamayı ihmal etmeyin ;)



25 Ocak 2014

Bu yazıyla birlikte, tafta yeleğin son aşamasını da tamamlamış olacağız. Tamamen uydurmaca yöntemlerle hayat bulan bu güzelim üst parçaya kimileri designer detayları diyebilir. Biz de öyle diyelim ve havamızı eksik etmeyelim. 
moda dikiş blogları


Her adımı yapım anında gelişen bu güzelcenin benim için en dikkat çekici özelliği karman çorman görünen ve taftanın sertliğinden istifade dimdik durabilen peplum kısmıydı. 

Bunun için kumaşın eninden 40 cm uzunluğunda dikdörtgen bir parçayı kestim ve bel kısmına gelişi(bana)güzel şekilde tutturdum. 
bordo tafta peplum dikiş



Bu dağınık görüntünün çirkin bir dikim hatası gibi görünmemesi için yer yer el dikişi yaptım. Her ne kadar birşeyleri hızlıca dikip bitirmeyi sevsem de, ara ara kendime keyif halleri yaşatacak işleri de böyle ağırdan almayı hoş buluyorum. 
dikiş adımları abiye

Peplum parçasını diktikten sonra gözüme birşeyler eksik geldi yelekte. Peplumun abartılı görüntüsünü dengeleyecek sadelikte, ancak dümdüz de durmayacak birşeyler olmalı dedim.
abiye tafta bluz

Abartılı bir detay olmasa da, tamamlayıcı özelliğinden dolayı ruhuma iyi gelecek bir yaka detayı eklemeye karar verdim. 

Bunun için yaka uzunluğunu ölçtüm ve onun yaklaşık 2 katı uzunlukta bir kumaş kestim. 
yaka detayları

Ardından, kumaşın her iki yanından da en geniş ölçüde düz dikiş yaptığım parçayı büzerek yaka uzunluğuna inecek kıvama getirdim. 

Bunun son derece teknik açıklaması için önemli bir "Öğren Çekirge" yazısı daha bulunuyor. Bu önemli yemek tarifini okumadan bu işlemi tamamlamayınız değerli çekirgeler: Öğren Çekirge- Büzgü Börek Sütlü Çörek


nasıl dikilir dikiş blogları
Büzgü detayıyla bambaşka bir havaya dönüşen bu şahükulade yakayı yine el dikişiyle yeleğe diktim. Ardından, sonuçları göz yaşları içinde seyrettim. 

Bu öyle şeker bir üst oldu ki, kotla da rahatça giyilebilir bir modele dönüştü. Yılbaşı elbisesi temalı çalışmadaki kokoş görüntünün aksine, son derece hip bir hava verdi spor kullanımlarda. Bir ara onu da bir havalar içinde çekip yayınlarım. Ama önce, adeti bozmamak için, kota uyumlu çiçek-böcek arka fonu bulmalıyım -- bunun için fikir olan var mı? ;-)
fashion blogları


Bu yeleğin önceki adımlarını şu yazılardan takip edebilirsiniz: 


Fena havalı beyaz elbisenin tüm dikiş adımları ise Etkinlikler dosyasında "yılbaşı etkinliği" altında bulunuyor. 

Hadi öptüm hepinizi kocaman!





23 Ocak 2014

Bugüne kadar havalı bir fermuarınız olmadı mı?
İstediğiniz giysinin rengine uygun fermuar çıkmadı mı karşınıza?
Doğru fermuarı bulamadığınız için sürekli uykularınız mı kaçıyor?
Artık tüm bu dertlere son! 
Son derece saçma kaygıları olan birisi olsanız da, sizler için Kendin Dik Cin Fikirleri kategorsinde yeni bir Öğren Çekirge yazısı çıktı!

