KENDİN DİK...: blog

blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

UÇAN KUŞTAN HABERİNİZ OLSUN!

07 Mart 2016
blog, bird, kuş, kendin dik, dikiş, blogger, üyelik, takip, liste
Ne güzel olurdu yeni yazılar çıktıkça posta kutunuza düşse... 

O yeni yazılar bir de size özel tasarımla çıksa, yanında sadece e-posta listesinde görünen notlar, eski yayınlardan hatırlatmalar olsa... 

Ben olsam kesin böyle bir listeye üye olurdum! 

KendinDik.Com'da çıkan yayınları neşeli bir tasarım eşliğinde almak isterseniz, hemen sayfanın sağında bulunan kutucuğa e-posta adresinizi yazmanız yeterli!
6

BİR BULUŞMA HİKAYESİ

09 Şubat 2015

Bu Shelby... 3 yıldır birbirimizi bloglarımızdan takip ediyorduk. 2 yıldır "e hadi ne zaman kumaşçı buluşması yapıyoruz?" deyip duruyorduk. Sonunda geçtiğimiz Cumartesi günü Ankara'nın adına yakışır berekette olan İzmir Caddesinde buluştuk. Buluşmaz olaydık!
Ankara kumaş alışverişi

Bir kere şunu söyleyeyim: arkadaşlar, ben 1980 sonrası doğumlu kimselerle görüşmek istemiyorum. 80 sonrasında doğan herkes bana 8 yaşında geliyor ve ben onlara bakınca kendi yaşımı algılayamıyorum. İstemiyorum yaaa! Konuşmayın benimle!
70

TELGRAFIN TELLERİNE...

28 Kasım 2014
telgrafın telleri


"Bugünkü istek parçamız Ankara Radyosu ses sanatçılarından Muazzez Şenses'in güzide sesi eşliğinde, blogundan uzak kalmış bir yazara ve onun ihmal edilmiş tüm sadık okurlarına geliyor efenim..."
27

NE HİSSEDİYORSAN O'SUN

18 Kasım 2014

Birkaç gün önce "Terzi Parçası" başlıklı bir yazı yazdım; kısacık yazım gelen yorumlarla roman oldu :)

Her yorum bırakana tek tek yanıt verme prensibim olsa da, sizlerin açık yüreklilikle paylaştığı hikayelerden etkilenip genel olarak bir şeyler söylemeden, yeni yazılara geçmem mümkün olmadı.

Öncelikle, bir kez daha, yorum bırakan herkese teşekkür ediyorum. Okuyup paylaşan herkes beni çok mutlu etti.

"Terzi Parçası" başlıklı yazımda tüketim kültürü içinde yoğrulan insanların el emeğine küçümseyici yaklaşımıyla ilgili birkaç gözlemimi paylaşmıştım. Gelen yorumları istinaden şunu açıklığa kavuşturayım: kendi kıyafetlerimi dikiyor olduğumu öğrenenlerden bazılarının verdikleri tepkiler karşısında kişisel olarak aşağılanma ya da küçümsenme hissetmedim. Aksine, mevcut iş kimliğim ile el emeğimi büyük bir aşkla sahiplenmemden dolayı ortaya çıkan "zıtlığa" gösterdikleri şaşkınlık beni bir hayli eğlendirmişti.
11

TERZİ PARÇASI

14 Kasım 2014
Dikiş dikmeyi meslek olarak yapmayan, bunu hiçbir eğitim almadan kendi gayretiyle öğrenen biri olarak, hem el emeğiyle birşeyler üretmeyi hem de üretileni büyük bir keyifle kullanabilmeyi her zaman büyük bir meziyet olarak gördüm. Dolayısıyla da bu mesleğe duyduğum saygıdan dolayı kendimi her zaman "hevesli terzi" olarak tanıttım. 

Merak edenlerin çoktan "kim ki bu" sayfasından öğrendiği üzere, dikiş ve modanın çok dışında bir eğitim ve kariyer hayatım oldu. Yaptığım işi ve bugüne kadar edindiğim ünvanları ironik biçimde “pek havalı işler” olarak tanımladım ilk başta. Sonra baktım, ironik ifademi anlamaktan çok uzak yorumlar gelmeye başladı; ben de kaldırdım.


