23 Şubat 2016

Karar verdim. Bundan sonra Moskova'yla ilgili yayınlayacağım yazıları "Gezgin Terzi" altında değil de, "İrem'in Rusya'yla İmtihanı" etiketiyle yayınlasam daha iyi olacak. 

Atatürk'ü her konu olduğu gibi, bu konuda da ters tarafından alıp da yurtta savaş, dünyada savaş mottosuyla hareket edenler sayesinde yedi cihanla kavgalı hale gelmemizden mütevellit, her yerde Türklere gösterilen sevgi selinden kaçınmak için türlü türlü yollar dener oldum.  

Bunlar arasında kullandığım en etkili yol/yordam, yıllarca insan psikolojisi üzerine okumamın verdiği bilgi donanımı sayesinde son derece etkileyici bir yaklaşımdan ibaret: Amaaaaan, beni kim ne yapsın!

İşte bu sihirli cümleyle çıkıyorum sokağa her seferinde. Oldukça etkili bir psikolojik mekanizma. Neden bunu ders kitaplarımda hiç okumadım? Hayret :D 

Moskova sokak sanatı, street art, Moscow

Eğer halkımıza gösterilen güncel sevgi selinden korkmadan seyahat etmeye kararlıysanız size tavsiye edebileceğim şahane yerler var Moskova'da. Aman ben yerimde rahatım sadece fotoğraflara baksam da olur diyenler için de bol bol fotoğraflarım olacak! 

Bu arada ben hali hazırda nasıl becerdiysem buraya geldiğimden beri 2 ayrı işte yarı zamanlı çalışıyorum. Çoğu işim de bilgisayar başında iş yapıp yollamayı içerdiğinden, asına bakarsanız gezecek pek de fırsatım yok. Dar zamanda etkili gezmek istediğim için de seyahatimi mümkün olan en efektif şekilde planlayarak çıkıyorum sokağa. Bu sebeple, buradan ara ara yazacağım Moskova Gezi yazıları, gerçekten az zamanı olan gezginlerin de işine yarayacak hap bilgiler içeriyor. Aklınızda buluna ;)
Moskova gezi yazısı, Flacon, tasarımcı kampüsü


Bugünkü gezi mekanımız Moskova'nın Hipster merkezi denilen bir tasarım fabrikası! 
Adı: FLACON
Eski bir fabrika alanını birbirinden hip mağazalar ve şahane renklerle bezeyenlerin, ruha rengarenk dokunuşlarda bulunan bir mekana dönüştürdüğü bir kompleks. 
Buraya nasıl gidileceğiyle ilgili notu acilen bulmak isteyenler, o güzelim fotolara gözünü kapasın ve hemen yazının sonuna gitsin...

Kompleksin girişinde kocaman bir kırmızı sandalye var normalde. Ama ben nedense girişin hemen yanındaki biletçiyi görünce başka şeyi çekemez oldum!
star wars, Flacon, moscow, moskova,
Güç bizimle olsun!




Flacon'daki giyim mağazalarının hemen hepsi birbirinden tarz. Ama moda endüstrisinde isim yapmış markalar yer almıyor. Bazıları gerçekten şahane, ama bir çoğu (ah huyumuz kurusun!) biz dikiş meraklılarının amaaan, bunu yapmada ne var?! diyeceği giysilerle sınırlı, yine de gezmesi pek eğlenceli mağazalardan oluşuyor. 


Mekanın Rusça adı "şişe" anlamına geliyormuş. Mekanın takma adı "tasarımcı fabrikası". Hal böyle olunca, sadece elbise tasarım mağazaları yok elbette etrafta. 

Yüncü var!! Üstelik yünlerin bazıları orada inceltilip paketleniyor:D 




Azcık kumaş satan bir tuhafiye (elbette bulacaktım her gittiğim yerde kumaşçı. Elbette!!).



Gezmesi ve karıştırması müthiş keyifli ıvır zıvır mağazaları...





Güzel fakat malesef pahalı ev dekorasyon mağazaları...


Bisikletçi! :)

Keseceği saçtan ciddi şüphe duyduğum berber!





 Birbirinden hoş görünen fakat birbirinden tuhaf yemek yerleri...





Karikatür ve kitap/kırtasiye dükkanları...





Tuhaf ve rengarenk ana binanın sadece iç tasarımını bile incelemek heyecan verici. 

Ama dışarısı mı daha eğlenceli içerisi mi bilemedim...





Bunun ne olduğunu bir türlü anlayamadık. Yanlışlıkla önüne geçtiğimizde ise birden hava üflemeye başladı. Bence çok faydalı bir eser. Kim yaptıysa ellerine sağlık! :)
yurtdışında yaşam, irem sunar özat, irem'in moskova maceraları

İrem'in Rusya'yla imtihanı devam edecek... 

