KENDİN DİK...: 1960lar

1960lar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1960lar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bir Retro Projesi Daha Tamamlandı!

28 Ocak 2013

Nihayet Butterick dikiş kalıpları firmasından fi tarihinde almış olduğum B6582 no.lu patronu tamamlayabildim. Dürüst olmak gerekirse, kalıp kapağında yer alan ince belli şuh bakışlı 60’lar kadınlarına ait çizimlere aldanmamak gerekiyormuş. Pek de beklediğim bir retro hava vermedi elbise. Ya da sorun sadece benim ince bel ve şuh bakıştan yoksun olmamda…
Yine de, siyah-beyaz renkli elbiselere düşkünlüğüm retro model konusundaki hayal kırıklığımın üzerini kapattı. Elbise bu bahar için favori kıyafetlerimin arasında yer alacak gibi görünüyor :)
Birkaç hafta önce aldığım parlak kırmızı kemer de sanki bu elbise için yaratılmış, öyle değil mi? :))
Bu dikiş kalıbında en çok hoşuma giden detay arkadaki V-şekindeki sırt dekoltesi. Açıkçası orijinal patronda değiştirmediğim tek detay da neredeyse bu! :) Elbisenin gerisi tamamen doğaçlama şeklinde ilerledi. İlgilenenler dikiş detaylarına buradan ulaşabilir… 
Bir retro projesi data tamamlandı! İrem de 60lar kadını görünümünden çok memnun olarak sahneden ayrıldı :)
Bu projenin yapım aşamalarına ilişkin yazı: 60lar modasını yeniden yaratmak…
Görüşmek üzere! :)

2

60lar modasını yeniden yaratmak…


Butterick B6582 modelinin dikiş aşamaları:
Dikiş kalıbıyla birlikte gelen uygulama bilgilerine göre omuzları büzerek bir araya getirmek gerekiyordu. Ancak kullandığım kumaşın böyle bir teknik için biraz kalın kalacağını düşündüğümden, omuzları büzmek yerine ikişer pili yapmaya karar verdim.  Dikişin ilerleyen aşamalarında bunun ne kadar isabetli bir karar olduğunu daha iyi anladım diyebilirim. 
Deneme yapmak için önce astara ardından da esas kumaşa ikişer adet pili ekledim. 
Burada yine kafama göre giderek, bluzun yaka ve omuzlarına pervaz geçmek yerine dışarıdan görünebilecek şekilde bıraktığım beyaz kotondan astar diktim. 
Astarı ön parçaya tamamen diktim ancak omuzları birleştirmedim. Buradan iki parçayı ters çevirdim ve omuzları öyle birleştirdim. Bu sayede astar dikişim de temiz oldu.
Bu patronu almayı düşünenler için kısaca bir uyarıda bulunmam gerekiyor. Patron tanıtımlarında görünen haliyle yakadaki dökümü normal dikimde elde etmek bir hayli güç. Bu kalıpla ilgili başka dikişseverlerin yorumlarında da aynı şeyler söyleniyor. Genellikle bilinen bir elbise kalıbına başlamadan önce ilgili diğer yorumları okumayı alışkanlık edinmiş olduğumdan, bu sorunu omuzlara pili vererek çözebileceğimi düşünmüştüm. Ne yazık ki, bu da yetmedi. Sonunda pililerin de üzerinden elle dikiş dikerek geçmem gerekti. Bir dahaki sefere bu kalıbı kullanacak olursam, pilileri hiç acımadan makinada dikeceğim! :P
Elbisenin zor kısmını bitirdikten sonra, sıra etekteki değişikliklere geldi. 
Yaptığım ilk değişiklik eteğe cep eklemek oldu. Cepleri seviyorum n’apıyım :)
Vücut tipim fazla kloş etekleri kaldırmadığından (bkz. geleneksel Türk kadını motifleri) bol eteklere her zaman dikkatli ölçüde pili yerleştirmeye özen gösteririm. Bu yüzden de, orijinal kalıptaki büzgü etek yönlendirmelerinin aksine son derece stratejik yerlere derin pililer yerleştirdim :)
Elbisenin üst parçası ile kafama göre düzenlediğim alt parçasını birleştirirken, dikiş çizgilerinin denk gelmesine özellikle dikkat ettim. 
Bence böyle daha güzel oldu. Ne dersiniz? :) 
Projenin nasıl tamamlandığına ilişkin yazıya şuradan ulaşabilirsiniz.
keyifli dikişlerrrrr :)