5 ADIMDA HAVALI FERMUAR YARATMA

ADIM 1- Size üzgün gözlerle bakan sıradan fermuarı yerinden alın ve her iki yanı için eşit uzunlukta kumaş parçaları kesin.
creative diy ideas


ADIM 2- Kumaş parçasını fermuarın yanlarına iki taraftan zarf gibi katlayın ve iğneleyin.
yaratıcı DIY fikirleri kendin yap

ADIM 3- Dikiş makinanızın fermuar ayağı marifetiyle, kumaş parçasını fermuarın dişlerine doğru en yakın noktadan dikin. 
Fermuarın açılıp kapanırken zorlanmaması için, kumaş parçasının ya da dikişlerin fermuar dişlerine denk gelmemesi gerekir; unutmayın!
fermuar

ADIM 4- Her iki tarafını da düzgünce diktikten sonra üst ve alt bitim yerlerindeki dikişleri de düzeltin. Çünkü bu parçanın giysinin dışından da güzel şekilde görünmesini hedefliyoruz!
değişik fermuarlar kumaş kaplı fermuar
ADIM 5- Giysinin kumaşıyla kaplanmış fermuarı giysiye dikkatlice dikin.Benim aşağıda bıraktığım açıklığın çok da ideal olmadığını belirtmek isterim bu durumda. Biraz daha genişçe bırakırsanız, giysinin dışından daha da şık görünecektir. 
dikiş dersi, anlatımlı dikiş teknikleri


kendi modanı yarat, yaratıcı elişi fikirleri

Fermuar işlemi tamam! Şimdi giysinizin gerisini de aklınıza estiği şekilde değiştirip tamamlayın. Sonra da aynı renkte meyveler içeren bir ağaç bulun; önüne geçin ve keyfinizden sırıtık havalı pozlar verin! 
irem sunar özat






Bu yelek modeliyle ilgili önceki yazı tam da burada: Yeleğini Sevsinler!
Yelek tasarımının son adımı olan karman çorman peplum ve yaka detayı yazısı da yarına ;)

Kolyeyi beğendiyseniz buradan alabilirsiniz: www.tuhaftuhafiye.com



22 Ocak 2014

Özgür, duru, romantik, baştan çıkarıcı… Tarzınız ne olursa olsun kısa bir araştırmayla hayalini kurduğunuz parfüme ulaşmanız an meselesi. Parfüm seçiminde notaların tene uyumu ve uyandırdığı duygular kadar şişe tasarımının etkileyici olması da önemli. Parfümünüz bir bütün olarak sizi yansıtmalı. Bu amaçla sizler için en etkileyici parfüm şişelerini derledik.

Guerlain La Petite Robe Noire

Guerlain La Petite Robe Noire, küçük siyah elbisenin fenomen hikayesiyle romantik aynı zamanda yaramaz ve baştan çıkarıcı kadınlara sesleniyor.

Bu ürünü incelemek için tıklayın.

Paco Rabanne Invictus

Sizi erkeklerin yeni güçlü dünyasına çağıran Paco Rabanne Invictus’un tasarımı da kendisi gibi yenilmez!

Bu ürünü incelemek için tıklayın.

Marc Jacobs Daisy

Zamanında yaratıcı tasarımıyla FIFI ödüllerini de kazanan Marc Jacobs Daisy, senelere meydan okuyor ve orijinalliğini koruyor. Şişe tasarımı parfümün adı gibi papatya şeklinde ve çok renkli! Enerjik ve cesur kadınların seçimi Marc Jacobs Daisy, meyveli notalarıyla bağımlılık yaratıyor.

Bu ürünü incelemek için tıklayın.

Roberto Cavalli Just Cavalli

Piton, cam ve metalin birleşimiyle hayat bulan tasarım, Cavalli erkeğinin baştan çıkarıcı karakterini ve tutkusunu yansıtıyor.

Bu ürünü incelemek için tıklayın.

Flower in the Air

Flower in the Air, şişe tasarımında her detayın ne kadar önemli olduğunu gösteren bir diğer parfüm. Çiçeklerin özgürlüğünden esinlenen tasarım, kırmızının enerjisinden yararlanıyor ve kısalığıyla Flower by Kenzo ile arasındaki bağı vurguluyor.

