KENDİN DİK...: yazıları

yazıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yazıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Masal ormanına yolculuk

12 Temmuz 2013
Gittim, gezdim, geldim. Arada 5 parça elbise diktim. Sonra yeniden tatile gittim, dönüyorum... Hala söz verdiğim gezi yazısını oturup yazamadım! Neyse, gün bugündür arkadaşlar. Bazılarınızın hiç ilgilenmeyeceği, benim gibi hayalperest gezginlerin ise çok hoşuna gidebilecek bir gezi notum daha var. 

Masal Ormanında Bir Gün

çocukla tatil çocuklu seyahat rehberi
Letonya'nın güneyinde Litvanya sınırına yakın kenti Tervete'deyiz. Bu park aslında bir ormanın içine sanatçılar tarafından yapılmış ahşaptan heykeller, evler, oyun alanlarıyla donatılmış bir yer. Ülkede o kadar çok yeşil alan ve doğal park var ki artık parkları ve trekking güzergahlarını çeşitlendirmek için birbirinden yaratıcı çözümler üretmeye başlamışlar.

Parkın olduğu ormanlık arazi Letonya'nın en popüler destinasyonu olan başkent Riga'ya 75 km uzaklıkta. Ancak buraya ulaşımı sadece araba kiralarsanız başarabilirsiniz. Küçücük bir kent içinde mutlu mesut yaşamaya alışmış Rigalılar için burası epey uzak bir yer! Hatta Derin'le yaşıt çocukları olan Leton arkadaşlarımız buraya gideceğimizi duyunca şaşırdı ve biraz mahçup şekilde çok uzak bir yer olduğu için hiç gitmeyi düşünmediklerini söylediler. 75 kilometre! Yani, tüm trafik kurallarına harfi harfine uyarak gidildiğinde bile en fazla 1.5 saat sürüyor. İstanbul'da oturanlar bu satırları okurken şöyle bir yutkundu değil mi? :) 










riga tervete letonya çocuk parklarıParka girerken bizi bu işaretler karşıladı. Bilet kesen teyzelerden biri heyecanla yanımıza gelerek bugün çok şanslı olduğumuzu çünkü cüce anne'nin bugün ormanda olduğunu söyledi! Artık kötü İngilizcesinden midir yoksa ormanda gerçekten de cücelerin yaşadığına gönülden mi inanıyor bilinmez, biletçi teyzenin  gayet ciddi ve heyecanlı şekilde verdiği bu habere yolda ilerlerken epey güldük! Ama ne zaman ki ormanın derinliklerinde cüce köyü olarak kurgulanmış yapılar karşımıza çıktı... teyzenin kendini işine böylesine kaptırmasını anladık. Hakikaten  geceleri cüceler geliyor olmalı bu ormana!

masal ormanı letonya tervete

Derincik heyecan içinde oradan oraya koştururken biz de nereyi fotoğraflayacağımızı şaşırmış şekilde etrafı izledik ilk başta. 






Köyde cücelerin ihtiyacı olan herşey mevcut! Güzel bir iş bölümü ile her türlü iş alanının gerektirdiği atölyeleri kurmuşlar. Yani cücelerin iş piyasası açısından her türlü iş alanı demek istiyorum. 


 



Parkın en eğlenceli yanlarından biri de cücelerin evleri. Bu görmüş olduğunuz nispeten hali vakti yerinde bir cücenin evi olsa gerek. Villa tipinde. Pencereden içeri baktığınızda her türlü ev eşyasının da evde hazır olduğunu görüyorsunuz. Tabii hepsi ahşaptan. Hepsi de yalnızca benimki gibi yer cücelerinin girebileceği büyüklükte :))


riga tervete letonya çocukla seyahat




Derin'i gören var mı?!





Genel olarak güvenli olan bu ormanda bazen fazla heyecanlanan yercücenizi "Yok artık! Çık çabuk dışarı!" diye kontrol etmek durumunda kalabilirsiniz. Asla gardınızı düşürmeyin!




Her zaman içine giremeyecekleri evler de vardı çok şükür. 


  Yine de denemeye değer... 