105

CUMHURİYET BAYRAMIMIZI KIRMIZILARLA KUTLUYORUZ!

24 Ekim 2014


29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı hak ettiği şekilde, neşeyle, gururla, coşkuyla kutlamak için bu yıl 3.sünü düzenlediğimiz etkinliğin sayfasına hoşgeldiniz!

Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, bu yıl da çok güzel bir katılımla ve keyifle geçti bu etkinlik. 

Etkinliğe katılan çalışmalar arasından en beğendiğinizi oylamak için resimlerin üzerine minik bir kalp kondurun ;-)


Cumhuriyetimizin yeni yaşı Kutlu Olsun!

(Lütfen aşağıdaki yazının yüklenmesini bekleyin)


An InLinkz Link-up

En sevilen çalışmaların sonuçlarını görmek için bu sayfayı ziyaret edin:
http://www.kendindik.com/2014/11/en-sevilen-kirmizilar-belli-oldu.html
65

ZİGZAG ZİGİZİGİ ZAGZAG

18 Temmuz 2014
Zar zor bir desen beğendi üst üste istiflenmiş kumaşların arasından. 
Zigzag desenli, sarı siyah beyaz renkli şifon kumaşı eline aldığında içi cıvıltılı bir yenilenme hissiyle doldu. 

Zangoç gibi başında bekleyen görevli, minicik bir kumaş parçasına duyduğu heyecana soğuk bakışlarla karşılık verdi genç kadının. 

"Zaten sıcak başıma vurmuş, bir de bunu indir şunu kaldır, onu kes diye dırdır eden kadınlarla uğraşıyorum her gün" diye söyleniyordu içinden. 

Zarif yüzlü genç kadın heyecanının ve gençliğinin verdiği ürkeklikle kumaşı adama uzattı. 

"Zahmet olmazsa şu güzel kumaştan bir etek çıkacak kadar alabilir miyim?"
zikzak kumaşlı etek


42

AMİTOZ, MİTOZ, MAYOZ

09 Temmuz 2014
Canlı türlerinde amitoz, mitoz ve mayoz olmak üzere 3 çeşit hücre bölünmesi görülmektedir. Cinsiyet kromozomlarına göre "kadın" olarak sınıflanan canlılarda ise, bu tür hücre bölünmelerinin, kelimenin önüne gelen "çalışan" ya da "anne" sıfatları ile yer yer ışık hızına yakın bir hızda gerçekleşebildiği tespit edilmiştir. 

Halihazırda gün içinde yüzbin tane iş yapmayı günlük alışkanlık haline getirmiş olan XX kromozomlu canlı türleri, bir de üreme dürtüsü sonucunda yavruladıysa, zaman zaman zihnen ve bedenen milyarlarca hücreye bölündüğünü hissedebilmektedir. 
32

ABARTMAYI SEVMİYORUM

20 Haziran 2014
moda tasarım ankara

Abartmayı sevmiyorum ama inanın neredeyse 100 yıl oldu kendime yeni birşey dikmeyeli! 
24

KADINLAR VENÜS'TEN

26 Mayıs 2014
Ankara'nın gizli sürprizlerinden biri Tabiat Tarihi Müzesi, geçtiğimiz hafta afili bir moda çekimine maruz kaldı. 
kadınlar venüsten

MTA (Maden Tetkik ve Arama) GM tarafından açılmış müzeye gitmek için çocukları bahane etmeye gerek yok. Kısa sürede siz de öğrencisi bol ortama uyum sağlıyor ve kendinizi yeniyetme hissetmeye başlıyorsunuz. 
35

NEREDE KALMIŞTIK?