Bu ürünü incelemek için tıklayın.

Lolita Lempicka Feminine

Lolita Lempicka Feminine, elma şeklindeki tasarımı ve mor rengiyle masallar kadar tutkulu!

Bu ürünü incelemek için tıklayın.

İçlerinden hiçbiri size göre değil mi? Ya da parfümünüzü değiştirmek mi istemiyorsunuz Hepsiburada’da 99,90 TL’den başlayan fiyatlarla alabileceğiniz yüzlerce parfüm modelini inceleyebilirsiniz veya kendi parfümünüzün Hepsiburada.com’daki fiyatına göz atabilirsiniz. Hepsiburada.com’daki parfümler için tıklayın. :)

Bir boomads advertorial içeriğidir.





21 Ocak 2014

moda dikiş blog bordo bluz

Karar verdim! Ben büyüyünce Designer olacağım. Derslerine girip diplomasını alacağım ;)

Çünkü bu zat-ı muhteremi nasıl yaptığımı öncelikle kendim anlamak istiyorum. Dikişle ilgili herşeyi içgüdüsel olarak yaptığım için bu güzelim yeleği de nasıl yaptığımı anlamadım. Ama tam da şu modelden çıktı ortaya işte.
 

Yılbaşı elbisesi etkinliği için seçtiğim Burda kalıbını hatırlarsınız. Onu hatırlamıyorsanız, kışın ortasında bembeyaz straplesle çektirdiğim yarım akıllı pozlarımı unutmamışsınızdır henüz :D (Akıl Parayla Mı?) Bu kalıp da o elbisenin üst parçası olarak yayınlanmıştı Burda Aralık 2013 sayısında.
abiye elbise krem

Ben büyüyünce ellerimin hızına yetişemediği fikirlerimi az da olsa hayata geçirebilmenin tekniğini öğreneceğim. Mesela o torba gibi üst parçaya doğru pens ekleme yöntemi nasıldır onu çözeceğim. Bel ölçüsüyle göğüs genişliği arasındaki farkı, olmayan penslere nasıl doğru şekilde yedirmek gerektiğini bileceğim.   
tasarım yelek model

Ben büyüyünce farklı tafta çeşitlerinin özelliklerini öğreneceğim. Bir aldığım sert taftayı rezil etmişken, bu hafif yumuşak taftayı bir daha almak istesem nasıl anlatmam gerektiğini bileceğim. 

Ben büyüyünce taftaya hangi astarın eklenmesi gerektiğini de anlayacağım. Burada yaptığım gibi astarsız bırakmayacağım. 
tafta bluz tafta yelek

Ben büyüyünce deli saçması gibi sarıp sarmaladığım bel parçasının teknik olarak nasıl anlatıldığını çözeceğim. Bel çizgisine farklı noktalardan düzensiz şekilde tutturduğum parça sayesinde, dağınık bir peplum yapmanın kolay yolunu öğreneceğim.
son moda blog
Ben büyüyünce çoğu zaman yılda 1 kere giyebildiğim upuzun topuklu ayakkabıları yine alacağım. Çünkü ben büyüyünce daha akıllı olacağım demedim; sadece aklımda uçuşan tasarımları kumaşa yansıtmayı öğreneceğim dedim ;-)

Ben büyüyünce sadece kendimi mutlu etmek için yaptığım işleri çoğaltacağım. Bu yüzden daha güzel dikiş dikmesini daha güzel şekilde öğreneceğim :))
kendi modanı yarat

Eeee... öğrenmenin yaşı yok tabii :) 30'larımın son çeyreğinde olmamın hiçbir önemi yok bu yüzden. Ben büyüyünce keyfime göre hepsini öğreneceğim; keyfine göre öğrenmek isteyen çekirgelere de buradan anlatabileceğim ;-)

Ben büyüyünceye kadar bekleyeceğime, dilim döndüğünce yaptıklarımı bir sonraki yazıda da anlatacağım. Anlayan olursa, belki bana geri anlatır :D



18 Ocak 2014



Bugün için size başka bir yazı planım vardı ama aşağıdaki videoyu izler izlemez mutlaka paylaşmalıyım bunu sitede dedim :) 

Çok eğlenceli bir video hazırlamış İngiliz bir alışveriş merkezi. 100 saniyeden az bir sürede 100 yıllık batı modasını sergilemişler. 

