31 Mart 2014

Hareketli bir haftasonundan sonra hepinize günaydın. 

Mart ayının son günündeyiz ve "Heyecanlı Çekirgeler Etkinliği"mizde sona yaklaşıyoruz. Bazı katılımcılardan fotoğraflar gelmeye başladı, bazılarınız da nereye göndereceğini merak ediyor. 

Etkinlik için hazırladığınız giysilerin en özenerek çekilmiş fotoğraflarını kendindik@yahoo.com adresine gönderebilirsiniz. Facebook sayfasından mesaj olarak da atabilirsiniz:  https://www.facebook.com/kendindikcom

Tüm fotoğraflar 5 NİSAN 2014 CUMARTESİ gününe kadar elime geçerse memnun olurum. Yayını da takip eden gün yapacağım. 

Etkinliğe katılanlar arasından blog yazarı olanlar, yazıyı hep beraber aynı gün yayınlama tercihimize sadık kalmak isterlerse sadece blog anasayfa linkini gönderebilir. Yok ben önceden yayınlamak istiyorum diyenleriniz varsa da yazı linklerini gönderebilirler. 

Etkinliğe katılacağını belirten ve blog yazarı olmayan heyecanlı çekirgelerden ise en güzel fotolarını bekliyorum - çok heyecanlıyım ortaya çıkacak çeşitlilikten :)

Bu ay içerisinde, etkinliğe katılmak isteyenlere fikir versin diye onlarca fotoğraf yayınladım facebook ve twitter sayfalarımdan. O içerikleri takip etmemiş olanlar için işte bazıları burada: 


 





 




 


Bu ilham fotoğraflarının devamı facebook ve twitter sayfalarında bu hafta da yayınlanmaya devam edecek. İsteyen herkes gündem yorgunluğunu dikiş aşkıyla üzerinden atmak ve kendi giysilerini keyifle üretmek için etkinliğe katılabilir :)




Etkinlik için hangi kalıbı kullandık ve etkinlik detayları nedir diye merak edenler için:
http://www.kendindik.com/2014/03/heyecanli-cekirgeler-etkinligi.html

Kendi modanızı yaratmak için kullanabileceğiniz tüm özel seçim malzemeler ve takılar için: http://www.tuhaftuhafiye.com



30 Mart 2014

Hadi bakalım. 

Ülkemize sevgi, huzur, bereket, bolluk, hoşgörü, barış, adalet, özgürlük getirecek en hayırlı sonuçlar olsun. 

#oyver

27 Mart 2014

Ben gemici çocuğuyum. Çocukluğumun çok değerli bir bölümü, mahallede uzakyol kaptanı olarak bilinen, aslen geminin çarkçıbaşı yani baş mühendisi olan babamla uzun yol seyahatlerinde geçti. 

Seferlerden birinde istikamet Küba'ydı. Dört tarafı Atlantik sularıyla çevrili bir teneke kutunun içinde sınırsız hayalgücüyle yaşayan 2 çocuk vardı. Benden 4 yaş büyük ablam ve ben. 

Kudurduğumuzda annemin bizi parka çıkarma imkanı yoktu. Sıkılınca televizyonla vakit geçirme lüksümüz de yoktu. Döne döne oynadığımız 2 tane uyduruk oyuncak da paralanmış vaziyetteydi. Bu yüzden de, bulduğumuz herşeyi oyunlarımıza dahil ediyorduk. Hayalgücümüz sınırsızdı.

5 ya da 6 yaşındaydım. Bu da 1982- 1983 yıllarından birinde olduğumuz anlamına geliyor. Birgün 25 kuruş bulmuşuz oynamak için. Aradan geçen 30 küsur yıllık entellektüel birikim, o yıllardaki hayalgücümün üstüne oturduğundan olsa gerek, bir tanecik metal parayla nasıl olup da yüzlerce oyun türettiğimizi hatırlayamıyorum şimdi. Ama o oyuncaksızlık içinde, bizim 25 kuruşumuzun çok kıymetli olduğunu biliyorum.

