ÖĞREN ÇEKİRGE

Bir nevi dikiş referans kitapçığı!

KENDİN DİK DOLABI

Kendin Dik Dolabına Göz Atın!

GEZGİN TERZİ NOTLARI

Dünyaya Turist Gözleriyle Bakan Yazılar

KİM Kİ BU?

Merak edilecek fazla birşey yok...

01 Şubat 2016


Beni düşündüğünüz için çok teşekkür ederim. Davetiniz dün ulaştı elime. Ama bu seferlik girmesem olur mu?
Yok yok gerçekten. Her seferinde kendimi biraz daha rahatsız hissediyorum bu konuda. Bu sefer durumla ilgili o nahoş his birkaç gün önceden başladı hatta. Beni bu seferlik affedin olur mu? Girmeyim ben.
Nasıl yani girmek zorundayım?! İstemiyorum işte anlamıyor musunuz? Her seferinde bunu iyi bir şey gibi görmek zorunda mıyım? Bu seferki kötü çarptı. Gelmiycem. Girmiycem. Kararlıyım!
istemiyorum
İyi de insan her gün neşeli, olumlu, hayata mutlu ve kocaman gözlerle bakan bir Disney karakteri gibi yaşayamaz ki… Bu sefer kendimi iyi hissetmiyorum. Girmek istemiyorum. 
Hem benim daha yapacak çok işim var. Bir sürü planım var ve sizin davetiniz bana gerisayım gibi gelmeye başladı artık. Sanki 'yapılacaklar listesi'ndeki planlarımı yetiştiremeyecek gibi hissettim. Bastı biraz… Anlıyor musunuz?
Ne demek katılım şart ama partide nasıl davranacağı kişiye bağlı? Ay huysuzum işte bu sene. Gelmeyin üstüme?!
Tamam tamam. Madem arkamdan itekliyorsunuz, giriyorum bu sene de. Ama hiç mutlu değilim bu durumdan. Herkes de bunu böyle bilsin!
Tabii canım, siz de haklısınız. Takvim belli ama parti benim. İşim gereği ben de biliyorum bir organizasyon sırasında planlandığı gibi gitmeyen bir şeyler mutlaka çıkar. Önemli olan panik yapmadan anın gerektirdiği şekilde çözüm bulup hareket etmek. Ama bu sefer bir kenarda oturup mızmızlanmak istiyorum. Ne olmuş yani?
Peki peki tamam. Bu sefer de giriyorum yeni yaşıma ama size yanıtım şu aralar oğlumdan her konuda duyduğum cümleden ibaret olacak: "Offf yeaaaaaaa......." 
...
Ben de biliyorum kısa süre sonra kendimi toparlayıp yeni yaşımın da tadını çıkarmak zorunda olduğumu. İşte bazen en sinir bozucu olan da bunu bilmek oluyor. Çok can sıkıcı bir deneyimi bile bir süre sonra hazmedip onunla yaşamayı öğreneceğimi biliyorum artık. En azından  39 yaşıma girdiğimi kendime kabul ettirmek için bir senem daha var.
Offf yeaaaaa... Bakalım bu senenin renkli yeni yaş deneyim hediyeleri neler olacak? :)



26 Ocak 2016

beyaz palto, kışlık, kış modası

Yıllarca İzmir'in yer yer haddinden fazla sıcak havası ve ruha bir kez işledi mi çıkmak bilmeyen deniz kokusuyla büyümüş biri olarak, denizsiz bir memlekette yaşamak bana uzun süre çok zor gelmişti. 

Deniz kıyısında büyümüş her yeni gelen gibi, benim de Ankara'ya taşındıktan sonra yaptığım ilk plan, Ankara'dan taşınmak olmuştu. Bu planı uzun yıllar gönlümün rafında tutmakla birlikte, gerçek anlamda ilk girişimimi geçtiğimiz yıl, Antalya'ya taşınma hazırlıklarıyla başlamıştım. Eee, Antalya'ya niyet, orası olmazsa Moskova'ya kısmet!

