KENDİN DİK...: vintage

vintage etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vintage etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

BİRİKEN BULAŞIKLAR

31 Ağustos 2013

popüler bloglar

Her bulduğum boş vakitte dikiş masama koşarsam olacağı bu... Bulaşıklar birikir, birikir, birikir... ve sonunda nefis bir kumaş desenine dönüşür!
Bu kumaşı gördüğüm anda vurulmam, acayip desenli her türlü kumaşın hastası olmam sebebiyle şaşırtıcı değildi kuşkusuz. 

Ama birikmiş bulaşıklardan oluşan bu kumaşın bende bir anda 1940'lara ait bir elbise modelini dikme isteği uyandırması... benim için bile ilginç bir durum ;)
yaratıcı tasarım moda

Aklımda omuzlardan büzgülü, bele oturan bir model vardı. Yığılan bulaşıklarımı sarıp sarmalayan kumaş hafif likralı bir şifon olduğundan, doğru yerlere yerleştirilmiş büzgülerin nefis bir hava yaratacağını düşündüm. Elimde bu tür bir kalıp olmaması işimi biraz zorlaştırdı tabii.  :/

Ancak kalbimde pıtpıt atan dikiş aşkı elbette bunun da çaresini buldu ve belden saran, omuzdan bollaşan bir gömlek kalıbını kendine uydurmayı başardı.


Bu kalıp Burda'nın 01 / 2011 sayısında çıkan ve benim daha önce kullandığım bir gömlek kalıbıydı. Önce  yakadan kurtuldum. Önünü biraz daha açtım ve V yaka yaptım. 

Ardından gömlek patı kısmını etekte kestim ve düğmelerin sadece kalça hizasına kadar gelmesine karar verdim. 
dikiş moda blog

Son olarak, yakınlarda 2 farklı kumaşla dikmiş olduğum bir başka retro bluz kalıbında öğrendiğim "yarım pens" detayını en azından ön parçalarda kullanmaya karar verdim - yarım pens ile ilgili "Öğren Çekirge" notu yakında ;) 
çizgili elbise modelleri

Elbise pensini tam boy değil, yarısından itibaren dikince, pensin üst kısmı ekstra bol kalıyor. Bu da giysinin beli çok daha güzel bir şekilde sarmasına yardımcı oluyor. Üst kısım ise önden ve arkadan bol geliyor.

Nasıl? Bu kadar zorlamayla retro bir hava verebilmiş miyim elbiseye? ;)
tasarım vintage retro

Bu özel tasarımın maliyeti? Her zamanki gibi el yakıyor!

Kumaş metresi= 4 TL'den 1.5 mt. 
Düğmeler= 0 TL - evde vardı. 
(e hadi... siz de kendi giysilerinizi dikmeyi öğrenmeye başlasanıza artık!)


DIY moda tasarım dikiş blog

Elbise tamam. Peki ya bulaşıklar ne olacak?
Tamam hemen başlıyorum... şu pantalonu da bir keseyim... hemen geldim! ;)

62

Tarihin tozlu yaprakları

16 Ağustos 2013
vintage fashion, vintage moda, retro bluz

Bugün ne giysem diye düşündü genç kadın. Sene 1956, Ağustos sıcağında bir gündü. 

Türkiye mümessili yabancı basın'dan çıkan Burda Moden mecmuasının sayfalarını karıştırdı ve tam kendine göre bir "buluz" buldu. "Bu yaz sıcağında kolsuz bir giysi çok iyi gelir" diye düşündü.

Sene 1956;Varlık Dergisi Roman Armağanı'nı "İnce Memed" romanıyla Yaşar Kemal kazanmıştı. 

Burda moden dergisi elinde, diğer gazeteleri karıştırmaya başladı. 

Uluslararası Basın Enstitüsü Türkiye'de basına baskı yapıldığını açıklamıştı. 
Akis Mecmuası Yazı İşleri Müdürü Cüneyt Arcayürek "kedi gelince fareler kaçtı" başlıklı yazısı nedeniyle açılan davadan beraat etmişti. 


 Sene 1956; Cumhurbaşkanı İnönü'ye hakaretten Sanık Ulus Gazetesi yazarı Şinasi Nahit Berker 1 yıl hapse mahkum olmuştu. 

 "
Aman" dedi genç kadın "siyaset benim neyime? Ben dikiş makinamı açayım da biraz sıcak havayı unutayım..."

"İyi ki cemiyetimde balık etli olmak mubah tutuluyor. Bunca güzel yemek varken, başka türlüsü düşünülemez zaten. Şu Alman hanımları da ne acayip... incecikler... kemikleri sayılıyor!" dedi içinden Burda Moden mecmuasını incelerken. "Büyüklerimiz boşuna dememiş bir gram et bin ayıp örter diye... Yok, Türkiye'de asla 40 bedenden aşağı kadına güzel denmez" dedikten sonra mutlu oldu (son derece öngörüsüz bir şekilde...)  
Bu "buluzu" iyi ki dikmişim derken buldu kendini ayna karşısında. Tiril tiril bir emprime kumaştı biçtiği. 