Gemimiz Küba karasularına girmek üzereyken, etrafımızdaki büyüklerde bir telaş başladı. Herşeyi sayıp, geminin kasasına kilitlemeye başladılar. Herşeyden kastım fazla kıyafetler, kola kutuları, fanta kutuları ve 5 yaşındaki bir çocuk için önemli olabilecek diğer herşey. Aynı dönemde Türkiye'de de 80 darbesi etkileri tüm sıcaklığıyla günlük hayatta yaşandığından, annemlerin ekstra kısıtlamalara fazla önem vermediğini tahmin ediyorum. Yine de, ilk kez gideceğimiz Küba'ya girmeden önce herkeste değişik bir tedirginlik fark etmiştim. 

Aylar boyunca bir teneke kutu içinde yaşamış insanlar için kara parçasına ayak basmadan önceki saatler geçmek bilmez. Mezuniyetten önceki son sınavın verilmesini beklemek, uzaktan gelecek sevgiliye kavuşma dakikalarını saymak gibi bir heyecan. 5 yaşındaki bir çocuk için bile...
Karaya çıkmadan önce son bir kontrol için gemiye Küba askerleri çıktı. Rutin kontrolmüş. Kocaman köpekleriyle kapkara adamlar, minicik kamaralarımıza girip saygısızca eşyalarımızı karıştırıyorlardı benim gözümle. 

Sonra bir anda bir telaş kapladı herkesi. Ne olduğunu öğrenmeye çalışırken, kıyametin nereden koptuğunu duyunca daha da bir şaşırdık. Meğer, ablamla oyun oynarken yatağın kenarına bizim kıytırık 25 kuruş sıkışmış ve Küba askerleri onu bulmuş! Meğer mühürlü kilit altına bizim paralar da alınmış. Madeni değeri bile son derece düşük olan 25 kuruşumuz "gizlice ülkeye sokulmaya çalışılan" dövize dönüşüverdi iyi mi?! Bir yandan Kaptan, bir yandan babam askerlere uzun uzun dil dökmek zorunda kaldı mürettebatın karaya çıkışına izin verilmesi için. 

Koca koca adamların herşeyi yasaklamaya çalışırken düştükleri durumun 5 yaşındaki bir çocuğun gözünden nasıl da komik göründüğünü hala unutamam. Olan 25 kuruşumuza oldu :)

Birkaç sene sonra Amerikan Kolejinin sınavlarını kazandım ve orada okumaya başladım. Derslerimizin yarısından çoğuna yabancı öğretmenler giriyordu. Tüm yeni gelen öğretmenlerin dilinde bir film ismi dolanıp duruyordu. Yaşdaşlarım tahmin etmiştir sanırım: "Midnight Express". Bilmeyen genç kitle için hızlıca açıklamak gerekirse, bu film üzerinde bulunan uyuşturucu sonucu tutuklanarak kısa süreliğine Türkiye'de hapiste yatmak zorunda kalan ve buradan kaçarak kurtulan bir yabancının yaşadıklarıyla ilgili, aslen Türkiye düşmanlığı için yapılmış bir kara propaganda filmidir. Bu kara propaganda filmi Türkiye'ye gelmeyi düşünen her yabancının en az bir kez izlediği bir film olarak, sadece Türkiye'de yasaklı kaldı yıllarca! Yani, biz o tarihlerde her konuştuğumuz yabancıdan bu film hakkında birşeyler dinliyor ve karşılığında hiçbir şey söyleyemiyorduk. Çünkü bir tek biz izleyemiyorduk!

Bu kara propaganda filminin yasaklanmasına ilişkin kara komedi galiba ben lise yıllarındayken bitti. Film Türkiye'de de yayınlanmaya başladı da bize "ama midnight express..." diye başlayan cümlelere verecek 2 çift lafımız oldu...