Yapacak bir milyon hazırlığın içinde elbette eeeen gerekli olanı kendime acil şekilde kalın bir palto dikmekti... Çocuğun okulu, evin toplanması, tüm bunların tek başına yapılması, işyerinin yeni düzene oturtulması derken, taşınmamıza 1 hafta kala kendimi koşa koşa kumaşçılara attım ve bulabildiğim en kalın yünlü kumaşı, satılan en kalın kapitone astarla birleştirerek aldım. 


Beyaz giyer kış günü...

Bittabii koyu renkli bir kumaş olamazdı seçtiğim. Fiziksel ve zihinsel yorgunluğumu ferah renklerle şenlendirecek, dokundum mu içimi ısıtacak bir kumaş bulmam gerekiyordu. Bir de o kumaşın olabildiğince havalandıran metal düğmelerle süslenmesi... 

Kumaşın sıcaklığı 10 puan! Eğer paltoyu beceremezsem artık bunu yorgan olarak kullanabilirim dedim dikerken... 



Bunca telaşın arasında yeni bir kalıp denemeye imkanım yoktu. Zaten paltoyu da akşamın kör saatlerinde dikmeye zaman bulabiliyordum ancak. Bu nedenle "Evet ama Fuşya!" başlıklı naçizane yazımdan hatırlayabileceğiniz kalıbı kullandım. 









Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.

Dudakları kapatarak gülümsemek


Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.

Kendini beğenmiş gülümseme


Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.

Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.

Yarım gülümseme


Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.

Ağız açık gülümseme


Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)


Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

19 Ocak 2016

Moscow at night

Moskova'ya taşınalı henüz 1 ay olmadı daha. Yeni bir ülkede yaşamaya başlamanın, her an yeni şeyler öğrenmeye açık olmayı gerektirdiğini bilerek çıktım yola. Ancak ben konuşulan dil, yaşadığım şehrin kültürü, sokakları vs. derken, büyük şeylerde şaşkınlık yaşayacağımı sanıyordum. Beni hazırlıksız yakalayan, küçük detaylar oldu...

Yıllardır yabancılarla çalışıyor olmamın getirdiği esneklik ile genlerimin dip kuyularına işlemiş Anadolu kadını eğitim-öğretimim arasındaki gelgitlerim… Genelde birinin diğerine burun kıvırması, diğerinin yaygarası, zor zamanda ötekinin berikini sakinleştirmesi şeklinde kendi halinde bir akış içinde geçiyor bu gelgitler. Ama ne zaman hangisinin sesi daha yüksek çıkıyor, ben de takip edemiyorum. Bu yeni hayatıma ilişkin ilk gözlemlerimi hangisinin diliyle yazacağımı bilemediğim için, herşeyi olduğu gibi, içimdeki tüm yaygaralarla yazmaya karar verdim: 

Dış ben:  Kendimize parka bakan sevimli bir ev tuttuk. Burada evler eşyalı kiralanıyormuş çoğunlukla. Göz zevkime uygun birkaç değişiklik yaptıktan sonra, eşyalı ev tutma fikri bana çok pratik ve rahat geldi. Valizimizle gelip, oturduk.
İç ben: İyi de, bu evi kırklamadan rahat edemem ki ben! Kim bilir kimler oturdu şurada. Ay, bir kaşıntı geldi… Amaaaan!…  Bizimkiler gibi bir temizlikçi bulabilir miyim acaba?  Domestos var mıydı Rusya'da?

Dış ben: Yeni bir memlekette yaşamak, dünya mutfaklarını da tatmak anlamına geliyor bir açıdan. Hemen her gün farklı bir şeyler denemeye çalışıyorum. Bu harika bir duygu.
İç ben: Kabak! Kabak bulmam lazım! Bu çocuk günlerdir doğru dürüst zeytinyağlı yiyemedi. Ne vardır ki buralarda doğru düzgün? Ne bulsam da pişirsem şu yavruya?!!