13 Mayıs 2014
Döndüm! 

Uzun zamandır siteden böyle uzak kalmamıştım. Serbest çalışmanın bir cilvesi olarak, bazen beklenmedik iş yükü çıkıyor ve gece gündüz tek bir işle ilgilenmek durumunda kalıyorum. 
dikiş tasarım blogları


12

İMDAT :, /

12 Nisan 2014
2 gün önce internetten sipariş verdiğim overlok makinası geldi. Büyük bir heyecanla oturdum karşısına.

Dikiş makinamla gösterdiğim insanüstü başarılarımı ilk kez kullanacağım bu makinada da göstereceğimden emindim elbette. 

Gel gelelim bu makina bir türlü benim akıllara ziyan dikiş yeteneğimi anlayamadı. Ben de onun dilini anlamakta zorlanıyorum. Gönderdikleri dvdyi de çalıştıramayınca başladım doğaçlama yapmaya. 

Şu ana kadar kenar dikişlerini rezalet yapsa da, ortaya çıkan dekoratif güzellikler gerçekten ilgi çekici. Misal, iki rengi birbirine katarak içdünyasında gökkuşağı yaratmaya çalıştığını düşünüyorum bu aletin. 
54

HEYECANLI ÇEKİRGELER ETKİNLİĞİNDE SONA DOĞRU!

05 Nisan 2014




dikiş blogları
Bu etkinlik, gerçekten de adına yaraşır şekilde heyecanlı ve hevesli oldu. Birçok kişiden çok güzel resimler aldım. Gerçekten de tek bir modelden yola çıkarak nasıl bambaşka şeyler üretebildiğimizi görmek çok heyecan verici!

Resimlerini hala göndermemiş olanlar lütfen bugün akşama kadar göndersin. Çok resim geldi. Bunları sırasıyla yayınlamak yerine, güzel bir sunum halinde hazırlamak biraz zamanımı alacak. Ama bu durumdan şikayetim yok :)

Tekrar hatırlatmak gerekirse fotoğraflarınızı ve varsa linklerini kendindik@yahoo.com adresine ya da facebook sayfasından mesaj olarak gönderebilirsiniz. 

Eğer resimlerde yüzünüzün yayınlanmasını istemiyorsanız, lütfen belirtin. Ben gönderilen resimleri olduğu gibi yayınlayacağım zira. 

Katılım gösteren herkese çok teşekkür ederim! Sonuçları sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum :D 
17

E-POSTA GÜNCELLEMESİ

27 Ocak 2014
Çok şık, ancak bir o kadar da kaprisli websitesi şablonumdan dolayı dönem dönem sıkıntılar yaşadığımı bazılarınız takip etmiştir. 

eposta aktivasyon blog
Uzun zamandır çözemediğim sorunlardan biri de eposta ile üyelik yapanlara bir türlü aktif onaylama linklerinin gidemiyor olmasıydı. Bununla ilgili bazılarınızdan ara ara aldığım mesajlardan kontrol ettiğim kadarıyla şu anda üyelik aktivasyonu bekleyen listedeki kişi sayısı 100'ü aşmış durumda ve ben bu sorunu nasıl çözeceğimi bir türlü bulamıyordum. 

Nihayet yazıları eposta ile takip etmek isteyenler için çalışır bir araç geliştirebildim (sanırım)!

Siz de yeni çıkan yazıları kolayca takip etmek istiyorsanız, yandaki "E-posta ile takip et" kutucuğuna eposta adresinizi yazabilir, ardından açılan mesaj kutusunda çıkan kelimeyi yazarak eposta adresinizin sisteme kaydedilmesini sağlayabilirsiniz.

Bundan sonra geriye bir tek yazdığınız adrese gönderilecek epostadaki aktivasyon linkini tıklamak kalıyor! Posta kutunuza gelen son onay linkine tıklamayı ihmal etmeyin ;)



7

AKIL PARAYLA MI?

28 Aralık 2013
Kış günü gece elbisesi yapacağım dedin. Gittin bembeyaz renk seçtin. Akıl parayla mı?
moda blogları tasarım kıyafetler

Aldın elbiseyi straples yaptın. Karların içinde düdük gibi kaldın. Akıl parayla mı?
69

İYİ KIZLAR CENNETEEEĞEE

14 Aralık 2013
90‘ların başında, Türk Pop Müziğinde gecikmiş bir patlama yaşanmaya başlamıştı. 
Madonna, Heavy Metal ve Arabesk arasında kendine yer bulmak zorunda kalan ülkem gençliği, nihayet “kullan at” kültürüne uygun şarkılarla kendini ifade edebilir hale geliyordu. 