Çok geniş bir alana yayılmış parkı birkaç saatte bitirmek mümkün değil ne yazık ki.  
Cüce köyü aslında ikiye ayrılmış park alanının yalnızca bir bölümü. Diğer bölümü ise cadı ormanından oluşuyor. Orası daha korkunç! :))  



Yalnız iki park arasındaki mesafe 1 km. kadar var ve sadece yürüyerek geçebiliyorsunuz. Şanslıysanız, at arabasıyla taksicilik yapan bir başka teyzeye rastgelebilirsiniz. Ama biz bu bakımdan şanslı değildik. Oyundan yorulan bazılarımız da çok iyi bildikleri bir takım ajitasyon taktikleriyle kendilerini taşıtmasını bildiler. Dibim düştü yorgunluktan! 


Meraklısına notlar:
  • Tervete'ye ancak araç kiralayarak gidebilirsiniz. Günlük oldukça makul fiyatlara araç kiralayabilirsiniz. Yollar da ip gibi - neredeyse hiçbir yere sapmadan gidilip gelinebiliyor. 
  • Parkın içine girdikten sonra az daha çıkışı bulamıyorduk! Kimse de siz çıktınız mı yoksa gece ormana inen yaratıklara yem mi oldunuz diye ilgilenmiyor. Girişte parkın haritasını çekmesem yolu o yorgunlukla bulamayabilirdik. Dönüş yoluna ekmek kırıntısı atmak da sizi kurtarmaz. Nereye gideceğinizi baştan belirleyin. 
  • İki parkı birden ziyaret etmek istiyorsanız, bir tam gününüzü buraya ayırmanız daha uygun olacaktır. Epey geniş bir alana yayılınmış durumda. 
  • Sivrisinekler korkunç! Beni pantalonumun bile üstünden ısırmasını başardılar. Allah hakikaten bebeleri koruyor. Biz sivri ısırıklarından perişan olurken, bizim yercücesinde tek bir ısırık yoktu! Tabii bunun bir sebebi de hiçbir yerde hayvanların üzerine konabileceği kadar sakin durmamış olması da olabilir... Yanınıza mutlaka sinekkovan ilaç alın. 
  • Letonya - Litvanya civarlarına gidiyorsanız ve küçük çocuğunuz var ise burayı mutlaka ziyaret etmeye çalışın. Pişman olmayacaksınız :))
Yazması benden, gezmesi sizden... 
Hepinize keyifli günler!















9

Ağrı'nın sokakları, güzel öğretmenleri... ve bir de kumaşçıları!

13 Nisan 2013
Kısa Ağrı yolculuğum tüm heyecanı ve yorgunluğuyla bitti. 

Ağrı Türkiye'nin en uzak illerinden biri. Ben oraya 6 yaşından küçük çocukların da nitelikli eğitim alarak, ilköğretime daha iyi şekilde hazırlanmasını destekleyen bir proje kapsamında çalışmalar yapmak için gittim. (Proje ayrıntıları burada:  https://www.facebook.com/erkenegitimisec)


etkinliğimizden bir kare

Yer yer komik, yer yer trajik ama her adımında etkileyici bir seyahat oldu benim için. 

Bazı ilçelerinde sokakta kadın göremediğiniz bir memlekette dünya güzeli genç öğretmenlerle tanıştım. Gencecik, pırıl pırıl, harika çocuklarla...

Sokakta gezerken, alışveriş yaparken bana hep "hoca hanım" dediklerine önce takılmamıştım. Sonra öğrendim ki Ağrı gibi doğu illerinde tek başına gezen kadınlara hep "hoca hanım" derlermiş. Çünkü buralarda dışardan gelip de tek başına gezebilecek cesarette tek kadın olsa olsa öğretmen olurmuş. Öyle bir iş işte! 

Gelelim koşuşturmaca arasında çektiğim hızlı fotoğraflar eşliğinde Ağrı izlenimlerime:


Ağrı Merkez


Ağrı'nın merkezi aslında şehrin en büyük ilçesi değil. Adını aldığı Ağrı dağı da şehir merkezinden görünmüyor! Bunun için Doğu Beyazıt ilçesine gitmeniz gerek. Ağrı merkezi temel olarak 4 caddeden oluşuyor. Biri bu eski taş caminin olduğu Cumhuriyet Caddesi. Çarşı - pazar bu yaya caddesi üzerinde. Biri de dümdüz gittiğinde Kağızman'a bağlandığı söylenen Kağızman Caddesi. Benim otel de buradaydı zaten.