Dış ben:  Derin okula yeni başladı. İlk veli toplantısına katıldım geçen hafta. Eğer hava -18'in üstündeyse her gün 3 kez bahçede oynatıyorlarmış öğrencileri. -18'in altında pek riske etmek istemiyoruz diyorlar. Ne değişik...
İç ben:     Eksi… 18???
Yut o çığlığı. Erit içinde hemen!  Şimdi diaframı şişiiiirrr, at çığlığını içineee… Ardından yavaşça dudaklarını arala. Dudaklarının arasından ince ince çıkart çığlığı yanında oturanlara fark ettirmeden.
                     - İiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii

Dış ben:  Son zamanlarda yaşanan siyasi gelişmeler nedeniyle, sokakta fazla dikkat çekmemeye çalışıyorum. Mümkün olduğunca sessiz ve ağırbaşlı hareketlerle ortama uyum sağlıyorum.
İç ben ve Derin:  - Annecim uzaklaşma gözümün önünden. Bağırtma beni.
             - Neee??
             - Ne denmez; efendim denir.
             -  NEEEEE?
             - NE DENMEZ EFENDİM DENİRRRR!!!

Dış ben:   Bu eve özel getirdiğim tabloları asacağız diye kullandığımız matkabın sesi, binanın güvenlik görevlisini kapımıza getirtti. Şikayet olmuş. Şu aralar en popüler yabancı grubu olmadığımız da düşünüldüğünde, tedirgin olduk tabii biraz.
İç ben:   Amaaaan, yeni taşındık. İdare ediversinler onlar da. Veriverdim güvenlik görevlisine evdekilerden 1 tabak tatlı, yüzünde güller açtı. 
"Bol'shoye spasibo" ( çok teşekkürler) diye diye gitti....

Bu yaygara böyle uzar gider, İrem size ara ara yazmaya devam eder ;)
Birkaç Moskova fotoğrafıyla şimdilik benden bu kadar!
Moskova, park, mavi palto,
Mavi paltolu yaşlı kadın

Kayak ustası!

Moskova soğuğu, irem sunar
Evim sıcak evim

metro, Moskova, Moscow, irem sunar
Moskova'da bir metro durağı

Her yerde bir yılbaşı ağacı

Çoğu leğenden bozma plastiklerle kayan çocuklar

Moskova'da çocuklu hayat
Görüşmek üzere!






09 Kasım 2015

Bir gitmeler geldi ki üzerime, sormayın; git git bitmiyor. 
Bir toparlanmalar geldi ki içime, bakmayın; topla topla bitmiyor. 
Ben gidiyorum güzel okur. Birkaç seneliğine kuzey cephe bir mekandan yazacağım sizlere. 
taşınma
Bir süredir sesim soluğum çıkamaz oldu. Çok severek yaptığımız 29 Ekim Kırmızı-Beyaz kıyafet etkinliğimizi bile düzenleyemedim. Buraya yazmayı öyle çok seviyorum ki... Ancak her seferinde düzenli yazamadığım için bahaneler içeren yazılarla "söz bakın haftaya daha rahat yazacağım" sözlerini tekrarlamaktan utanır oldum. 

Hayat, evdeki hesaba kendini uydurmuyor bir türlü. Tam ev taşımıştım ki, hooop yeniden toparlanmalar başladı. 
Oğlan ilkokul 1'e başladı. Her velide bir ilkokul telaşı var iken, biz onları bıraktık hooop çocuğu İngilizce müfredatlı okul için hazırlamaya başladık. 
Tam da işlerimi istediğim gibi ayarlamıştım ki, hooop çanta sırtta kafe köşesi yazarlığına geri döneceğim. 
Memleket meseleleri mi? Ülkemiz için çok değerli olduğuna inandığım çalışmalarda yer almaya aynen devam ediyorum. Mahalle mahalle, sokak sokak... Güzel memleketimizin hak ettiği aydınlıkta bir ülke olması için sosyal kalkınma çalışmalarına aynen devam... Umutsuzluğa kapılanlara tavsiye ederim; aydınlık ruhlara dikiş dikmek kadar iyi geliyor ;)

Ama tüm bu çalışmaları biraz gide-gele yapacağım artık. Ben birkaç haftaya ülke değiştiriyorum arkadaşlar. Artık bir süreliğine sizlere Moskova'dan yazacağım :D
Moskova

İşlerimi yoluna koyayım, oğlanı yeni ortamına hazırlayayım derken, KendinDik.Com bir süre daha sessiz kalacak. Ocak 2016'dan itibaren yepyeni bir memleketten yepyeni bir heyecanla yazmaya başlayacağımdan emin olabilirsiniz! Ama o zamana kadar bana biraz (daha) müsaade. 