Ve bir gün Yonca Evcimik çıktı sahneye. Yıllar yılı batı müziği ile arabesk arasına sıkışıp kalmış gençliğimiz nihayet kendi kimliğini bulmaya başlamıştı. “Sizin Madonna’nız varsa bizim de Yoncimiğimiz var!” diyebiliyorduk artık gururla.

90‘ların sonuna geldiğimizdeyse bir şekilde yıllarca ülkemde hit olmayı başarmış bu güzide müzik insanımız, birbirinden şehane 2 ayrı grubun prodüktörlüğünü üstlendi. Bilinçaltımızı “Aboneyim abone” şarkısının yan etkilerinden anca temizlemiştik ki her yerde aynı nakaratı duymaya başladık...


“İYİ KIZLAR CENNETEEEĞEEE”

İyi kızlar cennete giderdi. Kesin bilgi! Kötü kızlar? Allah muhafaza, her yere gidebilirdi. Peki ya bizler ne olacaktık? Neydik biz? 2.5 dakikalık son derece pop bir şarkının varoluşsal sorgulama yaptırması normal miydi? Yoksa biz miydik anormal olan?
kışlık etek modelleri

“KÖTÜ KIZLAR HER YERE”

Bugüne kadarki iş hayatım boyunca birbirinden absürd ortamlara girdim. Uyuşturucu satışının gündüz bile rahatça yapıldığı mahallelerde çalıştım ara ara. “Ben torbacıyı 10 kilometre öteden anlarım” ifadesiyle süzdüm etrafı, içimden yusuf yusuf yaparken. Üst düzey bürokratik ortamlarda bulundum. Havamdan sanırsın falanca bakanlığın yeni müsteşarı atamışlar beni. 
kışlık etek modelleri

Bir gün emniyet müdürlüğünün birinde bir ziyarete katıldım tercüman olarak. Gencecik bir çocuğu getirmişler kaydını alıyorlar. "Ah canıımm, kader kurbanı" falan gözleriyle süzüyorum oğlanı. Yanımızdaki polislerden biri hemen buğulanan gözlerime derman oldu. “Arkadaşını bıçaklamış bu... 4 defa!” İnceden sola kayıp aramı 4 bıçak mesafesinden az daha açmaya gayret ettim. 
pilili etek modelleri

Kışın ortasında, bir eğitim için Karadenize gittim. 1.5 metrelik kar yüksekliği içinde bata çıka otele attım kendimi gece vakti. Otoyola yakın, bildiğin kamyoncu otellerinden! Yapacak birşey yok. Yusuf yusuf girdim içeri. Hayatımda konakladığım en sıcak en sevimli mekanlardan biri çıktı; iyi mi?! :) Kötü kızlar her yere... 
dikiş blogları etek modelleri

“ÇITIR KIZLAR NEREYE?”

Size diyeceğim şudur: Burda'nın 05/2012 sayısında 119 no.lu model olarak çıkan bu etek iki boyda verilmiş. Boya göre havası tamamen değişiyor. 
moda ve dikiş

Şimdi bu eteği hafif uzun yaparsanız iyi kız oluyorsunuz. Kış için mükemmel, dizleri sıcak tutar falan. 

Aynı modeli mini hale getirdiniz mi de süper hip bir görüntü elde ediyorsunuz. Hafiften kötü kız imajı da cabası!

Bu eteğin çıtır kız kıvamı nasıldır bilemiyorum. Onu artık bana sormayacaksınız. 36 bitmek üzere zira... ;-)

Bugünlük bu kadar. Dikiş detayları ise burada: Hanım Kızımız Eteği - detaylar
Herkese keyifli haftasonları olsun :))


44

BİR NOEL BABA TRAVMASI

03 Aralık 2013
Çok küçüktüm. Ama hatırlıyorum. Sanırım 4-5 yaşlarındaydım. Babam denizci. Bazen ailelerin de denizcilerle birlikte seyahat etmesine izin veriyorlar. Ver elini Amerika demiş, Atlantik okyanusunu bilmem kaçıncı defa gemiyle geçmişiz. 

