KENDİN DİK...: terzi

terzi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
terzi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

TERZİ PARÇASI

14 Kasım 2014
Dikiş dikmeyi meslek olarak yapmayan, bunu hiçbir eğitim almadan kendi gayretiyle öğrenen biri olarak, hem el emeğiyle birşeyler üretmeyi hem de üretileni büyük bir keyifle kullanabilmeyi her zaman büyük bir meziyet olarak gördüm. Dolayısıyla da bu mesleğe duyduğum saygıdan dolayı kendimi her zaman "hevesli terzi" olarak tanıttım. 

Merak edenlerin çoktan "kim ki bu" sayfasından öğrendiği üzere, dikiş ve modanın çok dışında bir eğitim ve kariyer hayatım oldu. Yaptığım işi ve bugüne kadar edindiğim ünvanları ironik biçimde “pek havalı işler” olarak tanımladım ilk başta. Sonra baktım, ironik ifademi anlamaktan çok uzak yorumlar gelmeye başladı; ben de kaldırdım.


105

Dikiş dikmek ciddi iştir!

24 Temmuz 2013
Dikiş dikmek ciddi iştir!

Dior'un terzilerinin çalışmasını gösteren fotoğrafa baktığımda aklıma ilk gelen şey buydu. Hemen facebook sayfasına ekledim ve sayfa üyeleriyle başladık koyu bir sohbete! :)

Kimi der ki "yok ben annemle laflamadan asla dikemem". Kimi der ki "yok ben demek bundan dikmesini beceremiyorum"...

Bir de facebook sayfasını takip etmeyenler için buradan da sorayım istedim. Sizce dikiş dikmek nasıl bir iştir? 

Konuyla ilgili "ciddi" ve "düzeyli" sohbetimiz için facebook sayfamızı da ziyaret edin:

dikiş blog

10

Adana’da bir Milano Kumaşçısı…

29 Ocak 2013

Tamam itiraf ediyorum. Ben bir kumaşkoliğim :) İşin aslı, harika renklere sahip kaliteli kumaşları gördüğümde beni heyecanlandıran tek şey onların nefis renk karışımlarından ziyade, 1 metre kumaşla ortaya onlarca harika tasarım çıkartabilme olasılığı. Hele bir de bu kumaşları satan yerler alışverişinizi bir keyif haline getirmek için tasarlanmışsa, yaratıcılık damarlarınıza daha da bir basılıyor.
adana kumasci magazasi Mugem
Daha önce Paris gezim sırasında ziyaret ettiğim kumaşçılarla ilgili yazımı hatırlarsınız. Orada Reine mağazasında hissettiğim ne ise, Adana’da bulduğum bu butik kumaşçıda da aynı keyfi hissettim. Her ne kadar Paris’teki çok daha büyük bir mağaza olsa da, Mügem Kumaş mağazası da İtalyan tarzı butik şıklığıyla ve sunduğu kumaş çeşitleriyle insana aynı keyfi yaşatıyor.
mügem kumaş adana
İçeri girdiğinizde sizi açık renk ahşapla döşenmiş yerler ve duvarlar karşılıyor. Kumaşları rahatça incelemeniz ve üzerinizde nasıl duracağını hayal etmeniz için her türlü kolaylık düşünülmüş. Arzu ederseniz aynada inceleyebilir, arzu ederseniz mağazanın rahat koltuklarında dinlenebilir ya da  iPad üzerinden sizin için  hazırlanmış tasarımcı modellerini inceyerek hangi kumaşı nasıl kullanabileceğinize dair bolca fikir edinebilirsiniz. Kibarca söylemek gerekirse, dibim düştü yani :P
mügem kumaş adana
Böyle bir mağazaya girmeden önce gerek sunum şekli, gerekse kumaş kalitesinden dolayı uçuk fiyatlar ve havalı satıcılar olmasını bekleyerek, üstümü başımı düzeltip önümü ilikleyerek içeri girme ihtiyacı hissederim. Açıkçası, burada da satıcılarımız pek havalı ama Adana rahatlığı ve sıcaklığı içinde :) Önünüzü iliklemenize gerek kalmıyor :) Fiyatlar da benzerleriyle kıyaslandığında gayet makul (hemen hemen aynı kumaşları en az iki katına satan mağazalar biliyorum. isim vermeyeyim :P)
mügem kumaş adana
Meğer Mügem Mağazası Adana’da gayet iyi biliniyormuş. Mesleği babadan devralan İshak Bey, Mügem’in 40 yıllık bir kumaşçı olduğunu söylüyor. Adana’da gece kıyafetleri diktirme geleneğinin bir hayli yaygın olması sebebiyle mağazaya gelen kumaşlar da hep özel seçim. Kendisi bu konuda birşey söylemese de, modaya olan tutkusundan dolayı her kumaşı İshak Bey’in tek tek seçtiğinden şüphe ettim. 
Ama ne kumaşlar… Ağlarsınız… Şu aşağıda gördüğünüz kumaştan birşey çıkarmak için terzi olmaya gerek var mı? Sarın sarın gez :) High fashion dedikleri böyle birşey herhalde. Bu kumaşlarla ne yapsan tutar :D
abiye kumaş kendin dik
Mağazadaki her kumaş cinsi ve renk tonuna göre dizilmiş raflara. İrem durur mu? Geçtim tezgah arkasına tek tek dokundum hepsine. Tüm kumaşları mıncırma ihtiyacım ve neredeyse hepsini tek tek çıkartıp inceleme taleplerime rağmen kimse gık demedi. En azından yüzüme karşı.. :P
Ancak ne zaman ki birbirinden güzel ipeklilerde kendimi kaybedip “Ben bundan yorgan yüzü yapsam, sarınıp sarınıp kıvrılsam” demeye başladım, o zaman karşımda sessiz bir iç geçirme hissettim belli belirsiz. Nedense?
kendin dik
Fiyatları merak ediyorsunuz değil mi? Valla bu kalitede kumaşları pazar fiyatlarıyla alacak haliniz yok. Ama bu kadar özel seçim ve kalite kumaşları da bundan daha uygun satan bir mağaza da görmedim. Fiyatlar ortalama 100 tl ile 200 tl arasında değişiyor.
Gelelim aldıklarıma… Okurken önünüzü ilikleyin lütfen… 
Meşhur kelebek desenleriyle sarın sarın kıvrıl ipeği… Metresi 100 tl. Ama alırken öyle ağladım ki istediğimden biraz fazla kestiklerinden şüphe ediyorum. Daha ölçmedim :)
roberto cavalli kumaş kendin dik
Roberto Cavalli… Arz ederim…
Bu da %100 ipek. İlla pahalı kumaş alacaksam hiç değilse ipek alayım diye düşündüm. Onun kalitelisi her yerde pahalı ne de olsa.. Şifon ipek. Metre 100 TL. 
ipek kumaş kendin dik
Bu da bugüne dek aldığım en deli kumaşlardan biri. Kumaş değil, tablo sanki. Ne kadar uğraşsam da istediğim gibi fotoğraflayamadım. Desenler yağlıboya tablo etkisi veriyor insana. Ancak tabii çok yoğun bir desen olduğundan dikkatli kullanmak lazım. O sebeple olsa gerek, tüm arsızlığıma rağmen 1 metre vermekte ısrar ettiler :) Metresi 175 TL. %100 ipek. Bluz yapacağım artık. Altına da düz ve pastel bir renk gider ancak. 
İşte bu kadar. Gezi yazılarına daha sonra devam edeceğim. Şimdi biraz iş, fırsat bulur bulmaz da biraz dikiş yapmalı.
Meraklısına not: Mügem Kumaş Adres: Gazipaşa Bulvarı Defneli Apt No. 14 / Adana http://mugemkumas.com
keyifli günler dilerim! :)