Çok güzel yorumlar yazıyorsunuz. Yetişemiyorum. Yanıtsız bıraktıklarım ya da geç yanıtladıklarım lütfen kusuruma bakmasın. 

Yeni yazıları takip etmek için yeni yıldan itibaren aktif hale getireceğim bülten üyeliğinizi başlatmak istiyorsanız, lütfen sayfanın sağ tarafında bulunan "Eposta ile üye ol" kutucuğuna eposta adresinizi yazın. 

Gelecek dönemde çıkacak ilk yazılar ve projeler kutunuza düşsün ;)

Aralarda elimden geldiğince güncel yazı yazmaya çalışacağım. 
Şimdilik hoşça kalın ve bana şans dileyin! :D


31 Ağustos 2015


dikiş ipuçları kendi kıyafetlerimi dikmek istiyorum
Bir süredir ihmal edilmiş olan "Öğren Çekirge" dosyamıza yeni bir bölüm ekleme vaktidir değerli Çekirgeler. 

Siteye ilk kez girip de "Öğren Çekirge" de nedir diyeleri önce doğrudan ilgili sayfadaki ders notlarını incelemeye yollayalım: 

Cepler,  mümkün olsa herşeye ekleyebileceğim, benim gibi binbir saçmalığı çantasında taşımaktan kendini alıkoyamayan tüm işgüzar bünyelerin kaçınılmaz kurtarıcısıdır.  Bu şahane minik torbaların yapımı acemi çekirgelerin gözünde büyüyebilir. Ama inanın, bir kez yaptıktan sonra nasıl yapıldığını hemen kapacak ve her yeri bu minik torbalarla donatma isteğinizi bastırmak zorunda kalacaksınız. 

Ceplerin pek çok çeşidi var. Bugünkü dersimiz "yan cep" dikişini içeriyor ;)

Astarlık Kumaşlar için not: Ben astarlarda mümkün olduğunca neşeli (ve çoğu zaman artık) kumaşlar kullanıyorum. Hazır giyime şahane bir alternatif beceri geliştirdiğim için sentetik kumaşlardan da mümkün olduğunca uzak durmaya özen gösteriyorum. Bu nedenle, ince poplin ve benzeri pamuklu kumaşları astarlık olarak aldığım da oluyor. Aklınızda bulunsun; neşeli astarlar, ruhunuzu ferahlatır! 

Okura şu noktaya kadar hevesli terzi heyecanı bastıysa, ben de  kalplere dikiş aşkı aşılayan site yazarı olarak hemen derse başlayayım:

Adım 1: YAN CEP dikişi için 1 astar, 1 giysi kumaşı parçası olmak üzere cep başına toplam 2 kumaş parçası kullanıyoruz.  Astarlık kumaş içte kalacak ve giysi kumaşınız da bel yerinden yan dikiş yerine kadar uzanarak cep açıklığının olduğu yere gelecek; unutmayın. 

Cep dikişine başlamadan önce dikeceğimiz etek/pantolon/elbisenin ön parçasını dikişe hazı hale getiriyoruz. 
Yani, pili vb. detaylarını tamamladıktan sonra önceden kestiğimiz cep astarıyla birleştirmeye hazır bir şekilde dikiş masamıza seriyoruz. 
kolay dikiş teknikleri
 Adım 2: Cep astarını giysi kumaşının ÖN yüzüne aşağıdaki resimde olduğu gibi iğneliyoruz. (Ben teğel dikişi yapmıyorum. Biraz tembel terzi notları bunlar. Dikiş makinasındaki becerilerinizin henüz yeterli düzeyde olmadığını düşünüyorsanız, toplu iğnelerin olduğu yerden bir de teğel dikişi yapın). 

