25 Ağustos 2017


Ne kadar uzun zaman oldu! Yaz oldu, valizler açıldı, kapandı. Yeniden açıldı, kapandı. Yeniden açıldı, açıldı, açıldı... Evin yayıntısı ve sehayat telaşı bitmek bilmedi. Rusya-Türkiye hattındaki irtifa civarında süren yeni hayatımızın kaçınılmaz yayıntısına alışmam gerek artık sanırım. 

Sonunda Moskova'daki evimize döndüm ve elbette beni özlediğine çok emin olduğum dikiş masamın başına geçer geçmez içimden bu takımı yapmak geldi :) Dikiş dikmek akıl sağlığımı korumamın bir parçası. Başka türlü çalışmıyor artık bu makina :)
takım kombinleri, iş takımları,
Aslında niyetim kendime bir pantolon dikmekti. Kalça ölçülerimin artık hiçbir kalıba sığamaz olduğunu acıyla fark ettikten sonra, bari kendi kalıbımı kendim çıkartayım dedim. Birkaç denemenin ardından sonunda kendi ölçülerime uygun bir pantolon kalıbı çıkarmayı başardım. (Onunla ilgili kullandığım kaynakları anlatan başka bir yazı yazarım bir ara.)

Pantolonumu diktikten sonra neden hiç pantolon dikmediğimi hatırladım. Pantolon dikmek (acemi çekirgelere not: gerçekten kolay bir iş, gözünüz korkmasın) insanda kendisiyle ilgili hiç istemediği yüzleşmelere sebep oluyor. "Benim totom bu kadar büyük olamaz!" inkarıyla başlayan ve göz yaşlarıyla devam eden bir yüzleşme süreci yaşıyorsunuz. Çok acı... Çok...
Pantolonu hızla bitirdikten sonra kalan güzelim kumaşımla bir şeyler daha yapmam lazım dedim ve hiç aklımda yokken bir yelek dikmeye karar verdim. Bu yelek için yıllar önce aldığım Simplicity 2556 no.lu kalıbı kullandım. Kalıp o kadar eski ki, Simplicity firmasında satışta bile değil. Ama gerek de yok. Benzerlerini Burda dergisinde bulabilirsiniz. Teknik çizimini buraya ekleyeyim. Siz karşılaştırırsınız. Ben C modelini yaptım. 


Açıkçası pantolonu o kadar hızlı dikince, yeleği de hızla dikerim demiştim. Ama beni çok uğraştırdı. Bu kadar uğraşmamın en büyük sebebi de bakmalara doyamadığım astar seçimim oldu. Üzerindeki kuşlar gibi, elinde tutması çok zor olan bu kumaş beni perişan etti. Zaten son birkaç ayda totonun manidar büyümesinden dolayı, daracık bir üst yapmamaya karar vermişim... Ölçülü bir bollukta olsun diye uğraştığım bu yelek beni süründürdü bitirinceye kadar. Bir sürü dikiş hatası da var aslında ama 'havan yeter şekerim' tadıyla giyince unutuveriyor insan üzerindeyken :))
Aynı astarı pantolon ceplerinde de kullandım. Aralardan hafifçe görünmesine bayılıyorum bu yüzden. 
KendinDik.Com'u uzun zamandır takip edenlerin bildiği gibi, ben astarları kumaşlardan daha özenli seçerim çoğu zaman. Tavsiye ediyorum. Ama poplin gibi, daha pamuklu olanlarını kullanıyoru genelde. Bu güzellik gibi kaprisli olanları ise nadiren tercih ediyorum. Giysilere ayrı bir neşe katıyor güzel astarlar. 

Takım çok sert olmasın diye düğmelerimi epey feminen bir tarzda seçtim. Bir zamanların güzel tuhafiyesi olan Tuhaf Tuhafiyenin kalan ürünler ;)



Elbette, içine dantel bluz, altına da topukluları geçirmeyi ihmal etmemek lazım :o

Ohh! Benim yercücemin okulu açıldı. Artık yazmaya ve dikmeye biraz daha fazla zamanım var. Darısı sizin başınıza. Yazması benden, yazıyı paylaşması sizden ;)
 İşimize bakalım...