KENDİN DİK...: tuhafiye

tuhafiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tuhafiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

HAFİF TAKINTILI BİR KİŞİLİK ÖZELLİĞİNİZ Mİ VAR?

28 Ağustos 2013
Hafif takıntılı bir kişilik özelliğiniz mi var?
Onlarca şeyle aynı anda ilgilenip, hepsinin de aynı anda düzenli olmasını mı istiyorsunuz?
Hunharca harcadığınız paralarla edindiğiniz dikiş kalıplarınız bir türlü istediğiniz terbiyeyle hareket etmiyor mu?

Üzülmeyin!
Yalnız değilsiniz...
Ruh hastası olabilirsiniz... ama yalnız değilsiniz...


kalıp çıkarma

Son 3 yıldır, her bulduğu fırsatta ödev yapar gibi kalıp çıkartıp dikiş diken bir insanın sadece dikiş yayıntılarına ayırabildiği bir odası yoksa ne olur? Aşırı sistemli bir masası olur. 

İşte size bir anda  atölyeye dönüşebilen çalışma masasını takdim edeyim:
Çok masum bir dolap görüntüsü var değil mi? Raflarda birkaç dosya ve kutu.
Halbuki orada bir atölye gizli!
en çok okunan


Üstünde ise masum birkaç dosya, renkli birkaç kutu, dantelli metal bir saksı ve minik bir çöp kutusu bulunuyor...

Oradan göz kırpan bizim Gamlı Baykuş olmasın sakın?





DİKİŞ MASASINI DÜZENLİ TUTMANIN YOLLARI:


  • Makaslarım (kumaş makası, zigzag makas, kağıt makası, küçük makas, iplik makası), dikiş dikmediğim zamanlarda gamlı baykuşumla birlikte çok sevdiğim dantel desenli saksıda beklerler beni. 
  • Çöp kutum dikiş dikerken yanımdan ayrılmaz. Kesip biçtiğim parçaları oraya atarım yerlere düşmesin diye. 
  • Kumaş kalitesine göre değiştirdiğim makina iğnelerim ile el dikişi için gereken 1-2 iğne, kelebek efektli mıknatısımın üzerinde - masa lambamın altında durur. Kelebekli mıknatıs aslen bir buzdolabı magnetidir. 



Kutular ise bir dünya saklar benim için! Her bulduğum kutuya birşeyler tıkıştırırım. 

  • Her zaman tuhafiyeciye gidecek vaktim olmadığından, toptan aldığım fermuarlar bir kutuda... 
  • Tela, dantel parçaları, balen vs gibi ıvır zıvırlar bir başka kutuda...



Peki ya hazır kalıplar? 

  • Yabancı kalıplar kendi zarflarıyla satılıyor. Onların ebatları minik olduğundan elbise / ceket vb gruplamayla dar kutuya. 
  • Kalıp dergileri ise bir başka kutuya... 




Peki bu kadar çok kalıp dergisi olunca aradığım modeli nasıl bulacağım? 

  • Dergi "Modellere Toplu Bakış" sayfasından katlanır ve şeffaf bir torbaya / şeffaf dosyaya sokulur. 
  • Oradan da kutuya...




KESTİĞİNİZ KALIPLARI DÜZENLİ TUTMA: 


  • Bir dünya kalıp kestikten sonra onları derli toplu tutması büyük dert haline gelince, içinde 20-30 şeffaf dosya olan sunum klasörleri aldım. 
  • Kestiğim kalıbı katlayıp ataçladıktan sonra dosyaya yerleştirdim. Bir süre sonra kesilen kalıpların sayısı çoğalıp, hangi kalıp nedir diye hatırlamakta zorlanınca, basit bir etiketleme yöntemiyle dosyanın içindeki kalıbı not etmeye başladım.  




Daha önce çıkartmış olduğum bir kalıbı kullanmak istediğimde işim çok kolay oluyor. Hatta arsızlık edip, birden fazla kalıp çıkarttıysam - kalıp karıştırmaca yapmaya bayırım da - çıkarttığım yerleri unutmayayım diye renkli etiketler kullanırım :)
irem sunar özat kendin dik blog DIY moda tasarım dikiş

Nasıl? Hafif ürkmeye mi başladınız? :))) Yok, sordum ben doktora. İnsan içine çıkabilirsin dedi...  