Sık seyahat eden biri olarak konaklama mekanlarından minimum beklenti içinde olma alışkanlığına sahibim. Aradığım ilk şey güvenlik, ikincisi de temizlik olur. Ama son yıllarda yeni bir öncelik daha geliştirdiğimi belirtmek isterim. Bir moda ikonu olarak seyahatlerim sırasında konaklarken artık üçüncü önceliğim de mutlaka kentin moda merkezine yakın olmak!

"Sosyete Moda Merkezi"... Harika değil mi? :)


Yol boyunca

Daha önce kışın ortasında gitmiş, kardan hiçbir yerini görememiştim. Sert kışlarından dolayı çiftçiliğin bile pek yapılamadığı Ağrı'nın yol manzarası baharda ayrı bir güzeldi. 






"Yurt Sevgisi..."

Patnos'tan merkeze dönüşte Murat nehrinin kıyısında kıvrıla kıvrıla giden yol birden minik bir köye çıkıyor. Yaklaşık 30 haneli bu köyün tam ortasında bir okul var. Yarısı pastan kırmızı renk görünen metal çatılı okulun girişinde şöyle yazıyor: "Yurt Sevgisi Ona Hizmetle Ölçülür".  Birkaç sene öncesine kadar su ve kanalizasyon hizmetinin olmadığı bu yerleşim yerinin ortasında böyle bir yazı görmek biraz trajikomik geldi açıkçası. Yazıyı yazan bunu köyün nüfusuna yönelik mi yazmıştır yoksa orada çalışmaya giden memur için mi diye düşündüm geçerken. 










Ağrı'da bir Kumaşçı

Hadi dönüp gelelim Ağrı kumaşçılarına. Gezi yazılarımı kumaşçı bilgisine bağlamak eğlenceli bir detay geliyor bana.

Cumhuriyet caddesi üzerinde eski bir dükkana rastgeliyorum. Adı "İpek İş" Mağazası. İşletmecisi Hasbi Beyle güzel bir sohbete dalıyoruz. Hemencecik benim öğretmen olduğuma kanaat getiriyor o da. Ardından kumaşlara duyduğum ilgiye şaşırıyor. Başlıyoruz sohbete...

Öncelikle Ağrı'ya özgü bir kumaş arıyorum. Ama nafile... Buradakilerin hepsi başka yerlerden üretim. Sonra Ağrı'lı kadınların en çok rağbet ettiği kumaşları tek tek çıkartıyor beğeneceğimden emin şekilde. Ama her biri öyle ışıltılı ki, bakarken gözlerim kamaşıyor. Hasbi Bey çok ısrarlı. Bu kumaşın bana çok yakışacağından emin. O sıradaki yüz ifademe bakar mısınız? :))


Yok, satamadı bana ışıltılı kumaşlarını. Ben yine bildiğim gibi gezmeye başlıyorum dükkanı. Hemen her kumaşa tek tek dokunarak. Güzel pazen bakıyorum ama o da zevkime göre değil. 


Neyse sonunda üzerimde taşımaktan keyif alabileceğim bir kumaş beğeniyorum.   Tahminimce turist fiyatı biçilen bu kumaşa Ankara'da da vereceğim fiyatı vererek keyifle ayrılıyorum dükkandan. 

Tek enden 2 metre aldığım vual kumaş benim beğeni ölçülerime uygun büyüklükte çiçek desenlerine sahip, mor - lacivert ağırlıklı renklerden oluşuyor. Uygun bir zamanda güzel bir bluz olmak üzere kumaş rafına kalkacak eve dönüşte. 


Ağrı kumaşçı gezi kendindik.com

Ağrı bir değişik memleket. Dünyayı anlamak için mutlaka gezmek gerektiğini daha da iyi anlatıyor bana. Ağrı'yla bir dahaki buluşmam Haziran ayında ve bu sefer Ağrı dağı manzarasını göreceğim bir noktada olacak. Bir dahaki gelişime kadar Ağrı'da tanıştığım tüm güzel insanları ve özellikle çocukları sevgiyle kucaklayarak dönüyorum Ankara'ya. Yazıyı da işte o güzel çocuklardan bir kare ile bitirmek istedim. Yüz resmi yok... Çünkü çocuk fotoğraflarını sadece Unicef ve Milli Eğitim Bakanlığı yayınlarında kullanma izniyle çektik. Bu güzel karelerden daha fazlasını görmek istiyorsanız, yukarıda linkini verdiğim Proje Sayfasına uğrayabilirsiniz. 