Yıl 2014. Birkaç gün önce Twitter, bugün de Youtube yasaklandı. Ama sadece Türkiye'den erişim sağlanamıyor. Yani itiraz edilen herşey zaten dışarıda ama bir tek Türkiye'deki server'lar üzerinden görülemiyor. İnşaat makinaları sevdalısı 5 yaşındaki oğlum akşamları yemek saatinde youtube'dan kepçe kamyon videoları izlemeyi alışkanlık haline getirmişti. Şimdi bana o videoları niye artık izleyemediğini soruyor. Benim de aklıma Küba'da el konulan 25 kuruşum geliyor...

25 Mart 2014

Geçtiğimiz yıl bu kadar dikkatimi çekmemişti. Ancak bu senenin bahar / yaz sezonunda ortaya saçılan sarı kombinlerden gözümü alamıyorum nedense!

Sanırım en son ilkokul bitirme törenlerinde giydiğim bu renk, bu yıl ayrı bir cazip görünmeye başladı gözüme. 
moda blogları

Sarı elbiseler, sarı ceketler, sarı ayakkabılar, sarı aksesuarlar... Bu sezon ayrı bir cıvıltı var sanki her vitrinde.  :)
 

Dayanamadım ben de koşa koşa bir sarı kumaş aldım. Hatta gözümü açıp da evdeki kumaş yığınlarına yenisini eklememek için neredeyse tek gözü kapalı halde gidip geldim kumaşçıya. 

Eve geldiğimde o tek gözün nelere mal olduğunu hemen anlasam da, iş işten geçmişti çoktan. Bazı ten renkleri için kanarya sarısı rengi gerçekten de ilkokul mezuniyet töreninde kalması gerekiyormuş!
sarı giysiler, sarı modeller, yeni sezon sarı

Ne yapalım, alınan kumaş iade edilmez. Bari şu sarı kombinasyon fotoğraflarını biraz daha inceleyeyim de, sarı giydiğimde yüzümde ortaya çıkan hastalıklı ifade biraz olsun kaybolabilsin. 

Bu sezon, vitrinlerdeki sarı istilasında en çok siyah ve özellikle de desenli / çizgili / kazayağı siyah beyaz karışık giysiler kullanılmaya başlanmış. Tabii ben tek göz alışveriş yaptığım için şu çok bayıldığım siyah-beyaz çizgili kumaşlardan göremedim kumaşçımda. Elde var cart sarı :) 



 

Sonunda yine kirli çıkınımdan toprak rengi bir kumaş daha buldum aynı kumaş kalitesinde. İkisini birlikte dikmeye karar verdim. Nisan ayı başında toplu halde yayınlayacağım etkinlik sonuçlarında görünecek kendileri. Yani, şu meşhur temel kalıp ile ortaya çıkmış bir şaheser olacak. 

Garip şekilde, sarı giymek gerçekten de ruhuma bir ilkokul cıvıltısı getirdi. Bir ferahlama, bir naneli limonata içme hissi...

Ülkem gündeminin polisiye dizi formatında son sürat en çarpıcı sezon finali yayınlama yarışında, ruhu sıkışan her yurttaş için limonata etkisi yaratması dileğiyle hoşuma giden sarı giysilerden ilham yazısı oluşturdum. Bu sezon sarı bir giysi üretmeden geçmemeli diye düşünüyorum. Üzerinize afiyet :)


 














Bir süredir iletişim çalışmaları çok dikkatimi çeken bir sigorta firmasından bahsetmek istiyorum bugün. Sigortanın kolay hali sloganıyla piyasaya çok hızlı bir giriş yapan Generali Sigorta’nın özellikle Zorunlu Trafik Sigortası’nda ve kasko poliçelerinde %70’e varan indirimleri ilgimi çekti. Blogda yazmak üzere biraz inceledim ve sadece kampanya olarak değil, tüm hizmetlerinin gayet memmuniyet verici olduğunu gördüm.

Bu arada piyasaya hızlı giriş dedim ama Generali 1831 yılında İtalya’da kurulmuş ve aslında 150 yıldır Türkiye’de faaliyet gösteriyormuş. Adını elbette duymuştum ama ancak bugün yazabiliyorum.