Ne yapayım, hem iş hem dikiş tek masada olmak durumunda kalınca ve evde her yere burnunu sokan bir yercücesiyle birlikte yaşayınca, çareyi aşırı organize olmakta buldum. İşimde de böyleyimdir ben :)

Sizin dikiş masanız / odanız ne durumda? Sizin kullandığınız düzenleme yöntemleri neler?  
Takıntılı olanların yorum bırakması teşvik edilir. Sayının çok olması kendimizi güvende hissetmemizi sağlıyor da... 

41

Paris Kumaşçılarını Ziyaret

29 Ocak 2013

Bir dikiş tutkunu olarak, ziyaret ettiğim her şehirde mümkünse bir kumaşçıya uğramaktan zevk alırım. Bu sefer ziyaret ettiğim şehir Paris olunca, bana orayı hatırlatacak birşeyler almak zorundaydım! Akıllı işi mi? Değil… Siz yapar mıydınız? Eminim yapardınız! ;)
Avrupa bohem yaşantısının merkezi, dünyaca ünlü Montmartre bölgesindeyiz. Bölgenin en tepesinde tüm Paris’e bakan noktada yer alan ünlü Sacre Coeur Bazilikasını ve sanatçıların bir dönem en popüler yaşam mekanı olan Montmartre sokaklarını arşınlamaktan bitkin düşmüş durumdayız. İngilizce blogumun sıkı okuyucularından birkaç kişi bana Paris ziyaretimle ilgili yazıdan sonra bu bölgede aynı zamanda Paris kumaşçılarının da olduğunu anlatmış. Bunun üzerine durur muyum? Kültürel ziyaretlerimizi müteakip, ruhuma iyi gelecek birkaç alışveriş yapma aşkı içerisinde kendimi Saint-Pierre sokağında buldum. 
paris fabric stores sewing yours style
Sokağın başındaki ilk dikkate değer kumaşçı Reine isimli mağaza. Burası meğerse çok ünlü bir mağaza iken, ünlü moda ve tasarım yarışması programı Project Runway’in Paris bölümünde kullandığı mağaza olduktan sonra daha da bir popüler olmuş. 
Pek sevdiğimiz şahsiyet Bay KendinDik, ciğerci dükkanına girmiş kedi gibi halimi çekmek (ve belki de bu işten neden bu kadar keyif aldığımı anlayabilmek ümidiyle) ziyaretime eşlik etti. Elbette 5 dakika sonra da “benden bu kadar” diyerek kaçtı!
Kısa bir gezi notu: Yanınızda sevdiğiniz birileriyle seyahat ediyorsanız, kendinizi dükkanlarda kaybetmeden (ve şanslıysanız alışveriş yapmaya başlamadan) önce onların da keyifle oturup dinlenebileceği bir yer bulun. Kendinizi sonra kaybedin…
Bu İrem’in ciğerci dükkanına ilk girdiği an ...
Bu da İrem’in ciğer fiyatlarını gördüğü an…
Herşey öyle şık, öyle tarzdı ki… Tüm kumaşlar harika bir düzen içinde, geniş geniş yerleştirilmişti masaların üzerine. Mağazanın ışıklandırılmasından tutun, size yardımcı olan satış görevlilerine kadar herşey alışverişinizi bir keyif haline getirmek için düzenlenmişti. Bizdeki pala bıyıklı tezgahtarların 5 dakikada bir “abla bişey lazım mı?” soruları, bir de bazılarının “bak bundan diz altına kadar şöööle bi elbise yaparsın, dur verem sana şundan 2 metre” şeklinde akıllara ziyan tasarım yorumları olmadan alışveriş yapabiliyor olmak benim için bir hayli yeni bir kavramdı!
fabric store paris sewing your style
Yukarıdaki fiyat etiketlerini okuyabiliyor musunuz? Euro paritesini takip etmeyenlere açıklıyayım, o rakamları 2,3 ile çarpacaksınız! Sanıyorum Türkiye’deki iyi kaliteli ve ucuz kumaşlara fazla alışmışız, bunları görünce biraz afalladım… Ama şu ipekler de öyle bir güzel ki…
french silk sewing your style
Artık hazır giyim mağazalarından pek birşey almadığıma göre, kendimi birkaç metre kumaşla şımartmaya hakkım da var öyle değil mi? (resimler yazının sonunda :) )
Burası da Reine mağazasının - nam-ı diğer hayal dükkanım - ikinci katı. Dikiş kalıplarına özel bir köşe var burada. Satılan tüm kalıpların rahatça takip edilebileceği, hatta dikiş hayallerine dalıp kendinize yeni bir gardrop fikri üretebileceğiniz şekilde düzenlenmiş stantların üzerinde duruyor dergiler. 
pattern corner paris sewing your style
Güzel bir doğal ışıkla aydınlatılmış kalıp / patron köşesi sakince alışveriş yapmanız için ayrılmış, size özel bir dikiş kütüphanesi havasında… 
Camdan dışarıya baktığınızda ise diğer bir ünlü kumaş mağazasını görüyorsunuz: Marche Saint-Pierre. Burada fiyatlar nispeten daha makul.
Reine’in dışında aynı sokak içinde bizim “parçacı” dükkanlarına benzer mağazalar da var birkaç tane. Buralarda kumaş kalitesi daha düşük olmakla birlikte fiyatlar da daha makul. Ama sanmayın ki bizim parçacılar gibi herşey herşeyin üzerinde. Gayet güzel katlanarak sıralanmış kumaşlar sizin yerinize kesilip paketlenmiş. Parçalar 1.5 ile 3 metre arasında değişiyor. Ne yazık ki aralarından istediğiniz kadarını kestiremiyorsunuz. Ne ise onu almak durumundasınız. 
Aşağıda, en beğendiğim tuhafiye dükkanının resimleri var. Resimlere bakınca neden “tuhafiyeci”ye özel yazı hazırladığımı daha iyi anlayacaksınız :) 
notions store paris sewing your style
Şeker duvarını gördünüz mü? :P 
wall of buttons sewing your style
Düğmeler bu kadar mı güzel sergilenir? Gezmesi, bakması, alması ne kadar rahat ve keyifli öyle değil mi? 
buttons paris sewing your style
Fermuar köşesi…
zippers paris sewing your style
Eee, madem buradan kumaş alacağım dedim ve bir dolu para ayırmaya razı oldum, o halde buna gerçekten değecek kumaş almalıyım öyle değil mi? Aldığım kumaşın bana Paris’i hatırlatması lazım dedim. Sizce de kan-kan dansçılarından daha iyisi var mı Parisi anlatmak için? hehehe:D
Eiffel kulesi baskılı kumaşları bizim pala bıyıkta da buluyorum da, bu kumaşı görünce aşık oldum! (metresi 15 EUR)
Parçacılardan da 3 metrelik mavi-gri çiçek desenli bir ipek aldım (3 metresi 38 EUR)
french silk sewing your style
Düğmelere gelecek olursak, verdiğim paraya göre düğmeden ziyade ziynet eşyası demeliyim, işte aldıklarım:  
parisian buttons sewing your style