MERAKLISINA NOTLAR:
Ne zaman gitmeli? 
Burada bahar / yaz dönemlerinde sürekli partiler ve benzeri etkinlikler düzenleniyormuş. Bu yüzden havalar güzelken gitmekte fayda var. Etkinliklere ilişkin bilgiler web sitelerinde mevcut. Rusça bilmeyenler Google Chrome yüklesin ve doğrudan otomatik çeviri marifetiyle hiçbir şeyi kaçırmasın ;)

Nasıl gitmeli?
Moskova'daki pek çok güzel mekan gibi, Flacon da bir metro durağına epey yakın bir yerde. Şehrin kuzey batısındaki Gri hat üzerinde yer alan Dmitrovskaya metrosundan yürüyerek kolayca ulaşabilirsiniz. Tam da şöyle:


Haritayı yükleyemediyseniz şu linkten nokta atış adresine ulaşabilirsiniz:
Dizayn-Zavod "Flakon"

Ne yenir?
Yukarıdaki fotoğraflarda da gördüğünüz üzere pek çok yemek mekanı var. Ancak ben İngilizce menülü bir yer görmedim. Belki yazın farklı olacaktır kim bilir? İstediğinizi yiyin için ama yanınızda mutlaka bir sözlük veya sözlük gibi suistimal edebileceğiniz bir arkadaşınız olsun ;) Benim vardı; sadece yemeklerin adını değil, nasıl yapıldığına kadar anlattırdım tüm menüyü! Teşekkürler Selin :D

Web Sitesi?
İşte budur: http://www.flacon.ru/

Hadi bakalım, gezmek isteyenlere şimdiden iyi gezmeler. Gelmek isteyenlere şimdiden iyi hayaller ;)








01 Şubat 2016


Beni düşündüğünüz için çok teşekkür ederim. Davetiniz dün ulaştı elime. Ama bu seferlik girmesem olur mu?
Yok yok gerçekten. Her seferinde kendimi biraz daha rahatsız hissediyorum bu konuda. Bu sefer durumla ilgili o nahoş his birkaç gün önceden başladı hatta. Beni bu seferlik affedin olur mu? Girmeyim ben.
Nasıl yani girmek zorundayım?! İstemiyorum işte anlamıyor musunuz? Her seferinde bunu iyi bir şey gibi görmek zorunda mıyım? Bu seferki kötü çarptı. Gelmiycem. Girmiycem. Kararlıyım!
yere yapışmış

İyi de insan her gün neşeli, olumlu, hayata mutlu ve kocaman gözlerle bakan bir Disney karakteri gibi yaşayamaz ki… Bu sefer kendimi iyi hissetmiyorum. Girmek istemiyorum. 
Hem benim daha yapacak çok işim var. Bir sürü planım var ve sizin davetiniz bana gerisayım gibi gelmeye başladı artık. Sanki 'yapılacaklar listesi'ndeki planlarımı yetiştiremeyecek gibi hissettim. Bastı biraz… Anlıyor musunuz?
Ne demek katılım şart ama partide nasıl davranacağı kişiye bağlı? Ay huysuzum işte bu sene. Gelmeyin üstüme?!
Tamam tamam. Madem arkamdan itekliyorsunuz, giriyorum bu sene de. Ama hiç mutlu değilim bu durumdan. Herkes de bunu böyle bilsin!
Tabii canım, siz de haklısınız. Takvim belli ama parti benim. İşim gereği ben de biliyorum bir organizasyon sırasında planlandığı gibi gitmeyen bir şeyler mutlaka çıkar. Önemli olan panik yapmadan anın gerektirdiği şekilde çözüm bulup hareket etmek. Ama bu sefer bir kenarda oturup mızmızlanmak istiyorum. Ne olmuş yani?
Peki peki tamam. Bu sefer de giriyorum yeni yaşıma ama size yanıtım şu aralar oğlumdan her konuda duyduğum cümleden ibaret olacak: "Offf yeaaaaaaa......." 
...
Ben de biliyorum kısa süre sonra kendimi toparlayıp yeni yaşımın da tadını çıkarmak zorunda olduğumu. İşte bazen en sinir bozucu olan da bunu bilmek oluyor. Çok can sıkıcı bir deneyimi bile bir süre sonra hazmedip onunla yaşamayı öğreneceğimi biliyorum artık. En azından  39 yaşıma girdiğimi kendime kabul ettirmek için bir senem daha var.
Offf yeaaaaa... Bakalım bu senenin renkli yeni yaş deneyim hediyeleri neler olacak? :)