O zamanlar Türkiye 80 darbesinden yeni çıkmış. Yani daha uluslararası kültüre ait çok az şey var günlük hayatın içinde. Televizyon İstiklal Marşıyla açılıp kapanıyor. Fruko gazoz içmek çok havalı birşey. Bildiğimiz tek popstar Erol Evgin. Çizgi film niyetine çocukları gerizekalı yerine koyan Musti'ye mecbur bir hayat sürüyoruz. 

Dünyadan bihaber, dünyanın öteki ucuna gitmişiz.  Bir şekilde Miami'deyiz ve Amerika'nın meşhur tematik parklarından birine gidiyoruz. Müthiş heyecanlıyım!

Tam parkın girişinde acayip görünümlü dev bir adam karşılıyor beni! Saçma salak bir dil konuşup beni yanına çağırıyor. Aşırı korumacı annem bile mutlu. "Hadi yavrum git amcanın yanına" diye itiveriyor beni elin devinin önüne! 

"Annecim n'olur verme beni o adama. Söz bir daha rujlarınla resim boyama yapmıycam..." 

Ne dediysem dinletemiyorum; annem gülüyor, babam gülüyor. En kötüsü o koca göbekli tekinsiz bakışlı adam da gülüyor. 

"Bak git o amcanın yanına sana hediye verecek. Korkma" diyorlar.

"Söz bi daha oğlanlarla kavga etmiycem sokakta; bebeklerimle uslu uslu oynıycammm..." diye böğürüyorum. 

Etrafımızda sarı bebeler, çipil çipil bakıyor bana. 

"Ne bakıyosunuz beaaaa... Dev o dev! Gitmeyin onun yanınaaa..."

Nihayet, eteklerine yapıştığım annemin üstündekileri korkudan yırtma kıvamına geldiğimi anlamış olacaklar ki beni o uğursuz devin yanından uzaklaştırmayı akıl ediyorlar!

Ben böyle hatırlıyorum o dehşet anlarını... Olay çok daha basit bir ağlama kriziyle de geçmiş olabilir tabii...  



Aradan yıllar geçti. İş sebebiyle Türkiye'de yaşayan ecnebi arkadaşlarımız oldu. Noel dedikleri şey onlar için çok önemli. Ailelerinden uzakta, bizim memleketteler. Burada kutladıkları noele sağolsunlar bizi de çağırmışlar. Ben de taze yaptığım zeytinyağlı barbunyamı koltuğumun altına kaptığım gibi onlardayım. Barbunyasız bir noel düşünülemez tabii... 

Sıra yeni yıl hediyelerini vermeye geldi, bir baktık karşımızdaki yabancı çift kaş göz yapıyor bize. Neymiş efendim, bıyıkları terleme yaşına gelmiş oğlan çocukları hala hediyeleri Noel Babanın getirdiğini sanıyormuş! Off of! Gel de tut çeneni! Otur, ye hindini... 

Akşamın sonunda, o yabancı çift bana çok diş biledi. Barbunyamda mükemmel şekilde tutturduğum tuz / kesmeşeker oranı bile beni daha sevimli göstermeye yetmedi. O tekinsiz adamın hayatıma vurduğu 2. ve son darbe oldu bu!

Gelelim esas mevzuya. Biz senin çocukluk travmalarını merak mı ettik şekerim? Nereden çıktı bu hikayeler? diye soranlarınız çıkabilir. 

Halbuki ben bu yılbaşında burayı hediyelerle donatmayı düşünüyorum. Yani o soranlar kendilerini şimdiden listenin sonunda bilsin :) 

Bu hediye paylaşımını kendi travmalarımı tedavi etmek olarak da görebilirsiniz. Yeni yılda yapmayı düşündüğüm yeni sürprizlere bir ön hazılık olarak da değerlendirebilirsiniz :) 

Sorum şu: bu Noel Anneden dikiş temalı nasıl bir hediye istersiniz bu yılbaşına? Söz, kargoyla gelecek hediyeler. Bacanıza tırmanmakla uğraşamam :))) 
Hadi yazın yorumlar kısmına. 