Tela kullanma: Eğer ince / orta kalınlıkta bir kumaş kullanıyorsanız ve cep dikişinizin düzgün görünmesini istiyorsanız, bu iki parçayı birbirine dikerken bir de şerit tela kullanabilirsiniz. Benim bu etek çalışması özelinde tela kullanmaya ihtiyacım olmamıştı. 
  Adım 3: Astar parçasını giysi parçamızın ön yüzüne diktikten sonra, içe doğru çeviriyoruz. Tertemiz bir görüntü elde etmek için, astar ile kumaşın birleştiği yerden ve astarın yüz tarafı dönük şekilde bir düz dikiş daha yaparsanız, cep kenarlarınızın kullanıldıkça biçimsiz durmasını engellersiniz. 
cep nasıl dikilirYine aşağıdaki resimde olduğu gibi, toplu iğneyle düzelttiğim hizayı ütü ile düzleştirdikten sonra, yan kumaşı ekleme işlemine geçebiliriz. 
dikiş blogu sewing blog
   Adım 4: Şimdi sıra yan cep parçasını eklemeye geldi. Unutmayın; bu parçaları birleştirdikten sonra giysinizin ön parçası tek bir parça olacak ve ancak o zaman diğer parçalarla birleştirmeye hazır hale gelecek. 
Yan parçayı önden ve cep astarından düzgün şekilde hizalıyoruz. Tembel terzi olarak ben yine toplu iğne kullanmakla yetindim. Arzu eden, buralara da teğel dikişi yapabilir. 
 Adım 5: Artık parçaları birbirine dikme sırası geldi. Teğel dikişi/iğne yardımıyla sabitlediğimiz yan parçayı aşağıdaki resimde oklarla işaretlenmiş yerlerden, ana giysi parçasına dikiyoruz. 

 Adım 6: Yan parçanın giysinin kalanına düzgünce sabitlenmesinden sonra cep astarıyla birleştiriyoruz. Ben bu işlemi bu sırayla yapıyorum çünkü, özellikle de daha acemi olduğum zamanlarda, iki parçayı birbirine dikerken kaydırıyordum. Neticede, önemli olan, cebin iç taraftan nasıl göründüğü değil, bel ve yan ölçülerinin doğru şekilde denk getirilmesi...
dikiş dikmeyi öğren


Tamamlanan cep dikişini bir de zigzag / overlok dikişle tamamlayarak, etek/pantolon/elbise dikişinin sonraki adımlarına geçebilirsiniz artık. 


Cep dikişlerimiz bittikten sonra işte böyle yakışıklı görünebilir hale gelecektir. 
kendin dik kendin yap




Hadi bakalım. Bu kadar özenli anlatım benden, bunu başkasıyla paylaşarak siteye katkı sağlamak sizden: ;)









20 Ağustos 2015

tafta etek

Hiç sevmezdim ki pembe rengini... Kız çocuğu olarak bana sevmem için dayatılmasından mütevellit, çocukluğumdan beri ayrı durmuştum pembelerden. 

Yaş ilerledikçe, başkalarının benim için ne beğendiği değil, benim kendim için neler beğendiğim hayatımda daha fazla yer tutmaya başlayınca, diğer birçok şeyle birlikte pembeler de öne çıkmaya başladı göz zevki dosyalarımda.
renkli bobinler


Şöyle inceden inceden, fuşya üzerinden gönlümü  almaya durdular. ("Evet ama fuşya!" yazısını hatırlayanlarınız var mı? ;) 

Bu etek bir anda, kendimi pek fuşya hissettiğim bir başka dönemde çıktı ortaya. Evde bir an önce dikiş dikmeliyim diye ellerim titrerken, uzun zaman önce (kimselere söylemeyin ama perdelik parça olarak satılan) bir parça kumaşa takıldı gözüm. 
dikiş dikmek


Eh dedim; madem kendimi bu kadar pembe tonlarına layık gördüm , bari cici bici bir etek çıkartayım şundan...
tafta etek dikiş blog