Zorunlu Trafik Sigortası’nda %70’e varan indirimleri dışında Prestijli Kasko’larını da çok beğendim. Sigorta sektöründe bir ilk olarak, herhangi bir kaza anında sunduğu yol yardım hizmeti ile lastiğiniz patladığında ücretsiz lastik değişimi veya aracınızın yakıtı bittiğinde   Yapılan kaza sonrası acil bir noktaya yetişmeniz gerektiğinde yol yardım hizmetleri ile taksi ücretinizi dahi karşılıyorlar. Aracınız tamir edilirken 5 gün süreyle, size özel bir araç bile veriyorlar. Bence bu özel danışmanlık ve 7/24 destek hizmetleri şehir hayatının olası zorluklarını da hafifletiyor.

Bir de Mini Kasko ve Mini Kasko Ekstra ürünleri var. Mini Kasko, 1 çarpışma hasarını 2 bin TL’ye kadar kapsayan düşük fiyat kategorisindeki bir ürünmüş. Daha yüksek bir sigorta teminatı tercih edenler için bu tutar, Mini Kasko Ekstra ürünü ile 2 çarpışma hasarı ve toplamda 50 bin TL’ye kadar çıkabiliyormuş. Tüm bu hizmetler için ayrı ayrı teklif alıp, satınalım yapabiliyor olmak ise harika. Mini Kasko ve Mini Kasko Ekstra ürünlerinin fiyatları sabit. Zorunlu Trafik Sigortası içinse teklifler size ve arabanıza özel yapıldığı için indirimler kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Bu yüzden teklif alırken yaşınız, arabanızın yakıt türü gibi etmenler de önemli oluyor. Siz artık sitesinden aracınıza en uygun sigortayı detaylarıyla incelersiniz.



Generalinin 7/24 Özel Sigorta Danışmanlığı hattı 0850 555 55 55’ten veya generali.com.tr den 1 dakikada teklif alabilirsiniz. Bu arada Generali Sigorta müşterisi olmasanız dahi bir kez teklif alırsanız size kişisel sigorta danışmanı atıyorlar. Bilgi alan kişi her aradığında, karşısında aynı danışmanı buluyor. Böylece müşteriler sorunlarını her defasında baştan anlatmak zorunda kalmıyor ve telefonda uzun uzun beklemeden işlerini kolayca halledebiliyor.

Eh daha ne olsun:)

1 dakikada teklif alıp indirim kazanmak isterseniz, 31 Mart’a kadar generali.com.tr yi ziyaret edin derim.

1 Dakikada Teklif Almak için Tıklayın.
Bir boomads advertorial içeriğidir.




23 Mart 2014

yaratıcı bloglar
Aylardır kendime overlok makinası almak için gün sayıyorum. Kendime yeni bir makina aldığımda önünden kalkamayacağımı bildiğimden, önce iş tempomun hafiflemesini bekledim :)

İşler sakinleyince, durumdan istifade hemen bir piyasa araştırması yapmaya karar verdim :) Ama makinaları gidip mağazada görmeye vakit bulamıyorum henüz. Bu sebeple sizlere de bir danışayım istedim. 

Öncelikle bu yeni olası aşk ilişkisinden beklentilerimi paylaşmak isterim:
1- yakışıklı olsun; dış görünüş önemli tabii. Öyle sanayi tipi makina olmaz.
2- yaratıcı ve muhabbetli olsun; ayaklarımı yerden kesmesini, henüz bilmediğim dikiş seçeneklerini bana sunmasını isterim.
3- kişilikli olsun, yeri geldiğinde kestirip atsın; öyle kumaş kenarlarını kesmekle uğraşmayayım. Overlok yaparken kenarları kendisi kessin istiyorum. 
4- her ortama girmesini bilsin; onu dikmem bunu beceremem yapmasın. Gerektiğinde herşeyi dikmesini bilsin istiyorum. 
5- gelir durumu, masrafı çok önemli değil. Ciddi bir ilişki düşünüyorum. 

