28 Kasım 2017

beyaz ceket, kış modası, kendin dik, irem sunar
İki sene önce bu tarihlerde canhıraş bir gayretle kendimi Moskova soğuğuna hazırlayacak ve nedense beyaz renkte bir palto dikiyordum. Paltonun malzemeleri öyle kalındı ki, dikerken fenalık geçirmiş, artık palto olarak kullanamaz isem yorgan olarak değerlendiririm demiştim. Buraya taşındıktan sonra anladım ki, benim o göz nuru beyaz paltonun ne giyilir yanı ne de yorganlık hali varmış :D

Memleket doğal gaz zengini malumunuz. Burada -25 derecelerde evde cam açıp oturuyoruz bazen. Tüm şehrin tek bir merkezden ısıtıldığını bilmeyince, inip yöneticiyle konuşayım diye atar yapmaya kalkmıştım başlarda. Böyle şeyler için belediye başkanına gitmek olmuyormuş, sonradan öğrendim.

uzun ceket modelleri
Benim beyaz palto birilerine bağış olarak gitti çoktan. Ama ben de bu arada yemedim içmedim, kendime durup durup ceket diktim. Bu cancağızımı da aslında dikeli epey olmuştu ama giymek için bir kış günü tam da bir arkadaşımla Moskova'nın en havalı mekanlarından birine yemek yemeğe gideceğim zamanı seçtim. 

Bu cafe, adını 'dünya modasının öncüsü' ifadesiyle bir tutulan dergiden, yani Vogue'dan alıyormuş. Aman çok dikkatli giyinmek lazımmış. Benim kumaşı Bursa Kumaş Pazarından, kalıbı Burda dergisinden, tasarımı ellerimden çıkmış bu cancağızımdan daha havalı ceket mi olurmuş dedim ve ceketimi üzerime geçirip yemeğe gittim. Sonra baktım, gerçekten ortamın en havalısı benim. Döne döne baktım, öyleydim gerçekten. 


İsterseniz ben de kalıbın 12/2012 sayılı Burda dergisindeki mankeni gibi poz vereyim dedim. Verebilirim dedim. Verebilirdim gerçekten de. 
burda 12/12
Ama şimdi yemeğe gelmişsin. Ne gerek var kasmaya değil mi? Modelde önerilen kumaş brokarmış. Ben bulmuşum enfes geometrik şekilli kumaşı. Model önerisini mi dinlerim! Üstelik o gizli ceplerin kesimi böyle bir desende daha da şahane durmamış mı?
cep modelleri, kendin dik, evde dikiş, moda tasarım, dikiş, blog
Boy 1.60'tan hallice olunca, modeli de alttan biraz kısaltmam gerekti sadece. Bir de öyle uzadıkça genişleyen kollara dayanamadım. Kolları düz indirdim. 
beyaz ceket, 80 modası

Ama dikiş yerlerini buralarda bulduğum bir dantel şeritlerle kapattım ki, 80lerin havasında gezmek için kıvırdığımda, aradan gizli bir sürpriz olarak çıksınlar ;) 
kendin yap, kendin dik, ceket dikişi

Neyse, Vogue Cafeden bahsediyordum ben. Modeller gerçekten de çok havalıydı. Adına yakışır bir renk, çeşitlilik, güzellik... Harika tasarımlarla süslüydü her yer!
vogue cafe





Baktılar artık kendimi kaybediyorum, sağ olsunlar bana kim olduğumu nazikçe hatırlatacak bir sürpriz yaptılar:
Yemedim ama... Hiçbirini yemedim. Gerçek söylüyorum! 
irem sunar özat, kendin dik, dikiş, tasarım, blog

MERAKLISINA NOTLAR:

Şimdi baştaki sorumuza geri dönelim ve güzel Türkçemizi hatırlayalım. Kim giyerdi beyazları kış günü? Zürafa değil kuşkusuz. 
İkinci sorum: Zürefa gerçekte ne demekti?
yanıtlar ve diğer çok önemli ayrıntılar için geçmiş notlarımıza göz gezdirelim ;)
http://www.kendindik.com/2016/01/beyaz-giyer-kis-gunu.html

Sıcacık kalın, sevgiyle kalın :)


15 Kasım 2017

Şu siteyi okuyanlar arasında kendine ait bir çalışma / dikiş odası hayali olmayan var mıdır acaba?

Benim gibi sık ev değiştiren ve genellikle iş hayatını evdeki ofisinden sürdüren biri için ideal çalışma/dikiş odası uzun süre sadece hayallerimde kalmıştı. Üstelik benim ihtiyacım sadece bir dikiş odası değil, iş hayatımı da rahatça sürdürebileceğim bir çalışma alanı olduğundan, işler daha da karışıyordu. 