-----
Meraklısına Not:
İmajlar şu harika kadının sitesinden: http://liagriffith.com/





51

KARPUZ KOLLARA İADE-İ İTİBAR

26 Kasım 2013

Aranızdan kaçınız ilk gençliğini 80'lerde geçirdi? Ya da soruyu şöyle sormalıyım belki: Aranızda kaçınız 80'lerin korkunç moda akımından ruhu zedelenmeden kurtuldu?

80'ler benim çocukluk yıllarımdı. Çok şükür aptal ergen takıntılarımı 80'lere denk getirmedim (ergen takıntılarım 90'larla birlikte taçlandı benim). Ama evimizde ziyadesiyle ergen bir ablam vardı ve onun tüm ruhsal çalkantılarını 80'lerin dehşet verici moda ve müzik etkisiyle aynı anda yaşamak zorunda kaldım. 

Misal, sabaha kadar Duran Duran çalardı odamızda... George Michael'ın o ünlü "Careless Whisper" şarkısını ise her duyduğumda bir karabasan gelir üstüme hala... Ruhumda öyle bir yarası var yani... 

1980ler modası


80ler modası




1980li yıllar

80'li yılların kendince yenilikçi moda garabetleri içinde bir de karpuz kollar vardı hatırlarsınız. Güzeller güzeli Prenses Diana'nın gelinliği bile o meş'um karpuz kollardan nasibini almıştı. 

90'larla birlikte rahat bir nefes almaya başlayan moda dünyasında birkaç şeyin asla yeniden moda olmayacağını sanırdım:

1- taşlanmış kotlar (lütfen... şakasını bile yapmayın...)

2- aslan başı saç kesimi 

3- karpuz kollar

Taşlanmış kot kumaşlarına karşı tavrımı sonsuza dek sürdüreceğimi tahmin ediyorum ama karpuz kollarla farklı ortamlarda flört etmeye başladığımızı belirtmeliyim. Elbette düzeyli bir ilişki kurmak kaydıyla...

siyah elbise moda tasarım dikiş blog

 Birkaç hafta önce tamamladığım bu nefis siyah elbisemi hatırlayanlarınız vardır. Hatırlamayanlar için linki yazının sonuna ekledim. Burda dergisinin pek de öne çıkarmak için uğraşmadığı bu model, ilk gördüğüm anda acayip ilgimi çekmişti. 



Bu modelin yukardaki elbiseye dönüşme macerasını 2 yazıda anlattım. Bugün de kollarla ilgili detayı paylaşmak istiyorum. Çünkü güzel bir ince ayarla bu kol kalıbı birçok elbiseye uyarlanabilir ve giysilerinize bambaşka bir hava verebilir bana göre. 

Yani bu yazı hem aynı modeli dikmek isteyenlere bir açıklama hem de sıradan bir kol kalıbını havalı bir karpuz kola dönüştürme adımları olarak okunabilir. 

Eğer normal bir kol kalıbını bu modele dönüştürmek istiyorsanız, öncelikle yapmanız gereken elinizdeki kalıbı yukarıdaki şekle benzer bir dikdörtgene dönüştürmek olmalı. Zaten kabarık bir model olduğundan hata yapsanız dahi, dikişi tamamladığınızda dikkat çekmeyecektir.  

Aynı kalıbı dikmeyi düşünenlere ise bir hatırlatmam var. Ben kol boyunu epeyce kısalttım. Bu sayede daha şık ve daha modern göründüğünü düşünüyorum. Arzu edenler, "80'lerin modasına ihanet etmem ben, olduğu gibi kullanırım" diyenler kalıbı da olduğu gibi bıraksın... Ama bir daha görüşmeyelim olur mu?... :)) 

dikiş öğren kol takma


Son bir hatırlatma daha: kolların dik ve vatkalı görünmesini istiyorsanız nispeten sıkı dokunmuş, sert bir kumaş kullanmanızı tavsiye ederim.