Sene 1956; İstanbul İşçi Sendikaları Birliği kongresi yapılmış; İşçiler "Grevsiz sendikalar, cereyansız ampul gibidir" diye beyanat vermişti. 

  Kalıbın arkasında da şahane bir pens detayı bulunuyordu. Bu sayede "buluz" bele sıkıca oturuyor ve sırt kısmında hafifçe bollaşıyordu. 

Sene 1956; Demokrat Parti hükümetinin hazırladığı yeni Basın Kanunu Mecliste kabul edildi. Hürriyet Partisi adına konuşan Turan Güneş, "Bu kanunla değil basın özgürlüğü, basın bile kalmayacak" demişti. 

"Basın özgürlüğünden bana ne! Nasıl olsa ucu bana dokunmaz..." diye burun kıvırdı genç kadın. Paris'ten getirttiği düğmeler bu "buluz" için biçilmiş kaftandı! 



Sene 1956; İstanbul'da istimlak başladı. Maliye Bakanlığı İstanbul'da hazineye ait 10 bin arsa ve 500 binayı satışa çıkardı. Başbakan Adnan Menderes "Memleket baştan aşağı yeniden inşa olmaktadır" dedi. 
Türkiye ilk şeker ihracatını gerçekleştirdi. 
Fidel Castro Küba'ya çıktı.
Akis dergisinin son sayısı toplatıldı. 

"Bu seferkini epey özenli dikeyim..." diye düşündü genç kadın. "Moda bu... belki evlatlarım hatta torunlarım zamanında yeniden moda olur da giymek isterler. Benden onlara bir yadigar kalsın." 
"Büyüklerimiz boşuna dememiştir tarih tekerrürden ibarettir diye..." 

Sene 1956; Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencileri dersleri boykot ediyordu...

Meraklısına notlar:Kalıp orijinali 1956 yılında basılmış olan Burda dergisinin Haziran 2013 sayısında yeniden yayımladığı bluz kalıbıdır. Aynı kalıp kullanılarak yaptığım bir diğer bluza bu linkten ulaşılabilir:http://www.kendindik.com/2013/07/retro-kalp-askm-bitmiyor.htmlDüğmeler "Gezgin Terzi" bölümündeki bir yazıdan incelenebilir:http://www.kendindik.com/2013/01/paris-kumasclarn-ziyaret.htmlKumaş gerçekten de vintage."Buluz" ifadesi bana değil, Burda Moden dergisinin Türkçe izahlı anahtarına aittir. Tarih notları bu adresten:http://www.tarihtebugun.org/tarihte_bu_sene/1956-senesi-yasananlar.html




20

Retro Giysi Kalıpları Nereden Bulunur

22 Temmuz 2013


moda dikiş blog
Vintage tasarımlara ayrı bir merakım var. Çocukluğumdan beri özellikle 1960'ların giyim tarzına hayranım. 60ların çizgisindeki giysilerde kendimi daha bir rahat hissetmişimdir. Ama bazen dönem filmlerinde gördüğüm modeller de beni ayrı büyülüyor. Moda zevkim de birden 1960'lardan 1860'lara kadar gerileyiveriyor :)

Kendi giysilerimi dikmeye başladığım andan itibaren de derhal retro dikiş kalıplarını özellikle aramaya başladım. 

Çok şükür son yıllarda - özellikle de popüler dizilerle yeniden canlandırılan moda sayesinde - 1950li ve 1960lı yılların modasına uygun giysilerin kalıplarında yeniden üretim patlaması yaşanıyor. 

retro elbise giysi vintage tasarımlar blog

Retro kalıpları en fazla Vogue, Butterick gibi yabancı kalıp firmalarında bulunuyor. Bu trendden geri kalmak istemeyen Burda dergisi de son zamanlarda yıllar önce yayımladıkları kalıplardan her ay bir tane paylaşıyorlar. 



Aslında galiba çoğu kalıbın en ilgi çekici yanı vakti zamanında kullanılan modellerin zarif pozu ve o giysiyi üzerinize giydiğinizde kendinizin de ince belli şuh bakışlı bir afete dönüşeceğinizi zannetmeniz (ben denedim... yok... olmuyor...)

Yine de retro kalıplar kullanarak yaptığım dikiş projelerinden çokça şey öğrendiğimi ve çoğu detayına da hayran kaldığımı söylemeliyim. 



Zaten günümüz dikiş kalıplarının çoğu da eski basımların revize edilmiş hali gibi geliyor bana. 
Ben retro model bir kalıp kullandığımda onu önce mümkün olduğunca saçma desenlerle karışıtırmayı seviyorum :)
Misal:
moda dikiş vintage retro kalıplar blog





ya da daha saçması:




Elbette bunların dışında daha ağırbaşlı olduğum dikiş projeleri de var. bugüne kadar kullandığım retro kalıpların hemen hepsinden de çok memnun kaldım. Aslında o fırıl fırıl etekleri daralttığım anda havasının çoğu gidiyor ama ne yapayım etrafta tütülü eteklerle de gezemem ya ;)




retro modeller


Şimdi gelelim bu kalıpları nereden bulabileceğinize:
Özel tasarım yabancı kalıplardan bazıları artık www.tuhaftuhafiye.com'da satılıyor. Şanslıysanız siz de bir tane edinirsiniz :) O güzelim düğmeler ve diğer aksesuarlar da cabası ;-)


Yabancı sitelerden dikiş kalıbı almayla ilgili bilgi almak için de şu yazıyı okuyabilirsiniz: http://www.kendindik.com/2012/02/tasarmc-modelleri-vogue-butterick.html




25

Şapidik terlik elbisesi tamamlandı!