4

Paris Kumaşçılarını Ziyaret


Bir dikiş tutkunu olarak, ziyaret ettiğim her şehirde mümkünse bir kumaşçıya uğramaktan zevk alırım. Bu sefer ziyaret ettiğim şehir Paris olunca, bana orayı hatırlatacak birşeyler almak zorundaydım! Akıllı işi mi? Değil… Siz yapar mıydınız? Eminim yapardınız! ;)
Avrupa bohem yaşantısının merkezi, dünyaca ünlü Montmartre bölgesindeyiz. Bölgenin en tepesinde tüm Paris’e bakan noktada yer alan ünlü Sacre Coeur Bazilikasını ve sanatçıların bir dönem en popüler yaşam mekanı olan Montmartre sokaklarını arşınlamaktan bitkin düşmüş durumdayız. İngilizce blogumun sıkı okuyucularından birkaç kişi bana Paris ziyaretimle ilgili yazıdan sonra bu bölgede aynı zamanda Paris kumaşçılarının da olduğunu anlatmış. Bunun üzerine durur muyum? Kültürel ziyaretlerimizi müteakip, ruhuma iyi gelecek birkaç alışveriş yapma aşkı içerisinde kendimi Saint-Pierre sokağında buldum. 
paris fabric stores sewing yours style
Sokağın başındaki ilk dikkate değer kumaşçı Reine isimli mağaza. Burası meğerse çok ünlü bir mağaza iken, ünlü moda ve tasarım yarışması programı Project Runway’in Paris bölümünde kullandığı mağaza olduktan sonra daha da bir popüler olmuş. 
Pek sevdiğimiz şahsiyet Bay KendinDik, ciğerci dükkanına girmiş kedi gibi halimi çekmek (ve belki de bu işten neden bu kadar keyif aldığımı anlayabilmek ümidiyle) ziyaretime eşlik etti. Elbette 5 dakika sonra da “benden bu kadar” diyerek kaçtı!
Kısa bir gezi notu: Yanınızda sevdiğiniz birileriyle seyahat ediyorsanız, kendinizi dükkanlarda kaybetmeden (ve şanslıysanız alışveriş yapmaya başlamadan) önce onların da keyifle oturup dinlenebileceği bir yer bulun. Kendinizi sonra kaybedin…
Bu İrem’in ciğerci dükkanına ilk girdiği an ...
Bu da İrem’in ciğer fiyatlarını gördüğü an…
Herşey öyle şık, öyle tarzdı ki… Tüm kumaşlar harika bir düzen içinde, geniş geniş yerleştirilmişti masaların üzerine. Mağazanın ışıklandırılmasından tutun, size yardımcı olan satış görevlilerine kadar herşey alışverişinizi bir keyif haline getirmek için düzenlenmişti. Bizdeki pala bıyıklı tezgahtarların 5 dakikada bir “abla bişey lazım mı?” soruları, bir de bazılarının “bak bundan diz altına kadar şöööle bi elbise yaparsın, dur verem sana şundan 2 metre” şeklinde akıllara ziyan tasarım yorumları olmadan alışveriş yapabiliyor olmak benim için bir hayli yeni bir kavramdı!
fabric store paris sewing your style
Yukarıdaki fiyat etiketlerini okuyabiliyor musunuz? Euro paritesini takip etmeyenlere açıklıyayım, o rakamları 2,3 ile çarpacaksınız! Sanıyorum Türkiye’deki iyi kaliteli ve ucuz kumaşlara fazla alışmışız, bunları görünce biraz afalladım… Ama şu ipekler de öyle bir güzel ki…
french silk sewing your style
Artık hazır giyim mağazalarından pek birşey almadığıma göre, kendimi birkaç metre kumaşla şımartmaya hakkım da var öyle değil mi? (resimler yazının sonunda :) )
Burası da Reine mağazasının - nam-ı diğer hayal dükkanım - ikinci katı. Dikiş kalıplarına özel bir köşe var burada. Satılan tüm kalıpların rahatça takip edilebileceği, hatta dikiş hayallerine dalıp kendinize yeni bir gardrop fikri üretebileceğiniz şekilde düzenlenmiş stantların üzerinde duruyor dergiler. 
pattern corner paris sewing your style
Güzel bir doğal ışıkla aydınlatılmış kalıp / patron köşesi sakince alışveriş yapmanız için ayrılmış, size özel bir dikiş kütüphanesi havasında… 
Camdan dışarıya baktığınızda ise diğer bir ünlü kumaş mağazasını görüyorsunuz: Marche Saint-Pierre. Burada fiyatlar nispeten daha makul.
Reine’in dışında aynı sokak içinde bizim “parçacı” dükkanlarına benzer mağazalar da var birkaç tane. Buralarda kumaş kalitesi daha düşük olmakla birlikte fiyatlar da daha makul. Ama sanmayın ki bizim parçacılar gibi herşey herşeyin üzerinde. Gayet güzel katlanarak sıralanmış kumaşlar sizin yerinize kesilip paketlenmiş. Parçalar 1.5 ile 3 metre arasında değişiyor. Ne yazık ki aralarından istediğiniz kadarını kestiremiyorsunuz. Ne ise onu almak durumundasınız. 
Aşağıda, en beğendiğim tuhafiye dükkanının resimleri var. Resimlere bakınca neden “tuhafiyeci”ye özel yazı hazırladığımı daha iyi anlayacaksınız :) 
notions store paris sewing your style
Şeker duvarını gördünüz mü? :P 
wall of buttons sewing your style
Düğmeler bu kadar mı güzel sergilenir? Gezmesi, bakması, alması ne kadar rahat ve keyifli öyle değil mi? 
buttons paris sewing your style
Fermuar köşesi…
zippers paris sewing your style
Eee, madem buradan kumaş alacağım dedim ve bir dolu para ayırmaya razı oldum, o halde buna gerçekten değecek kumaş almalıyım öyle değil mi? Aldığım kumaşın bana Paris’i hatırlatması lazım dedim. Sizce de kan-kan dansçılarından daha iyisi var mı Parisi anlatmak için? hehehe:D
Eiffel kulesi baskılı kumaşları bizim pala bıyıkta da buluyorum da, bu kumaşı görünce aşık oldum! (metresi 15 EUR)
Parçacılardan da 3 metrelik mavi-gri çiçek desenli bir ipek aldım (3 metresi 38 EUR)
french silk sewing your style
Düğmelere gelecek olursak, verdiğim paraya göre düğmeden ziyade ziynet eşyası demeliyim, işte aldıklarım:  
parisian buttons sewing your style