Kalıbımızı çıkartıp, kolları kestikten sonra o acayip şekilli köşeleri içten katlayarak bir kesekağıdı görüntüsü elde ediyoruz. Kollar dıştan yukarıdaki gibi görünüyor artık. 



İçte ise bolca bir kat payı kaldı. Bunları isterseniz ortaya doğru katlayarak, isterseniz de yanlara doğru açarak dikebilirsiniz. Kabarıklık açısından çok bir fark yaratmıyormuş. Kolları elbiseye monte etmeden önce bu kat paylarını mutlaka dikmelisiniz ki kolları takarken hata yapmayın.  

siyah elbise modeller


Sonrasındaysa elbisenizi alıp düğün dernek bolca gezin ve 80'lere taş çıkartacak havalı pozlar verin :))

Elbiseye ilişkin yazı burada: http://www.kendindik.com/2013/10/kucuk-siyah-elbise.html

Elbisenin dikiş aşamaları ve organze detayları ise burada: http://www.kendindik.com/2013/10/kucuk-siyah-elbise-organze-detaylari.html

Hadi öptüm hepinizi kocaman!




20

PEK BAROK BİR MİNİ ELBİSE

21 Kasım 2013

Hani pek öyle saray soylusu havam yoktur normalde. Çoğu kişinin kumaşçıda gördüğünde temkinli adımlarla uzaklaştığı saçma desenli kumaşları özellikle arayıp bulmak gibi anlamsız bir huyum da vardır. Hal böyle olunca, Barok modası bu yıl yeniden baş gösterdiğinde burun kıvırıp yüzüne bile bakmadım. 

barok modası mini elbise
Ama kumaşçıda bu barok desenli kadifemsi kumaşı gördüğüm anda çarpıldım. Hemen ondan bir etek yapmalıyım dedim önce. Sonra bu kadar gösterişli bir kumaşı etekle söndürmeye kıyamadım ve bir parti elbisesi yapmaya karar verdim. Bilenler çaktırmasın, bilmeyenler beni o parti senin bu parti benim geziyor sansın... :) 
barok desen

Kalıbın üst kısmını yaparken açık arayla en sevdiğim elbiselerimden birini dikmeme sebep olan Cynthia Steffe imzalı Vogue 1174 no.lu kalıbı kullandım. O nefis elbisenin yazısı bu adreste: http://www.kendindik.com/2013/01/en-sevdigim-v1174-elbise-ile-paris.html

barok desenli elbise modası

Elbisenin alt kısmını ise dar bir mini yapayım bu sefer dedim. Kalıbı kendim çizdim. Fekat mutlaka cepleri olmalı! Niyeyse? :) 

Sanki model de kumaş da yeterince havalı değilmiş gibi bir de dikiş aralarına biye yerine dantel şeritler eklemeyi istedim. Elbette ceplere de eklemeyi unutmamalı...  
barok ve dantel

Elbisenin iç kısmına ise biraz sevgi pıtırcıkları serpmek istedim. Baktıkça içim gidiyor :) Çok seviyorum değişik desenli astarlar kullanmayı. Herkese tavsiye ederim.  

Bunun için genellikle kumaşçılarda çok ucuza satılan ince pamuklu kumaşları kullanıyorum. Astarda sentetik yerine koton ağırlıklı kumaşlar bana hem daha sağlıklı geliyor hem de yumuşacık hissi hoşuma gidiyor.
moda blog dikiş DIY vogue

Elbette ortalığı yakan bu mini siyah elbiseyle o parti senin bu parti benim gezmeye başlıyorum... demeyi isterdim tabii... Ama akşam 9.30'da fişi çekilen tavuksu yapım münasebetiyle bu cancağızımı sadece bir kez giyebildim bugüne dek. Olsun... sabah kahvaltısına giyerim ben de. Ekmek bulamazlarsa pasta yesinler gibi bir şey :)

barok desen elbise DIY


Pek asil takı için adresiniz: www.tuhaftuhafiye.com




34

DIY: BASİT KALIBI TASARIMCI ETEĞİNE DÖNÜŞTÜRME-2

11 Kasım 2013

designer etek kırmızı deri
Bir önceki yazıda Rag & Bone tasarımı benzeri bir etek yapmak için basit bir etek kalıbını nasıl dönüştürebileceğinizi yazmıştım. 

