Dünyanın en değerli kumaşlarından biri sayılan hint ipeği yüzyıllar boyu kıtalar arasında dolanırken, develerin üzerinde aylarca gezdikten ve nice olaylar atlattıktan sonra belki bir pazar yerinde belki de bohçacıların çıkınları içinden yeni sahipleriyle buluşurmuş. Hint kumaşının bulunmazlığına ilişkin Türkçedeki bu deyiş de kim bilir hangi maceralara atfen çıkmış zamanında.
Bugün iyi kalite bir hint ipeğine ulaşmak ise çok daha kolay. Hindistan'ı ziyaret eden iyi niyetli bir arkadaşınız olması yeterli! :)
Bu nefis kumaş aslında bir "sari". Yani düz bir kumaş değil. Hintli kadınların büyük bir beceriyle ve belli bir sistemle vücutlarına sararak giydikleri, 6 metrelik işlemeli dikdörtgen bir kumaş.
Ankara Transandantal Meditasyon Merkezi öğretmenlerinden olan arkadaşım Hindistan'a düzenledikleri son gezileri sırasında, kendisini önceden tembihlediğim üzere, pazardaki en sade sariyi almak için epey yer gezmiş. Zira bu sariler genellikle aşırı canlı ve aşırı işlemeli renk ve desenlerde oluyormuş. Etrafta gezen tüm kadınların bu şekilde giyindiği bir yeri görmek isterim gerçekten de!
Neyse, gelelim kendi sarime. Harika renkte harika bir ipek sariyi bulmuşum. Kendi sarisiyle Hindistan'ı gezmiş bir arkadaş da bulmuşum. Durur muyum? "Hemen beni de öyle giydirin de poz vereyim" dedim elbette!
Söylediklerine göre bu sarileri Hintli kadınlar saniyeler içinde giyebiliyorlarmış. Ama biz acemiler bunu üzerime sarmak için epey zaman harcadık. Sari öyle alelade şekilde dolanmıyor vücuda. Bir tekniği var. Ciddi bir iş. Bakın sizin için internetten tekniğini de araştırdım. İlgilenenler bu görsel aracılığıyla kendi sarilerini evde bağlayıp gezebilirler!
Herşey tamam mı? Poz verebilir miyim? Elbette hayır. Hintli kadınların dışarı çıkmadan önce yaptığı çok önemli birşeyi unutmuşuz. Takıp takıştırmayı! TM öğretmeni arkadaşım hemen içerden koşup yine Hint pazarlarının birinden aldığı takıları getiriyor bana. Ben de hızla takıp takıştırıyorum :)
İşlem tamam! Şöyle fıldır fıldır yapıp gezsem nasıl olur? Çok eğlenceli :)
Sarinin doğru kullanım yöntemiyle poz vermem gerekirse ortaya şöyle bir görüntü çıkıyor: (yakışmış, öyle değil mi? :P)
Sarimi böyle giyip işe gitmekten biraz çekindim doğrusu. En iyisi ben bu güzelim işlemelerini bozmadan batı dünyasında daha kabul gören bir şekle sokayım bu giysiyi.
Aklımda ne zamandır dikmek için sıra bekleyen bir kalıp var. Simplicity firmasının "Project Runway" tasarımlı 2588 no.lu modeli.
Özellikle kolsuz modellerindeki yakanın geliş şekline bayıldım bu çizimlerde. Becerebilirsem sarinin işlemelerini de yakaya ve etek ucuna oturtmaya çalışacağım. Yani aşağıdaki modellerden ilk sıra 3. ve 4. model arasında gidip geliyorum. Etek pililerini ikisi arasında yapıp yine 1960lar modası esintilerini korumak niyetindeyim. Tabii önce ilk kez kullanacağım bu kalıbı bir başka kumaşta denemem lazım.
Baktım olmuyor, hazır tekniğini de öğrenmişken sarınırım sarime Ankara sokaklarına yeni bir renk getiririm diyorum!
Yazımı bu güzel ipeği bana getiren arkadaşımın öğrettiği transandantal meditasyon tekniğinin ilk hocası Maharishi'nin güzel bir sözüyle bitirmek isterim.
"Yaşamın amacı mutluluğun yayılmasıdır"
hepinize mutluluklar dilerim :)))
meraklısına not: Transandantal Meditasyon merkezlerine ulaşmak için şu adreslerden yararlanabilirsiniz