Benim favori yıllarımı tahmin etmek kolay :D Sizin favori yıllarınız hangisi? ;-)

16 Ocak 2014

Münih seyahatim mızmız gezginler korosunun seslendirmesi eşliğinde geçse de, Gezgin Terzi bölümünün gelenekselleşen kumaşçı yazılarına malzeme bulmadan dönmek istemedim.

Seyahate çıkmadan önce yanıma aldığım 3 haritadan biri "Münih Kumaşçıları" haritasıydı :) Allah bana akıl fikir versin diyerek seyahatimiz süresince en yakındaki kumaşçıları tespit edip, mızmız ekibimizden bulduğum ilk fırsatta birine gitmek için gün saydım. 

Nihayet, seyahatimizin son gününün son akşamında, mağazalar kapanmadan önceki son saatte kendimi otele en yakın kumaşçıya attım :) Gönül elbette daha fazla kumaşçı gezmek isterdi diyemeyeceğim çünkü bundan 2 yıl önceki Paris Kumaşçılarını Ziyaret yazımda not etmiş olduğum Euro paritesiyle bugünün arasındaki fark yürek burkuyor!

Bahsettiğim kumaşçı haritasına bu linkten ulaşabilirsiniz. Mesaj bırakanların yorumlarına bakıldığında, bazı mağazaların çoktan kapanmış olduğu anlaşılıyor. Ama şansıma, ilk gittiğim kumaşçı olan Karstadt mağazası, açık ve bir "dikiş mabedi" kıvamındaydı!

Birkaç katlı mağazanın en üst katı dikiş, elişi ve hobi bölümü olarak düzenlenmişti. Yüzlerce çeşit kumaş, çeşitlerine göre ve indirimdekiler olarak ayrı ayrı gruplanmıştı. Her biri, rahatlıkla çıkartıp bakabileceğiniz masalar üzerinde, pırıl pırıl ve ferah şekilde diziliydi. 

Yüzlerce kumaş çeşidinin tamamına rahatlıkla bakılabiliyor. Kimse kimsenin tepesine çıkmadan, keyif keyif gezip hangi tasarımla hangi kumaşın gidebileceğine dair gündüz düşlerine dalabiliyorsunuz. 

Hatta bu gündüz düşlerinizi teşvik etmek için kumaşçının belli yerlerinde kütüphane şeklinde düzenlenmiş dinlenme yerleri bile var!

Keyif keyif modelleri inceleyip, ardından kumaş bakmaya da geçebilirsiniz. Hemen yanda ise zarflı halde satılan hazır kalıpların rafları bulunuyor. 

Elbette sadece dikiş temalı araç gereçler yok burada. Farklı elişi keyifleri için hazırlanmış standlar kumaşçının diğer köşesinde şimdiden gözyaşları içinde kalmış beni bekliyor. 


Herşey ferah, herşey tertemiz... İşte ben bir gün buna benzer bir yer açmak istiyorum! Öyle, keyif keyif alışveriş yapılacak, pırıl pırıl, zengin, samimi bir yer :)

İşte tuhafiye reyonunundan bir kesit. 