Nasıl gidilir…

Montmartre bölgesine geldiğinize (ünlü Moulin Rouge’un olduğu yer), tepedeki Sacre Coueur Bazilikası buraya gelen tüm turistlerin illa ki ziyaret ettiği bir yerdir; oradan anlatayım. Bazilikanın altında tepeden aşağıya doğru bir park iner. Parkın bir köşesinde nefis bir atlı karınca var. Öteki köşesinde yine ünlü bir modern sanat müzesi görürsünüz: Museum d’Art Naïf. Müzeyi bulduktan sonra hemen karşısında Reine mağazasını göreceksiniz. Diğer kumaşçılar da aynı sokak içinde yer alıyor. 
paris fabric stores sewing your style
Yürümekten yorulduğunuzda ve uyduruk turistik cafelerde oturmaktan kaçınıyorsanız bu müzenin içinde yer alan cafeye girmenizi tavsiye ederim. Yiyecek çeşitleri fazla olmamakla birlikte, sizi arsız turistik yiyecek mekanlarından uzaklaştıracak, son derece keyifli ve sakin bir yer burası. 
Museum d'Art Naïf sewing your style

Bir geziyi bitirmenin en iyi yolu nedir?

Kumaş aldım (istediğim miktarda olmasa da buna da şükür!), harika yerler gördüm, nefis bir Fransız şarabını (ki koladan daha ucuz hemen her yerde!) karşımda sevdiceğim oturuken içtim. Bir de benim büyük bir tutkuyla anlattığım kumaşçıları gerçekten ilgileniyormuş gibi dinlemeye çalışmasına içten içe gülerek kadehimi tokuşturdum. 

Ayna ayna söyle bana, var mı şu an benden daha güzeli dünyada! :)
Şerefinize!

Museum d'Art Naïf french wine sewing your style

8
Burada yayımlanan yazı ve görsellerin tüm hakları İrem Sunar Özat'a aittir. İzinsiz yayımlanamaz. Blogger tarafından desteklenmektedir.