23 Temmuz 2012

Nihayet tatile çıktım ve tatilimi neşeli, rahat ve havalı bir elbiseyle kutlamak istiyorum :) Dikiş dikmek benim için gerçekten de alışveriş yapmaktan daha kolay bir hal almaya başladı. Düşünsenize: önce mağazaları geziyorsunuz, sonra beğendiklerinizin aklınızdan bir listesini yapıp, aralarından bütçenize göre olanları belirliyorsunuz, daha sonra en çok hoşunuza giden elbiseyi seçip  bir de onun bedeninize ve vücut yapınıza uygun olmasına bakıyorsunuz… vıdıvıdıvıdıııı… Halbuki bu muhteşem elbisenin yapımı neredeyse bir gün sürdü ve benim için toplam maliyeti 15 TL civarında!
50ler retro yaz elbisesi
Bir önceki yazımda Burda Dergisinin son sayısında çıkan bu modele aşık olduğumdan bahsetmiştim. Modelin ilk yayımlandığı tarih ise Mayıs 1950 imiş! 1950’ler modasını sevenler ve retro elbise hastalarının derginin bu sayısını kaçırmamasını tavsiye ederim. 
1950 retro elbise kalıbı
Bu modeli denemek isteyenlere biraz da elbise kalıbının zor yanlarından bahsedeyim. Dikiş becerileri henüz orta seviyeye yakın biri olarak, elbisenin önünde bulunan şeridi diğer parçalara düzgün şekilde dikmekte biraz zorlandım. Buna bir de biye eklendiğinde, ön dikişleri düzgün bitirmek benim için epey sıkıntılı oldu. 
İlk olarak astarı diktiğimde, göğüs kısmındaki üçgen dikişi düzgün yapamadığımı fark ettim. Bu nedenle elbisenin yüz kumaşını keserken, bu X şeklindeki şeridi ikiye kesip üçgenleri daha kolay birleştirmeyi düşündüm. Ne yazık ki bu cinfikrim de beni kurtarmadı ve sonunda ön biyeler yine yamuk kaldı :( Ama elbise öyle güzel oldu ki, tamamlandıktan sonra çok dikkatli bakmadıkça, bu hata kimsenin gözüne çarpmadı :P
Verilen dikiş talimatlarının aksine, öndeki şeridi ikiye kesmiş olduğumdan biyeyi de tek seferde dikmem mümkün olmadı. Kumaşı şak diye ortadan ikiye kesmeden önce fazla hesap yapmadığım için bu bana bir hayli sürpriz oldu :) Biyeleri tek tek parçalara dikmek normal yöntemin iki katı zamanımı aldığından, yaptığım değişiklik hiçbir şeye yaramadı. Bir dahaki sefere üçgen dikişi düzgün yapmaya daha fazla özen göstereceğim! 
Biyeleri önce göğüs kısmına, sonra da bel kısmına ayrı ayrı diktim. Ön şeridi tek tek hepsiyle birleştirdim ve ütüledim. 
Fitilli biye yapımına ilişkin “Öğren Çekirge” yazısı az sonra…
İşte sonuç! 
Bir dahaki sefere neleri değiştirim?
Ön şeridi ikiye kesmem - işleri kesinlikle kolaylaştırmıyor ve biyeyi eklemek iki kat daha fazla zaman alıyor. 
Astar kısmındaki şeridi de elbise kumaşından kesmem gerekirmiş. Çünkü askı enseye doğru dönerken geriye kıvrılabiliyor. Bu da bembeyaz astar kumaşının görünmesine sebep oluyor. 
Neleri değiştirdim?
Daire etek yapmadım. Orijinal modeldeki etek kesiminin benim vücut tipime hiç uygun olmadığını düşündüm. Onun yerine arkası tam oturan, önü büzgülü bir kumaş eklemeye karar verdim. Eteğin bağlantı yerini de yine orijinal modelden aşağıya kaydırdım. Bunun için belin ön ve arka parçalarını biraz uzatmam gerekti. 
Biyeyi sırt parçasına da döndüm. Orijinal kalıpta sadece önde biten bu ayrıntı elbiseye daha güzel bir hava verdi bana göre. 
Kalıba bayıldım, kumaşa bayıldım, ikisinin kombinasyonuna BAYILDIM!
Bir daha diker miyim?  Kesinlikle dikerim! Kendin Dik gardrobunun 2012 en rahat yaz elbisesi böylece ortaya çıkmış oldu :D

0
Burada yayımlanan yazı ve görsellerin tüm hakları İrem Sunar Özat'a aittir. İzinsiz yayımlanamaz. Blogger tarafından desteklenmektedir.