O anda bulabildiğim tek cici bici model, daha önce çok severek diktiğim ve nedense pek fazla giyemediğim kışlık balon eteğimde kullandığım modeldi. (Bu yazının şarkısını kimler mırıldanmaya başladı şimdiden? :P)
dikiş öğren

Yalnız bu sefer, fermuarı önden değil, arkadan yapmayı istedim. Patlet fermuar değil, gizli fermuarla tafta eteğin daha hoş duracağını düşündüm nedense.  Taftayı astarsız dikmek olmaz; özellikle de yazın. Bu nedenle güzel ve ince bir pamukluyu astar yaptım kendime. Ama astarlı giysiye fermuar geçirmek ilk kez yapacaklar için biraz zahmetli olabiliyor. Belki bu yazı bazılarınıza yardımcı olabilir: Öğren Çekirge: Astarlı Elbiseye Fermuar Takma
etek dikmek istiyorum

Eveeeett, şahane bir fotoğraf çekimi sonucunda hayallerimizin prenses kostümü görüntüsünü elde edemiyoruz. Tamam... Ama sonuçta, bol pilili güzel bir balon eteğimiz olduğu ana fikrine eriştiniz öyle değil mi? ;) 

Benim parça kumaş nasıl olduysa istediğimden 2 cm kısa olunca, her zamanki kestirme çözüm bir kez daha imdadıma yetişti. Benzer renkte bir kurdela, eteğin katlı kenarının üstüne dikilince, hem etek ucunun temiz görünme derdi ortadan kalktı hem de eteğim istediğim boya ulaştı. 

Modelin orijinalinde yandan cepleri vardı. Çok seviyorum böyle cepleri. Ne yazık ki, balon eteğin balonsu etkisini kalem eteklerle bile elde edebilen vücut yapımdan dolayı (!) genelde etek, pantolon gibi alt parçalarda mümkün olduğunca vücuda yapışan modeller kullanmak zorunda kalıyorum. Böyle modellerde de, eller rahat rahat cepte gezemiyor ne yazık ki. Bu etek modelinin en sevdiğim yanı cepleri oldu her iki seferde de.   

etek dikişi

Bu eteğin farklı okazyonlardaki maceralarına ilişkin fotoğraflar paylaşmayı isterdim. Ama bence en güzeli, sakince fotoğraflamaya uğraşırken, benim yercücesinin kadraja bir havayla girdiği an oldu. 
kendi giysilerini kendin dik
Neşeli elbiseler, neşeli bir ruh halini de beraberinde getiriyor! Benden söylemesi ;)


Meraklısına linkler:
Burada kullanılan etek modeli hakkında daha fazla yazılar burada:
İyi Kızlar Cenneteeeğee
- Hanım Kızımız Eteği: Dikiş Detayları

Yazıdaki penye bluza dikkat eden incelikli gözler için "nasıl yapılır" yazısı tam şu köşede:

- Kolay penye bluz yapımı

Fuşya rengiyle aranızı ısıtacak bir yazı denemesi ise burada:
- Evet ama Fuşya!

Bir takım "Öğren Çekirge" notları ise buralardan temin edilebilir:
- Temel Etek Dikimi
- Astarlı Elbiselere Fermuar Takma
- Pantolon fermuarı nasıl takılır


E daha ne olsun! Madem buraya kadar okudun sevgili okur, bu yazıyı sosyal medya ortamlarında da paylaş ki bu garip yazar da mutlu olsun ;)



03 Ağustos 2015

Ne demiş büyüklerimiz? "Gidiyorsa her işin tersine, asimetrik bluzlar dikeceksin kendine!"

