Niye diktim ben bunu şimdi? Yıllardır ben düğün sevmem diye diye kuruttum sosyal çevremi. Artık kimse çağırmıyor düğününe (gerçekten de sevmiyorum basmakalıp düğün kutlamalarını... huysuzum işte n'apıyım?!) Peki bu elbise nereden çıktı şimdi? Markete yoğurt almaya gittiğimde mi giyeyim yoksa oğlanı okuldan alırken havam olsun diye mi üzerime geçireyim?...Kumaşçı gezerken bayılarak aldığım bu dantel bir anda işte böyle birşeye dönüştü dikiş masamda. Ben de böyle birşey çıkacağını tahmin etmemiştim işe başlarken :)
Bu güzelim bluz aslında ikinci kat bir elbise olarak dikilme planıyla serilmişti dikiş masama.
Sonra nasıl olduysa birden, dümdüz bir dantel elbisenin çok sıkıcı olacağına karar verdim ve danteli kendisiyle uyumlu renkte olan su yeşili iç elbisenin üzerine bluz olarak dikmeye karar verdim.
Bluz modeli araştırırken de nedense (envelop mu denir?) "wrap dress" formunda bir üst olması fikri uyandı (havamdan değil, vallahi çıkartamadım modelin adını).
Sonuç budur arkadaşlar :))
Peki bu şaheser bluzun altında yatan elbise nedir? Son derece sıradan bir modelin son derece sıradan bir uygulamasıdır. Öyle sıradan ki dikerken ruhum sıkıldı. Sanırım bir daha bu yaka detayıyla kullanmam bu modeli.
Bu elbise için kullandığım kalıbı aslında daha önce de yaz / kış tepe tepe giydiğim şu kelebek elbisem için kullanmıştım. Derin V yakaya sahip iki elbisenin üst üste giyilmesinden oluşan bu model Burda dergisinin Haziran 2012 sayısında yayımlanan 116 no.lu kalıbı. Bir önceki dikiş projesinin detayları burada:
Giysi hayatına bir elbise olma hayaliyle başlayan bu bluzun detaylarını göstermek için siyah bir elbise daha uygun olurdu sanırım. Ancak dolabını birbirinden renkli giysilerle doldurmasını marifet sayan bu hevesli terzimiz bugüne kadar düz siyah bir elbisesi olmadığının farkına varmamış! Yapılacaklar listesine eklendi :) Neyse ki terzi mankenim yardımıma koştu ve bu incecik dantel bluzun detaylarını rahatça çekebildim.
Zaten acayip ince olan bu dantelin yaka kısmını da verev kesince, toparlaması da dikmesi de benim beceri seviyemdeki bir terzi için neredeyse imkansız hale geldi.
Acemi terziliğimi hemen "tasarımcı" havasıyla kapatarak en pratik çözümü dantelin içinde bulunan gümüş renginde bir saten biye kullanmakta buldum.
Biyeyi de arkadan uzun bıraktım mı oldu bize envelop bluz :)) Yani aslında kenarlardan dikecektim. Biyenin duruşu çok hoşuma gidince son bir manevrayla arkadan kurdele olarak dolamaya karar verdim.
Dikiş dikmek işte böyle zevkli bir iş! ;)
Peki herhangi bir astara tutturmadan dikmeye çalıştığım bu incecik dantelin kenarlarını ve dikiş bağlantılarını nasıl düzgün tuttum dersiniz?
Netten araştırdığımda anlayabildiğim ya da o an için benim derdime çare olacak bir bilgiye ulaşamadım.
Bu nedenle her zamanki gibi çaresizlik anlarında ortaya çıkıveren "yaratıcılığımı" kullandım ve şöyle bir teknik izledim :
- Elde bulunan kağıt telaları şeritler halinde kestim.
- Ardından, dikiş yapacağım dantel kenarına ters yüzü üste gelecek şekilde diktim.
- Daha sonra kağıt telanın yardımıyla sertleşen tülün kenarını içe doğru kıvırarak düz dikiş yaptım.
- Sonra bir kez daha kıvırıp "Fransız dikişi" benzeri bir iş çıkardım. Ancak dikiş paylarını o kadar ince döndürdüm ki teknik anlamıyla bir "Fransız dikişi" olduğu söylenemez. Tamamen durumu kurtarmaya yönelik bir dikiş yöntemiydi benimki :( Yine de temiz bir dikiş çıkardığımı söyleyebilirim.
Eveeet. Bu havalı elbisemiz tamam. Şimdi İrem nereye gider bu nefis elbiseyle sizce?
Herkese keyifli haftalar!