Şu düğmelelerin sunulma şekline baksanıza. Şeker reyonu sanki! :) 

Yanındaki reyonlarda diğer ihtiyaçlar için malzemeler bulunuyor. Hepsi Alman düzeni içerisinde ip gibi dizilmiş :)

NELER ALDIM?
Her ne kadar birçok üründe indirim olsa da, Euro 3 TL'ye dayanmışken, en indirimli kumaşlar bile pahalıya geliyordu. Ama Ağrı'ya bile gittiğimde kendine hatıra kumaşı almış biri olarak, bu dikiş mabedinden elim boş çıkmam mümkün değildi :) 

Özellikle çocuklar için Türkiye'de neredeyse hiç bulunmayan enfes baskılı pamuklu kumaşlara içim gitti. 



Ama benim yercücesi geçen yaz bir anda 6 cm uzadı! Sanırsın ergenliğe girdi! Adam daha 5 yaşını bitirmeden 7 yaş kıyafetlerine geçtik. Ne harcayacağım bu güzelim kumaş fırsatını o velede diyerek, yılın en bencil annesi adaylığımı kolumun altına sıkıştırıp hemen diğer kumaş standlarına geçtim. 

Mağaza kapanmak üzere; kuralcı Almanlar beni içerde kilitli bırakılar vallahi diyerek hızla diğer kumaşlara bakmaya başladım. Bir anda elime 1.5 mt'lik bir parça kumaş yapıştı. Kader bizi bir araya getirmişti. Olağanüstü güzellikte bir yün kumaştı bu. Tereyağ gibi yumuşacık; rengi en sevdiğim mavi-yeşil tonlarında. İndirime girmiş bir de; normalde 28 olan metresi 15 Euro! :/



Acilen ona uygun renkte bir ince kumaş daha buldum; metresi 6 Euro.  Koştum kesim masasına!

Yünlüyü alacağım ama Türkiye'deki enfes kumaşçıların fiyatlarına alışmış bir bünye olarak vermek istemiyorum bir yandan da o parayı. Normalde bile pazarlık yapmaktan haz etmeyen, çünkü pazarlık yapmasını bir türlü beceremeyen bir insan olarak elin Almanıyla oturup pazarlık yapacak halim yok! 
Nasıl olduysa bir anda karşımdaki Alman kadına bağlama çekerken buluyorum kendimi!

-"Ee üü... Bunun metresi mi 15 Euro yoksa parçası mı? Hani tek parça kalmış da ondan soruyorum"... Salağa yatış pozisyonunda sokağa terk edilmiş kedi misali satıcı kadına kocaman gözlerle bakıyorum... Hatırlatırım; karşımdaki Alman...

-"Elbette sadece metresi 15 Euro. Hem de indirimde bu parça."

- içimdeki dikiş aşkının pozitif enerji olarak dışa vurumsal anı... Yetmezse astral sıçrama da yapabilirim bakışlarına devam...

-Alman satıcı: "Biliyor musunuz? Mağazamız kapanmak üzere... Bu da çok güzel bir parça... "

- pazarlık yapmıyorum... sadece kocaman gözlerle bakıyorum...

- "Peki tamam! Tümünü size 15 euro'dan yazacağım"...

-"Allah'ım... Bende böyle bir yetenek vardı da kıytırık 7.5 Euro için mi harcadım bu yeteneğimi?!" demiyorum tabii... O 7.5 Euro indirim dikiş keyfime kalan köşeleri ekliyor ve zıplayarak mağazadan ayrılıyorum! :)))

Duydunuz mu Adana'lı Milano kumaşçım İshak Bey? Geleceğim gene Adana'ya kumaş almaya... Artık sadece zihin gücümle indirim yaptırtabiliyorum.... Yandınız! ;))

 (bilmeyenlere not: İshak Bey, benim Adana'da bulduğum butik bir kumaşçı. Şahane kumaşları e haliyle yüksek fiyatlara satılıyor. Her gittiğimde farklı taktiklerle indirim yaptırıp şahane kumaşlar alıyorum ondan. Benden bıktı ama birşey de diyemiyor garibim...)

Pazarlık bahane, dikiş keyfi şahane...

hadi öptüm hepinizi kocaman!