Dolayısıyla ben de, sanırım bir çoğunuz gibi Instagram veya Facebook üzerinden, dergilerden fırlamış dikiş/hobi odalarının fotoğraflarına bakıp bakıp iç geçirirdim düzenli aralıklarla :)

Nihayet, "evimizin her şeyi" Ikea, bu bitmez derdime kendince ekonomik bir çare getirdi bu sezon. Ben de yemedim içmedim bu ürünleri koşup aldım! Mevcut koşullarda yaratabileceğim en ideal dikiş / çalışma odamı hayata geçirebildim. Yeni odamın fotoğraflarını paylaştığımda birçok kişiden kendi hayallerine ilişkin mesajlar geldi :) 

E o halde, Türkiye'deki fiyatları ve online alışveriş hizmeti seçenekleriyle size tüm bu odanın alışveriş listesini paylaşmak da "Kalplere dikiş aşkı aşılayan site" yazarının görevidir ;)  

Her şeyden önce burada tanıtacağım ana ürün olan pano sisteminin en güzel yanı istediğiniz her masaya sabitlenebilen bir bağlantı parçası olması. Yani, hali hazırda kullanmakta olduğunuz her çalışma masasına uyarlayabilirsiniz. Ayrıca tüm parçaları ihtiyaçlarınıza / bütçenize göre seçerek çeşitlendirebilirsiniz.  İşte Kasım 2017 itibariyle tüm fiyatlar: 

Tanıtıma DİKİŞ ALANIndan başlayalım. Öncelikle, dikiş masalarının altında bulunan dolapların benim tercihim olmadığını belirtmem lazım. Bunlar kiraladığımız evde vardı. İdeal olanı, altı boş ve ince uzun bir masa elbette. Ancak, mevcut şartlarda bunları değiştirmek anlamlı olmadığından, dikiş makinalarımı bunların üzerine kurdum. İdeal değil ama, dikiş odanızda harikalar yaratmanıza engel olmuyor! :D
Öte yandan, dikiş ıvır zıvırlarımız bu raflara sığmayacağından, böyle bir raf sisteminin de  bir kenarda durmasının hiç sakıncası yok ;)





PANO PARÇASI FİYAT: 89.99TL
Bu panoların birkaç boyu var. Tek bir tane de alabilirsiniz, birden fazla da. Duvara sabitleme tek seçeneğiniz olmadığı için, panodan köşe de yapabilsiniz. Benim aldığım parçanın linki böyle:
https://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/calisma-alanlari/calisma-alani-aksesuarlari/10321618/skadis-cok-amacli-pano-parcasi.aspx

BAĞLANTI PARÇASI: 20TL (paket içinden 2 adet çıkıyor)
İşte ideal parça bu. Standart kalınlığa yakın tüm masalara takılabiliyor. Duvarları rezil etme derdinden kurtarıyor. 
https://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/calisma-alanlari/calisma-alani-aksesuarlari/10320789/skadis-cok-amacli-pano-parcasi.aspx


RAF: 15TL
Burada biraz şımarıklık yaptım. Uzun süre daracık alanlarda tuttuğum ipliklerimi tablo gibi görmek istemiştim. Bu yüzden bu raflardan 4 tane aldım. 
https://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/calisma-alanlari/calisma-alani-aksesuarlari/00320799/skadis-cok-amacli-pano-parcasi.aspx

MANDAL: 9TL (paket içinden 2 adet çıkıyor)
Fotoğraftan pek anlaşılmıyor ama bu mandalları üzerinde çalıştığım giysi tasarımı veya ilham fotoğrafını takma niyetiyle almıştım. Elbette kısa süre içinde onlar da sıklıkla kullanılacak ;)
https://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/calisma-alanlari/calisma-alani-aksesuarlari/00321614/skadis-cok-amacli-pano-parcasi.aspx


KANCA: 9TL(paket içinden 5 adet çıkıyor)
Bu kancaları esas olarak makaslarımı asmak için almak istemiştim. Baktım paketin içinden 5 tane çıkıyor, cetvellerimden bazılarını da astım. ( Evet; ruh hastasıyım ben! Boy boy, çeşit çeşit cetvelim var.Ne olmuş yani?! Sizin yok mu yoksa?)
https://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/calisma-alanlari/calisma-alani-aksesuarlari/20320802/skadis-cok-amacli-pano-parcasi.aspx

ASKI: 6TL (paket içinden 2 adet çıkıyor)
Bu askıyı kağıt rulolarını asmak için icat etmişler sanki. Benim için yapmışlar yani. Patron kağıtlarımı düzenli şekilde kaldırayım diye :) Çok düşünceliler. 
https://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/calisma-alanlari/calisma-alani-aksesuarlari/50321616/skadis-cok-amacli-pano-parcasi.aspx