Acayip gelişmeler oluyor hayatımda. Yani aslında uzun süreli sessizliğimin tembellikle ya da tatille falan hiç alakası yok. Zaten tembellik yapmaya alışkın bir bünyem de yok. Aslına bakarsanız, uzun zamandır "Oturduğumu mu gördün hayat?!" başlıklı bir yazı yazacaktım ama oturup onu bile yazmaya vaktim olmadı :)

Baktım ben işleri düzleştirdikçe, hayatım yandan yandan yollar çiziyor kendine, ben de bununla en sağlıklı baş etme yöntemi olarak başladım asimetrik bluzlar yapmaya kendime! 
asimetrik bluz tasarımları dikiş moda


Site açıldığından beri düzenli (ve elimden geldiğince zengin içerikli) yazılar yazmaya özen göstermiş biri olarak, bir süredir bitmek bilmeyen sessizliğimi harika mesajlarıyla bozmaya niyet edenleriniz oldu. Kimselere yanıt veremedim; kusura bakmayın. Sağlığım ve huzurum yerinde çok şükür. Ama hayatım hiç düşünmediğim bir hareketliliğe büründü. 

Kendimi puantiyeler giydirilmiş bir ağaç kadar tuhaf hissediyorum. 
Gorky Park

3 ay önce yeni eve taşındım. Taşındığımda ruhumu tüketen projemi tamamlamak üzere son sürat çalışıyordum. Hayatımı kolaylaştırıcı ve harika bir eve geçtim. Ardından çok severek yaptığım ve harika insanlardan oluşan yeni bir projede çalışmaya başladım. Oğlanı içime sinen bir okula yazdırdım. Tam dikiş odamı da yerleştirmeyi tamamlıyordum ki... Hoopppp! Herşey asimetrik kesimler ve verev dikişlerle yön değiştiriverdi birden. Anlatamayacağım şimdilik detaylarını. Ama tuhaf... Pek tuhaf... Puantiyeler giydirilmiş ağaçlar kadar tuhaf...
asimetrik bluz tasarım


Madem ben düz kesmeye çalıştıkça, işler verevine verevine gidiyor; basit bir bluz modeline elde kalan şahane bir şifon parçasını verev ekleyeyim de rahatlayayım dedim. 
moda dikiş blog
Bay KendinDik'in Japon ellerden bulup getirdiği (ve bu garip hevesli terzi tarafından 4 karat prenses kesim pırlanta kıymeti verilen) Japon dikiş kitabının ikinci mahsulü de hayata geçirildi. 
kendin yap bluz
Ne tarafa çeksen oraya gider bir asimetriye sahip bu bluz, hiç utanmadan, her ortamda giyildi ve fotoğraflandı...
japon modası bluz

(Ağlamayın... Ağlamayın! Duyuyorum bakın buradan bazılarınızın sesini! En müsait zamanda paylaşacağım Japon dergisi kalıplarını elimden geldiğince.) 
(Japon dikiş kitabı - ve daha bir dolu mühim konu - ile ilgili bilgi küpü yazı bu adreste: Watashi Wa İrem)

Elbette yaz aylarının vazgeçilmez kumaşı ketenle yapılan deneysel çalışmaları da unutmamak lazım. Ah bir de ütüsü 10 dakika dayansa şu meretin!


Saçma sapan, o gün dikiş masasının neresinden kalktıysam o tarafından kesilen kalıplar, basit bluz modellerini bambaşka havalara soktu. Tavsiye ediyorum herkese, insanın içini ferahlatıyorlar :D

İşin dalgası bir yana, bir süredir dikiş masama oturabilmiş değilim. Bir süredir aynı yerde bile oturabilmiş değilim! Bu 3 bluz da farklı zamanlarda ama benzer ruh halleriyle yapılmış çalışmalardır aslında :) 

Yapımı kolay ve eğlenceli olan bu tasarımları en kısa sürede tek tek paylaşmaya niyetliyim. Zaten bir süredir dikkat ettim de, özellikle son dönem hazır giyim bluz ve elbiselerde de benzer bir tarz var. Yani, dikiş aşkımızın başlangıç fikrine geri dönüyoruz. Basit kalıplardan harika tasarımlar üretebilmek çok kolay ve zevkli!

Tek gereken, biraz ilgi, biraz artık kumaş ve kumaşın düz boyunda gitmeyen birhayat akışı! Hımmm? Ne dediniz? Yalnız değil miyim bu konuda?...

E, peki neymiş bu durumda yapmamız gereken?  :D
keten bluz modeli yazlık dikiş

Sevgiyle kalın! Yakında yeniden görüşmek dileğiyle :)