Ne dersiniz? Bulabilir miyim dikiş masamın prensini? Var mıdır bu izdivaç konusunda görüşleri olan?

21 Mart 2014

dikiş blog, moda dikiş tasarım,

Eski Yeşilçam filmlerinin şanındandır. Güzeller güzeli kızımız, kendini olduğu gibi kimselere beğendiremez. Genelde, peşinde olduğu erkekler onun gariban haline sümüklü salyangoz muamelesi yapar. O da bir gayret kendini beğendirmek için başlar şekilden şekile girmeye. Öncelikle, illa ki zengin olmaya özenir ve dönemin zengin sınıf klişelerini tek tek uygulamaya gayret eder.  
retro giysiler, 1960lar modası
Ne sağlıklı di mi? Sen seni olduğun gibi seven birini bulmadan, yaptığın üç beş şekille bir anda sana aşık olmasını umduğun adamların peşinden koş. Filmin jönünü kendine bağladığın anda da "Yok ben aslında süper dolma sararım" formatına geri dön! 
Yok Barbi bebekler kız çocuklarının gelişimine olumsuz etki ediyorlarmış. Peki ya bunlar?! Barbi'ler en azından hayat boyu dış görünüşümüzden endişe etmemizin tohumlarını atıyor çocuk zihinlerimize. Ama bu klişelerle büyüyen zihinler ömür billah iflah olamıyor.
yeşil kazayağı


Neyse, gelelim biz kendi hikayemize. 4 aydır yaptığı rejimle kalça boyunda arpa boyu kadar gerileme yaşayamamış bir taze olarak, fotoğraflarımı çeken Bay KendinDik'e karşı kendimi beğendirmek için 1960'ların burjuva klişelerine sarılıyorum dört elle. Fabrikatör kayınpederimin kışlık salonundaki piyanonun karşısına geçip, kendimden geçercesine müzik çalmaya başlıyorum.  



Ayaklar havada yalnız ;) 

Beni olduğum halimle beğenemeyen adam 3 günde öğrendiğim piyanodan çıkan tınılarla kendinden geçecek çünkü...  


Her ne kadar bana arka çıkan zengin bir kayınpederim olsa da, dış görünüşümü eldeki imkanlarla güzelleştirmek durumundayım. Misal, Burda Mecmuasından dönemin modasına uygun bir model seçiyorum. 
burda 09 / 2012
Model, halk arasında jile olarak da bilinen, kısa, kolsuz, önden cepli bir elbise. Kışlık kapkalın bir kumaş kullandığım için, altına uyumlu çoraplarla şahane bir kışlık kıyafete dönüştürüyorum. Eminim güzel bir baharlık elbise olarak da kullanılabilir bu model.
Yaka kısmını hızlıdan saten biyeyle kapatıyorum. Hafif kaymalar olsa da uygun tişört, saç ve şahane bir aksesuarlarla ;-) yaka kaymaları kamufle ediyorum. 


Vallahi çekeceksiniz reklamları böyle arada. İş yeni, reklam şart ;)
Yeşil taşlı kolye: Tuhaf Tuhafiye 

kolye modelleri, ucuz takılar


Mekan elbette kayınpederin kışlık salonu değil. Münih seyahatimiz sırasında yercücemiz oynasın diye girip vakit geçirdiğimiz bir alışveriş merkezi. Gezgin Terzi notları şu sayfalarda:

1- Mızmız Gezginler için Münih
2- Çocuklar ve Çocuk Ruhlular için Münih'te Gezilecek Yerler
3- Münih'te bir Dikiş Mabedi


Malum, bluz etkinliği için dikmekte olduğumuz giysileri Nisan ayında herkesle bir yayınlamaya karar vermiştik. Bu arada da eskiden dikip de paylaşamadığım projeleri kullanma fırsatım oldu benim de. Bu model de 09 / 2012 Burda dergisindeki 105 no.lu modeldir. İlgilenenlere duyurulur.