Follow my blog with Bloglovin
11

Paris Kumaşçılarını Ziyaret

29 Ocak 2013

Bir dikiş tutkunu olarak, ziyaret ettiğim her şehirde mümkünse bir kumaşçıya uğramaktan zevk alırım. Bu sefer ziyaret ettiğim şehir Paris olunca, bana orayı hatırlatacak birşeyler almak zorundaydım! Akıllı işi mi? Değil… Siz yapar mıydınız? Eminim yapardınız! ;)
Avrupa bohem yaşantısının merkezi, dünyaca ünlü Montmartre bölgesindeyiz. Bölgenin en tepesinde tüm Paris’e bakan noktada yer alan ünlü Sacre Coeur Bazilikasını ve sanatçıların bir dönem en popüler yaşam mekanı olan Montmartre sokaklarını arşınlamaktan bitkin düşmüş durumdayız. İngilizce blogumun sıkı okuyucularından birkaç kişi bana Paris ziyaretimle ilgili yazıdan sonra bu bölgede aynı zamanda Paris kumaşçılarının da olduğunu anlatmış. Bunun üzerine durur muyum? Kültürel ziyaretlerimizi müteakip, ruhuma iyi gelecek birkaç alışveriş yapma aşkı içerisinde kendimi Saint-Pierre sokağında buldum. 
paris fabric stores sewing yours style
Sokağın başındaki ilk dikkate değer kumaşçı Reine isimli mağaza. Burası meğerse çok ünlü bir mağaza iken, ünlü moda ve tasarım yarışması programı Project Runway’in Paris bölümünde kullandığı mağaza olduktan sonra daha da bir popüler olmuş. 
Pek sevdiğimiz şahsiyet Bay KendinDik, ciğerci dükkanına girmiş kedi gibi halimi çekmek (ve belki de bu işten neden bu kadar keyif aldığımı anlayabilmek ümidiyle) ziyaretime eşlik etti. Elbette 5 dakika sonra da “benden bu kadar” diyerek kaçtı!
Kısa bir gezi notu: Yanınızda sevdiğiniz birileriyle seyahat ediyorsanız, kendinizi dükkanlarda kaybetmeden (ve şanslıysanız alışveriş yapmaya başlamadan) önce onların da keyifle oturup dinlenebileceği bir yer bulun. Kendinizi sonra kaybedin…
Bu İrem’in ciğerci dükkanına ilk girdiği an ...
Bu da İrem’in ciğer fiyatlarını gördüğü an…
Herşey öyle şık, öyle tarzdı ki… Tüm kumaşlar harika bir düzen içinde, geniş geniş yerleştirilmişti masaların üzerine. Mağazanın ışıklandırılmasından tutun, size yardımcı olan satış görevlilerine kadar herşey alışverişinizi bir keyif haline getirmek için düzenlenmişti. Bizdeki pala bıyıklı tezgahtarların 5 dakikada bir “abla bişey lazım mı?” soruları, bir de bazılarının “bak bundan diz altına kadar şöööle bi elbise yaparsın, dur verem sana şundan 2 metre” şeklinde akıllara ziyan tasarım yorumları olmadan alışveriş yapabiliyor olmak benim için bir hayli yeni bir kavramdı!
fabric store paris sewing your style
Yukarıdaki fiyat etiketlerini okuyabiliyor musunuz? Euro paritesini takip etmeyenlere açıklıyayım, o rakamları 2,3 ile çarpacaksınız! Sanıyorum Türkiye’deki iyi kaliteli ve ucuz kumaşlara fazla alışmışız, bunları görünce biraz afalladım… Ama şu ipekler de öyle bir güzel ki…
french silk sewing your style
Artık hazır giyim mağazalarından pek birşey almadığıma göre, kendimi birkaç metre kumaşla şımartmaya hakkım da var öyle değil mi? (resimler yazının sonunda :) )
Burası da Reine mağazasının - nam-ı diğer hayal dükkanım - ikinci katı. Dikiş kalıplarına özel bir köşe var burada. Satılan tüm kalıpların rahatça takip edilebileceği, hatta dikiş hayallerine dalıp kendinize yeni bir gardrop fikri üretebileceğiniz şekilde düzenlenmiş stantların üzerinde duruyor dergiler. 
pattern corner paris sewing your style
Güzel bir doğal ışıkla aydınlatılmış kalıp / patron köşesi sakince alışveriş yapmanız için ayrılmış, size özel bir dikiş kütüphanesi havasında… 
Camdan dışarıya baktığınızda ise diğer bir ünlü kumaş mağazasını görüyorsunuz: Marche Saint-Pierre. Burada fiyatlar nispeten daha makul.
Reine’in dışında aynı sokak içinde bizim “parçacı” dükkanlarına benzer mağazalar da var birkaç tane. Buralarda kumaş kalitesi daha düşük olmakla birlikte fiyatlar da daha makul. Ama sanmayın ki bizim parçacılar gibi herşey herşeyin üzerinde. Gayet güzel katlanarak sıralanmış kumaşlar sizin yerinize kesilip paketlenmiş. Parçalar 1.5 ile 3 metre arasında değişiyor. Ne yazık ki aralarından istediğiniz kadarını kestiremiyorsunuz. Ne ise onu almak durumundasınız. 
Aşağıda, en beğendiğim tuhafiye dükkanının resimleri var. Resimlere bakınca neden “tuhafiyeci”ye özel yazı hazırladığımı daha iyi anlayacaksınız :) 
notions store paris sewing your style
Şeker duvarını gördünüz mü? :P 
wall of buttons sewing your style
Düğmeler bu kadar mı güzel sergilenir? Gezmesi, bakması, alması ne kadar rahat ve keyifli öyle değil mi? 
buttons paris sewing your style
Fermuar köşesi…
zippers paris sewing your style
Eee, madem buradan kumaş alacağım dedim ve bir dolu para ayırmaya razı oldum, o halde buna gerçekten değecek kumaş almalıyım öyle değil mi? Aldığım kumaşın bana Paris’i hatırlatması lazım dedim. Sizce de kan-kan dansçılarından daha iyisi var mı Parisi anlatmak için? hehehe:D
Eiffel kulesi baskılı kumaşları bizim pala bıyıkta da buluyorum da, bu kumaşı görünce aşık oldum! (metresi 15 EUR)
Parçacılardan da 3 metrelik mavi-gri çiçek desenli bir ipek aldım (3 metresi 38 EUR)
french silk sewing your style
Düğmelere gelecek olursak, verdiğim paraya göre düğmeden ziyade ziynet eşyası demeliyim, işte aldıklarım:  
parisian buttons sewing your style

