NOKTALARI BİRLEŞTİRİN...

21 Şubat 2020
irem sunar, yazar, puantiyeli bluz, dikiş, komik, dikiş öğren, kendin dik

BİR KUMAŞ, BİR KADIN, BİR ÖRDEK...


Çocukluğumun en can sıkıcı etkinliklerindendi. Özgürce yaptığım kalem vurguları ilk kez zapturapt altına alınıyordu. Biçimsiz çizgilerim sert kalem darbeleriyle birbiriyle yarışıyordu. Her seferinde 10 numaradan 11’e değil de 22’ye gidildiğinde nasıl bir resim ortaya çıkacağını daha çok merak ediyordum. Ama illa ki 10’un ardından 11’e ulaşmak lazımdı. "Etkinlik kuralları böyle İremciğim..." Belki ben tek kanadı diğerinden uzun olduğu için topallayarak uçan bir ejderha ortaya çıkartacaktım. Ancak kağıdın üstünde bir ördek görünmeliydi. Tüm öğrenciler noktaları doğru şekilde birleştirmeliydi. 


Akademik dünyaya karşı bu ümitsiz isyankarlığımın ne zaman tam anlamıyla yok olduğunu hatırlamıyorum. Tek bildiğim, noktaları doğru birleştirme egzersizinden beklenen itaatkâr disiplini ilkokul mezuniyetimden çok yıllar sonra bile korumuş olduğum.

"Bu memlekette hayalperest işlere girilmez. Önce düzgün bir bölümde oku, sonra istediğini yaparsın..." Kalemimizi usulca 9'dan 10'a doğru kaydırıyoruz.

"İş hayatına kendini fazla kaptırırsan huzurlu bir evliliğin olmaz..." 13'ten 14'e doğru kısa bir çizgiyle geçiyoruz. 14'ün etrafında biraz karalamaca var. Alternatif noktalar deniyoruz.

"Sağlıklı bir bebek sahibi olmak için en az 15 ay emzirmek gerekir..." 26. noktadan 27'ye doğru uzun ve sabırlı bir çizgi çekiyoruz.

"Falancaya şöyle şöyle davranmalısın. Yoksa çok ayıp olur..." İşte bu "Ayıp olur" ileri yaş grubundakilerin hayatlarında en popüler noktalardan biri. Resmin çeşitli yerlerinde davetsiz biçimde bitiveriyor ortada. Anadolu’nun bağrında yetişmiş bir kadın olarak yazıyorum tabii bunları. Yoksa "Ayıp olur"larla bezeli bir resmi başka milletten kadınlara anlatsam büyük çoğunluğu bana boş gözlerle bakar.

İşte tüm noktaları birleştirdik! Başkalarının belirlediği noktalarla çizilmiş harika bir hayat var elimizde. Kağıdın üstünde kocaman bir ördek boş gözlerle bize geri bakıyor. Peki ya şimdi? Hoş geldin 40'lı yaşlar ve adı evlerden ırak "Orta Yaş Bunalımı".
kadınlık halleri, orta yaş bunalımı, hobi, dikiş, moda, yazar, puantiye, kurdele


Bu hafta 20 yıldan fazladır görmediğim bir sınıf arkadaşımı kliniğinde ziyaret ettim. Benim asla yapmayı düşünmediğim psikologluk mesleğini hakkıyla yapan arkadaşlarımdan biri olmuş Özcan. Aradan geçen yılları iştahla birbirimize anlatırken, dört yıl önce başlayan Rusya macerama geldi sıra. Bir anda tüm kariyerimi, çevremi, dostlarımı bırakıp atıldığım göçmenlik macerasından bahsettik biraz. Her şeyi nasıl yeni baştan öğrenmeye çalıştığımdan, meğer Kiril alfabesinin Rusça'nın en kolay kısmı olduğundan, dil öğrenmedeki beceriksizliğimden, kendime yeni bir meslek edinme gayretlerimden, gittiğim yerden yeni bir yuva yapma emeklerimden...

Özcan'ın şefkat dolu terapi koltuğuna biraz daha gömülmüş halde, son dört yılı göçmenlik deneyimiyle geçen hayatıma bir psikolog gözüyle bir an yeniden baktım. Ah şöyle birkaç ay bile rahat rahat yerimde oturabilsem, birçok yaşıtım ve hemcinsim gibi belki ben de orta yaş bunalımıyla tanışır mıydım acaba? Sürekli koşturmaktan hiçbir şeyi rahat rahat yaşayacak vaktim olmamış şükür! Ama yine de tetikte olmakta fayda var.

Hemen herkesin yaşı geldiğinde bazen çok derinden, bazen de kıyısından dokunarak geçtiği orta yaş bunalımı noktaları nasıl birleştirdiğimizde yakından alakalı aslında. Hayatın rutine bağlanması, hedeflerin belirsizleşmesi, hayat ödevlerinden sıkılma, noktaları "ayıp olur"lardan, “benden beklenen”lerden  "ben ne istiyorum"lara kaydırmanın karşısındaki ürkütücü duraksama...