Bu yazıda da benim uydurduğum şekilde nasıl dikebileceğinizden bahsedeyim. 
tasarımcı etek modelleri

Bir önceki yazıyı takip ederek kalıbımızı çıkardıktan sonra ön ek parçası bu şekilde görünüyordu. Yani, önce ön ve arka parçalarını normal düz etek şeklinde biçmiş; daha sonra da 3. bir ek parçayı yukarıdaki fotodaki gibi kesmiştik. 

Suni deri olmasını tercih edebileceğiniz küçük bir parçayı da etek kısmının yalnızca üstünü kaplayacak şekilde kesmeniz yeterli olacaktır. 

Ön parçanın tamamını 2 kat yapmanız hem boşu boşuna kumaş harcamanıza hem de eteğe gereksiz bir kalınlık eklemenize sebep olur. 

DİKİŞ SIRASI:

Basit etek kalıbıyla çıkarttığımız ön ve arka parçaları birleştirmeden önce, deri ve yan şeritli ek parçayı tamamlıyoruz. 

Deri parçasını ön katın iç kısmından dikiyoruz. Ancak bu parçayı yandan birleştirmenize henüz gerek yok. Yani, arka parçayla birleşen kısmını dikmenize bu aşamada gerek yok. 

Ek parçanın diğer yanını düz dikişle kapatmadan önce ise tasarımın bir diğer dikkat çekici özelliği olan yan şeritleri yerleştiriyoruz.
Orijinal tasarıma sadık kalmak isterseniz, çanta malzemeleri satan bir yerden deri şeritler alabilirsiniz. Ama benim böyle bir dükkana gidecek vaktim yoktu. Ben de uzun gizli fermuarımın artan parçalarını kullanmayı tercih ettim :) 
şeritli etek
Nasıl olmuş? Ne fermuar artığı gibi algılanıyor ne de ucuz görünüyor bence. Bildiğin özel tasarım! :))
dikiş moda blog
Durun daha işimiz bitmedi. 

Fermuar / kemer / deri parçalarını önce etek ön parçaya sabitliyoruz. Tam olarak nerede durmasını istediğimizi belirlemek önemli. Ben, mesela, basenlerin tam başladığı yere şerit eklemenin kendi vücut tipime daha uygun olacağını düşündüm. Böylece basenleri de ortadan kaldırmış oluyoruz (!) -- yani, olabildiğince işte :)
Şeritleri deri parçalı ön kata ekledikten ve derinin dikişini de kapattıktan sonra, eteğin diğer parçasına da dikiyoruz. 

Ön parçanın havalı detayları tamamlandıktan sonra eteğin kalan kısımlarını bitiriyoruz. Fermuar, pervaz, etek ucu dikişlerini de normal etek dikişinin adımlarını takip ederek tamamlıyoruz. 

Dikiş tamamlandıktan sonra ön ek parça dikdörtgen bir kumaş parçası şeklinde görünüyor. 
etek dikişi moda tasarım

Ne kadar dökümlü olmasını istediğinize bağlı olarak da katlandığında buna benzer şekilde görünecektir. 
rag & bone etek modeli

Son olarak, dikişin en önemli kısmı olan havalı duruşlarımızı sergiliyoruz. Bunun için kırmızı bir fon bulmanız, yoksa da photoshop yardımıyla bahçe duvarınızı kırmızıya boyamanız yeterli olacaktır. 
moda dikiş blog

Hepinize keyifli dikişler, bol güneşlerrr :))



27
Burada yayımlanan yazı ve görsellerin tüm hakları İrem Sunar Özat'a aittir. İzinsiz yayımlanamaz. Blogger tarafından desteklenmektedir.