KAPAKLI KUTU: 39,99TL (paket içinden 3 adet çıkıyor)
Panonun kendisinden sonra sanırım en pahalı parça bu. Gereksiz bir masraf olarak görebilir,  bunun da alternatiflerini bulabilirsiniz. Öte yandan, bu kutuları yan yana astığınız zaman, üstündeki sabit metal kapakları da raf olarak kullanabilirsiniz. Bir taşla birkaç kuş ;)
https://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/calisma-alanlari/calisma-alani-aksesuarlari/80335909/skadis-cok-amacli-pano-parcasi.aspx

KUTU: 10TL 
Yine çok da gerekli olmayan bir başka harcama! :) Ama ıvır zıvırlarımı koymak için onun da elimin altında olması lazımdı öyle değil mi?
https://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/calisma-alanlari/calisma-alani-aksesuarlari/20320798/skadis-cok-amacli-pano-parcasi.aspx

Gelelim ÇALIŞMA ALANIna:
Ben yıllardır işlerimin bir bölümünü home-office sistemiyle yürüten biriyim. Bunun dışında yazmayı çok severim. Dolayısıyla bu bölümü dikiş odası masrafından ayrı tutabilirsiniz belki. Buraya geldiğimde bir yandan da Türkiye'deki işlerime devam ettiğim için, daha eve girmeden Ikea'dan sipariş verdiğim ilk iki eşya çalışma masası ve güzel bir sandalyeydi. 
ÇALIŞMA MASASI: 179 TL 
İkea'daki bu masaların tasarım, ebat ve fiyat açısından çok fazla alternatifi var. Belki iyi bir mobilyacıdan alacağınız masalar kadar sabit ve oturaklı değiller ama dar zamanda çok işinizi görüyorlar. Üstelik istediğiniz gibi şekillendirebiliyorsunuz. İşte size bir fikir:
https://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/calisma-alanlari/masalar/calisma-masalari/09929641/linnmonadils-calisma-masasi.aspx

DÖNEN SANDALYE: 379 TL
Açıkçası, çalışma odamda kullandığım sandalyenin konforu benim için önemli. Çünkü burası benim sadece dikiş odam değil. Ben bu masadan dünyanın dört bir yanına iş yapıyorum. Günümün büyük bölümü bu sandalye üzerinde geçiyor. Bu yüzden konforu önde tutarak alışveriş yaptım. Dolayısıyla da bu odanın en pahalı mobilyası da sandalye oldu. Burada daha ekonomik bir tercih yapabilirsiniz. Yalnız, seçeceğiniz sandalyenin tekerlekli olması çok işinizi görecektir. Benden söylemesi ;)
https://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/calisma-alanlari/sandalyeler/60278641/skruvsta-donen-sandalye.aspx 

Elbette, her şey parayla veya internet siparişiyle satın alınamıyor. Bazı ev süslerine fiyat biçmek imkansız! :)



En kısa sürede kendinize ait bir çalışma/hobi odanıza sahip olmanızı dilerim. Umarım bu yazının sevenleri birbirine kavuşturmaya yardımı olur. Sevgiyle kalın! :)






09 Kasım 2017


İzmir'den Ankara'ya ilk taşındığımda, 18 yaşımda, cüzdanımın bir köşesinde uzun süre bir tane vapur jetonu taşımıştım. Sevdiklerimizin fotoğrafını cüzdanlarımızda taşırdık ya cep telefonları yokken. İşte o vapur jetonu da öyle bir sevdiceğim köşesinde durdu uzun süre. Ankara'nın vapursuz ve martısız hayatına gönlümü razı ettiğimde, bir gün bir anda düşüp gitmişti cüzdanımdan.
Bu kumaşı dikiş dikmeye ilk başladığım zamanlarda almıştım. Üzerindeki Eiffel kulesi desenlerine vurulduğum zamanı çok iyi hatırlıyorum. İlk 'Gezgin Terzi' yazımı yazdığım Paris Kumaşçıları yazısında bahsi geçmişti. Kumaşı aldıktan ancak 3 yıl sonra dikebildim. Diktikten de ancak 3 yıl sonra paylaşabildim! İlk diktiğimde birkaç fotoğrafını çekmiş, ama bir türlü yazısını hazır edememiştim.


Yün jarse olan kumaşın üzerindeki Eiffel desenlerine, bana  o zaman Londra'yı anımsatan desenler ile kuşlar eşlik ediyordu. Daha bu kumaşı elime aldığımda bu şehirlerin hiçbirine gitmemiştim henüz. Aradan geçen 6 yılın içine ne şehirler girdi, ne sokaklar, ne hikayeler… 6 yıl içinde kuş misali oradan oraya uçtum durdum.