Nasıl gidilir…

Montmartre bölgesine geldiğinize (ünlü Moulin Rouge’un olduğu yer), tepedeki Sacre Coueur Bazilikası buraya gelen tüm turistlerin illa ki ziyaret ettiği bir yerdir; oradan anlatayım. Bazilikanın altında tepeden aşağıya doğru bir park iner. Parkın bir köşesinde nefis bir atlı karınca var. Öteki köşesinde yine ünlü bir modern sanat müzesi görürsünüz: Museum d’Art Naïf. Müzeyi bulduktan sonra hemen karşısında Reine mağazasını göreceksiniz. Diğer kumaşçılar da aynı sokak içinde yer alıyor. 
paris fabric stores sewing your style
Yürümekten yorulduğunuzda ve uyduruk turistik cafelerde oturmaktan kaçınıyorsanız bu müzenin içinde yer alan cafeye girmenizi tavsiye ederim. Yiyecek çeşitleri fazla olmamakla birlikte, sizi arsız turistik yiyecek mekanlarından uzaklaştıracak, son derece keyifli ve sakin bir yer burası. 
Museum d'Art Naïf sewing your style

Bir geziyi bitirmenin en iyi yolu nedir?

Kumaş aldım (istediğim miktarda olmasa da buna da şükür!), harika yerler gördüm, nefis bir Fransız şarabını (ki koladan daha ucuz hemen her yerde!) karşımda sevdiceğim oturuken içtim. Bir de benim büyük bir tutkuyla anlattığım kumaşçıları gerçekten ilgileniyormuş gibi dinlemeye çalışmasına içten içe gülerek kadehimi tokuşturdum. 

Ayna ayna söyle bana, var mı şu an benden daha güzeli dünyada! :)
Şerefinize!

Museum d'Art Naïf french wine sewing your style

8
Burada yayımlanan yazı ve görsellerin tüm hakları İrem Sunar Özat'a aittir. İzinsiz yayımlanamaz. Blogger tarafından desteklenmektedir.