Nasıl gidilir…

Montmartre bölgesine geldiğinize (ünlü Moulin Rouge’un olduğu yer), tepedeki Sacre Coueur Bazilikası buraya gelen tüm turistlerin illa ki ziyaret ettiği bir yerdir; oradan anlatayım. Bazilikanın altında tepeden aşağıya doğru bir park iner. Parkın bir köşesinde nefis bir atlı karınca var. Öteki köşesinde yine ünlü bir modern sanat müzesi görürsünüz: Museum d’Art Naïf. Müzeyi bulduktan sonra hemen karşısında Reine mağazasını göreceksiniz. Diğer kumaşçılar da aynı sokak içinde yer alıyor. 
paris fabric stores sewing your style
Yürümekten yorulduğunuzda ve uyduruk turistik cafelerde oturmaktan kaçınıyorsanız bu müzenin içinde yer alan cafeye girmenizi tavsiye ederim. Yiyecek çeşitleri fazla olmamakla birlikte, sizi arsız turistik yiyecek mekanlarından uzaklaştıracak, son derece keyifli ve sakin bir yer burası. 
Museum d'Art Naïf sewing your style

Bir geziyi bitirmenin en iyi yolu nedir?

Kumaş aldım (istediğim miktarda olmasa da buna da şükür!), harika yerler gördüm, nefis bir Fransız şarabını (ki koladan daha ucuz hemen her yerde!) karşımda sevdiceğim oturuken içtim. Bir de benim büyük bir tutkuyla anlattığım kumaşçıları gerçekten ilgileniyormuş gibi dinlemeye çalışmasına içten içe gülerek kadehimi tokuşturdum. 

Ayna ayna söyle bana, var mı şu an benden daha güzeli dünyada! :)
Şerefinize!

Museum d'Art Naïf french wine sewing your style

8
Burada yayımlanan yazı ve görsellerin tüm hakları İrem Sunar Özat'a aittir. İzinsiz yayımlanamaz. Blogger tarafından desteklenmektedir.