Sizlerle bu anvelop elbisenin modelini de paylaşmak isterdim ama öyle uzun zaman geçti ki aradan, inanın hatırlamıyorum. Ama gördüğünüz gibi çok basit bir model. Her üç Burda dergisinden birinde mutlaka paylaşılan bir kalıp.
 
Kilo aldım, kilo verdim, kilo aldım. İşe girdim, işten çıktım, işe girdim. Yeni eve taşındım, oradan da taşındım ve tekrar taşındım. Koli açtım, koli kapadım, koli açtım. Valiz yaptım, valiz yaptım, valiz yaptım… Geçen yıllar içinde, fotoğraf çektiğim sırada beni bulup, maymunluk yapan yercücem neredeyse boyuma geldi. Tüm bunlar olurken, 6 yıl nasıl gelip geçti anlamadım.
 Bugün bu elbiseyi ilk kez  Moskova'da katıldığım bir toplantıda giydim. Bir de baktım, üzerindeki desenlerden içimde kalan bir tek kuşlar olmuş. İzmir'den gelip beni bulan, benimle birlikte Moskova'ya uçan kuşlar…  Onlara boynumda eşlik eden de, son birkaç yıldır tasarımlarını bulduğum her fırsatta takip ettiğim takı tasarımcısı Meral Saatçi'nin kuşlarından biri. Bu kuşları ilk kez üzerime geçirdiğim bugün, 18 yaşımdaki vapur jetonunu gizli gizli cebimde taşıdığım günler geldi aklıma. Hayat sen ne acayip, ne tuhaf, ne büyük sürprizlerle dolu bir şeysin!…



Hayatın anlamını biraz daha düşüneduralım tamam  da... azıcık kilo kaybı var di mi? Var evet. Var… Var…





01 Kasım 2017

Harika bir Cumhuriyet Bayramı kutladık bu sene de! Her seferinde olduğu gibi, aşkla, neşeyle, kararlılıkla, gururla kutladık. 

2012'den beri düzenlediğimiz bu etkinlik için, bu yıl içimden 'çam sakızı gezgin terzi armağanı' vermek geldi. Bu etkinliğe katılan kimsenin bunu hediye için yapmadığını biliyorum. Birçok kişi işini gücünü bırakıp, bu etkinliğe kendi çalışmalarını yetiştirmeye uğraştı. Bu hediyeleri şimdilerde Moskova soğuklarında yaşayan bu gezgin terzinin buralara ait bir hediyesi olarak kabul edin lütfen. 

Daha önceden söz vermiş olduğum gibi bu yılki etkinlikte 2 ayrı hediye paketimiz var. Biri etkinliğin duyurusunu yapan bir Instagram takipçisine, bir diğeri de etkinlik katılımcılarından birine gidecekti. Kimse arasında ayrım yapamazdım ama gönlümden geçen her iki kazananın da etkinliğe çalışmasıyla katılanlar olmasıydı. Öyle de oldu! 


Random.Org üzerinden #dikişodamda29Ekim etkinliğini duyuranlar arasında yapılan çekilişin kazananı Sevgili @Hobimanik oldu! 



Sevgili Hobimanik, sizi bir kırmızı beyazlı koton kumaş, ona uygun düğmeler ve sevimli bir dikiş seti bekliyor. Adresinizi bana özelden yazarsanız, hediyenizi hemen postaya verebilirim. Güzel günlerde kullanın!

Etkinliğin "büyük" ödülü ise sevgili Aycan'a çıktı! Cumhuriyet Bayramı dikiş etkinliğine daha en başından beri gösterdiği katılım, verdiği içten destekler ve yaptığı şahane çalışmalarla o da çok daha fazlasını hak ediyor ama bu etkinlik özelinde "çam sakızı" hediyeler, yine Moskova'dan 2 adet kumaş, onlara uygun düğmeler ve sadece buralarda çıkan bir dikiş dergisiydi. Gezgin Terzi hediyelerinin de başka türlü olması beklenemezdi, öyle değil mi? :)






Sevgili Aycan, sizden de adresinizi özelden yazıp göndermenizi rica edeceğim. 

Ben kısa süreliğine gidip dönmeden önce, hediyelerimi paketleyip Türkiye'de bırakmıştım. İçindeki notlarda isimlerinizi bulamayacaksınız. Ama söz verdiğim üzere 1 Kasım'da çekilişi tamamlayabilmek için başka çarem yoktu. 


Etkinliğe katılan herkese bir kez daha çok teşekkür ederim. Bir sonraki etkinlikte görüşmek dileğiyle!

Kucak dolusu sevgiler,
İrem