Ben kendimi farkında olmadan yeni bir hayat kurma gailesinin kucağında bulduğumdan, henüz fazla bulaşmış değilim bu meşum bunalıma. Menapoza yaklaştığımda bu konuya yeniden bir göz atarız artık.

gizli düğmeli bluz, bluz modelleri, Burda 02/2020, BurdaStyle

Bu puantiyeli bluzu dikerken tam olarak aklımdan bunların geçtiğini söyleyemem. Zaten insanın severek yaptığı hobilerinin işlevi de bu değil mi? Zihni boşaltarak tüm dikkatini yaptığın işe vermek... Kendine bir mola vermek. Hayat bizim dertlerimizi dikkate almak için durmaz. Ama en azından biz biraz soluklanacak vakti zihnimize verebiliriz. 



Kıdemli Kendin Dik sitesi okuyucuları konuyu nereye bağlayacağımı tahmin etmiştir artık. Evet! Yeni bir "Öğren Çekirge" yazı dizisi tüm sevenleri için yeniden başlıyor! Belki bir sonraki yazı dizisi ülkeden bezginliğinize, dertlerden yorgunluğunuza, mızmızlığınıza, tembelliğinize, sıkılganlığınıza ilaç gibi gelir. Hevesiniz arttıysa o çok önemli soruyu sormanın vakti gelmiştir: Kim korkar gömlek dikmekten?!  



Meraklısına Notlar:
- Bu bluzu Burda dergisinin 02/2020 sayısındaki 110 no.lu kalıbı kullanarak diktim. 

- Dikişi bana çok kolay geldi. Bilmeyenler bundan sonra yayınlayacağım adım adım dikiş aşamalarını anlatacağım yazıları takip edebilir veya "Öğren Çekirge" sayfasından eskiden yazmış olduğum gömlek dikiş notlarına göz gezdirebilir.

- Kalıpta yaptığım ilk değişiklik yakayı hakim yaka yapmak oldu. Ben mi beceremedim yoksa kalıp mı küçüktü bilmiyorum ancak yaka kalıbını 8 cm. uzatmak zorunda kaldım. 

- Kalıpta yaptığım ikinci değişiklik ise arka parçanın uzunluğu oldu. Benim gibi tıknaz tavuklar için fazlasıyla uzun bir model. Kendi keyfime göre kısalttım. 

-Bir takipçimin Instagram'dan yaptığı yorumu burada hatırlatmakta fayda var. Bence çok iyi düşünmüş. Bu tarz bir modeli rahat kullanmak istiyorsanız, kırışmayan veya az kırışan bir kumaş seçmeye özen göstermelisiniz. Benim gibi oturmasını kalkmasını pek bilmeyenler için kuyruk kısmının gün içinde epey kırıştığını not etmek isterim.  

- Kalıpta yaptığım son değişiklik ise yakaya takılan aksesuarda oldu. Bana çarşaf gibi gelen bu aksesuarın dergide geçen yapılış adımlarını da zaten anlamamıştım. Ben de bildiğim gibi yaptım. Yazı dizisinin son kısmında onu da anlatacağım. 

Eh artık hazır mıyız? Bu kadar yazdıkdan sonra bir alkış alır mıyım? O halde hemen şu an telefonu / bilgisayarı elinizden bırakın ve bulunduğunuz yerde yazarımızı ve hevesli terzimizi alkışlamaya başlayın (olabilir tabii, neden olmasın?). Alkışlamak istemezseniz (veya yeriniz darsa) aşağıya minicik de olsa bir yorum ekleyin. Ben çok mutlu oluyorum yorumlarınızı okudukça!


Sevgiyle,
İrem 

10 yorum

  1. Eve gidince alkışlayacam söz, şu an bulunduğum ortamda, aynen dediğin gibi, yerim dar :DDD
    Ellerine sağlık, gömleği çok sevdim.
    Dergiyi alır almaz hemen bu kalıbı çıkardım ve kestim ben de, umuyorum pazar günü dikebilirim :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Harikasınız! Teşekkür ederim. Bu haftasonu dikiş masanıza zaman ayırırsanız, bir alkış da benden size gelsin o halde! :))

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Alkışa aç yazarın hazin sonu 🙈😄 :))) Teşekkür ederim!

      Sil
  3. Bu ayın dergisini alıp almamakta kararsızdım. İyi ki almışım dedirttiniz:)
    Yazılarınızı merakla bekliyorum. Gömleğinizi çok güzel günlerde giyin inşallah...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Masraf yaptırmak bizim işimiz :))
      Oh, iyi ki almışsınız! Ben de birkaç şey daha dikeceğim o sayıdan, fırsat bulur bulmaz.

      Sil
  4. hakim yaka harika bir seçim olmuş; ellerinize sağlık. özellikle kol detaylarına bayıldım. devamını bekliyoruz =)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Zeze! (Bu benim tanıdığım Zeze mi acaba? ☺️) ilk fırsatta yazacağım. Şu evden çalışma/okul durumlarını bir çözmek lazım tabii önce 😄

      Sil

Burada yayımlanan yazı ve görsellerin tüm hakları İrem Sunar Özat'a aittir. İzinsiz yayımlanamaz. Blogger tarafından desteklenmektedir.