8

1960lar Modasına Yeniden Bakış


1960ların modasını hep çok sevmişimdir. Dikiş dikmeye başladıktan sonra her gün üzerimize giydiğimiz kıyafetlerin tarihine de daha fazla ilgi duymaya başladım. Ne de olsa, moda, dünya ekonomisini yönlendiren başlıca konulardan biri. Elbette birçoğumuzun onu çooookkk sevmesi de var tabii :)
60lara ait fotoğrafları incelemekten çok keyif almakla birlikte, bir süre sonra onlar hakkında daha fazla şey öğrenme isteğiyle biraz okuma yaptım. Okudukça daha da iyi anladım ki, 1960lar birçok moda geleneğinin kırıldığı ve döneminin sosyal hareketlerine aynalık eden bir modaya sahipmiş.  
Mini eteğin “icat edildiği”, A-line elbiselerin her yeri sardığı, bugün bildiğimiz anlamda sokak giyim tarzının ortaya çıktığı bir dönem 60lar. 
1960ların başında elbise modeleri 50’lerin ince belli kabarık eteklerinden etkilense de, dönemin ortalarına doğru kadınlar nihayet korse ve diz altı etek mecburiyetine karşı isyan bayrağını çekmiş. Yeyy :)
Bu dönemin en önemli özelliklerinden biri de renklerin çok daha cıvıl cıvıl olması. Sakin ve pastel renklerin hakim olduğu ellilere kıyasla, renkler çok daha parlak hale gelirken, geometrik desenler modaya ilk defa girmiş. 
Ve tabii ki kabarık saç modellerini de unutmamak lazım. Bunun ülkemizdeki kraliçesi ise elbette Türkan Şoray.
1960’ların başından ortalarına doğru Londra’lı Modernistler - bilinen adlarıyla “Mods”,  İngiliz erkekleri için popüler modayı belirlemeye başlamış. Mods’un kadınların giyim tarzı üzerinde de çok büyük etkisi olmuş. Bu dönemdeki moda, kendi tarihi boyunca hiç değişmediği kadar hızlı değişmeye başlamış. 
1968’e gelindiğinde ise meşhur hippi görüntüsü sahnelere çıkmaya başlamış. Hem kadın hem erkek herkes, bol paça pantolonlar, boyanmış t-shirtler ve saç bantlarıyla gezer olmuş. 
Bugün, birçoğumuzun da kanına girmiş olan retro trendi sayesinde birçok dikiş patronu hazırlayan firma da dönem kıyafetlerine birebir uyan dikiş kalıpları üretmeye başladı. Bu sayede istediğimiz kıyafetlere ulaşmamız daha da kolay hale geliyor.
Bu döneme ait kalıpların listesini yaptığım ve nerelerden bulunabileceğine dair bilgiler sunan bir yazı hazırlıyorum şu an. Sizin de bildiğiniz ve daha da güzeli kendinizin denediği bu tür kalıplar varsa bana haber verin. Onları da listeye ekleyeyim. Hatta buna ilişkin fotoğraflarınız da varsa süper olur :) 
Şimdilik benden bu kadar. 
Görüşmek üzere! :)

0
Burada yayımlanan yazı ve görsellerin tüm hakları İrem Sunar Özat'a aittir. İzinsiz yayımlanamaz. Blogger tarafından desteklenmektedir.