18 Mart 2014

düğme, takı, kolye, küpe, washitape
Düşünün ki kendi tarzınızı, kendi keyfinize göre uygun bütçeyle yaratmayı seviyorsunuz.

Düşünün ki tam da bu niyette olanlar için her bir ürünü tek tek özenle seçilmiş bir malzeme butiği mevcut.

Burası tuhaf bir tuhafiye... Stilinize şahane bir dokunuş yapacak ürünleri, başka yerde bulamayacağınız malzemeleri kapınıza getiren bir e-dükkan. 

Burada yer alan tüm ürünleri aylardır keyifli bir hazırlık süreci içinde tek tek topladım. Niyetim bir gün pırıl pırıl, ışıl ışıl, her yerinden keyif ve zevk akan bir hobi mağazası açmak. O gün gelinceye dek de keyfime göre seçtiğim birbirinden şık hobi ve moda ürünlerini kapıya teslim eden bir elektronik dükkan açtım : www.tuhaftuhafiye.com

Tuhaf Tuhafiye'de neler var?

Her biri tek tek büyük bir zevkle seçilmiş düğmeler:

metal düğme, kare düğme çeşitleri, tuhaf tuhafiye

metal düğme çeşitleri, ithal düğmeler

dantel gibi düğmeler, düğme çeşitleri, metal düğme, ithal düğme, tuhaf tuhafiye

tasarım düğmeler, çizgili düğme, tarzını yarat, tuhaf tuhafiye

Tarzınızı tamamlayacak altın vuruşu yapan takılar:
sarı metal modern takılar, bijuteri, stil, kolye, tuhaf tuhafiye

kağıttan adam figürlü kolye, siyah beyaz, tuhaf tuhafiye

yapay elmas taşlı kolye, abiye takı, bijuteri, butik, tuhaf tuhafiye

abiye, neon, modern, takılar, küpe, kolye, butik, stil, tuhaf tuhafiye,

Çalışma masanızı neşelendirecek renkli kırtasiye ürünleri:
washitape, uygun fiyatlı dekoratif bantlar, dekoratif teyp, tuhaf tuhafiye, kırtasiye

Tembel çekirgelere özel ürünler :)
suyla çıkan kalem, dikiş malzemeleri, satış


Aylardır üzerinde çalıştığım bu işin her aşaması tamamlanmadan kimseyle paylaşmak istemedim. Bu süre içinde aranızdan bazı cin okurlar da çıkmadı değil ;-) Ama herşey tam istediğim gibi olmadan da siteyi satışa açmayı tercih edemezdim. Bununla ilgili soru soran cingöz arkadaşlar, sorularınızı o zaman yanıtsız bıraktığım için beni anlayışla karşıladığınızı umuyorum :D

Tuhaf Tuhafiye tam bir e-dükkan. Buradan kredi kartıyla, sanal kredi kartlarınızla, paypal hesabınızla ya da sayfanın sağ alt köşesindeki mesaj kutusundan özel olarak yazışmak suretiyle havale yoluyla alışveriş yapabilirsiniz. 

Almak istediğiniz tüm ürünleri sepetinize ekledikten sonra satın almak için güvenli bir başka sayfaya yönlendirilirsiniz. Sipariş tutarınız ne olursa olsun, sabit bir kargo ücretiyle ve Yurtiçi Kargo güvencesiyle ürünleriniz 3 işgünü içinde gönderiliyor. Başta sadece yurtiçine gönderi yapılacak. Zamanla, yurtdışı gönderileri de başlayacak. 

Tüm siparişlerin hediye paketiyle gönderileceğini de eklememe gerek var mı bilmiyorum ;-)


Şu an sitede 100 civarında ürün var. Bir bu kadar da henüz fotoğraflanmamış ürünler stoklarda bekliyor. 

İşte böyle. Faturasını bile özenle tasarladığım bu e-dükkanı umarım beğenirsiniz. 
tuhaf tuhafiye, modern takılar, tasarım kolyeler, butik, düğme, terzi malzemeleri

Bakalım ilk faturayı kime keseceğim ;-)