KENDİN DİK...: kendin dik dolabı

kendin dik dolabı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kendin dik dolabı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

NOKTALARI BİRLEŞTİRİN...

21 Şubat 2020
irem sunar, yazar, puantiyeli bluz, dikiş, komik, dikiş öğren, kendin dik

BİR KUMAŞ, BİR KADIN, BİR ÖRDEK...


Çocukluğumun en can sıkıcı etkinliklerindendi. Özgürce yaptığım kalem vurguları ilk kez zapturapt altına alınıyordu. Biçimsiz çizgilerim sert kalem darbeleriyle birbiriyle yarışıyordu. Her seferinde 10 numaradan 11’e değil de 22’ye gidildiğinde nasıl bir resim ortaya çıkacağını daha çok merak ediyordum. Ama illa ki 10’un ardından 11’e ulaşmak lazımdı. "Etkinlik kuralları böyle İremciğim..." Belki ben tek kanadı diğerinden uzun olduğu için topallayarak uçan bir ejderha ortaya çıkartacaktım. Ancak kağıdın üstünde bir ördek görünmeliydi. Tüm öğrenciler noktaları doğru şekilde birleştirmeliydi. 
10

UYDURUKÇULAR KRALİÇESİ

24 Ocak 2020

"Örgü bilmem ben. Ama feci uydururum..." diye yazmışım bundan altı yıl önceki bir yazımda. Örgü örmeyi beceremeyince, dikmeye karar vermiştim. Bir sayısında modellik yapma cesaretini gösterdiğim Creazione dergisinden edindiğim kazak kalıbını kafama göre uydurarak ortaya yorgan kalınlığında bir hırka çıkartmıştım.

Creazione dergisi benimle yaptığı röportajda sadece feminizmle ilgili söylediğim kısımları kesip çıkardığı için bir daha başka bir sayısını almaya elim gitmemişti açıkçası. (Feminizm çok sakıncalı bir şeydir biliyorsunuz. Üzerinize afiyet bir de bulaşıcı ki...) Belki şahane modeller yayınlamaya devam etmişlerdir. Kim bilir? Ben bana yadigar kalan bu kazak kalıbını şekilden şekile çevirmekle yetineceğim bir süre daha.

hırka, kazak, örgü, dikiş, tasarım, irem sunar

Şu terbiyeli kazak modelinin geldiği saçma hale baksanıza! İki yakası bir araya gelmiyor. Dahası kapatıyorsun yakayı, bağrı açık gezmeye devam ediyorsun. Ne uyduruk, ne saçma!
3

BENDE BALERİN KUMAŞI YOK

03 Ekim 2018
irem sunar, dikiş, tasarım, balerin, bluz

Birkaç sene önce 352.ev taşımam sırasında (sayıyı tam tutturamamış olabilirim, ama yaklaşık 300 civarında olmalı; en azından bende yarattığı his itibariyle) depoda bir kutu buldum. Kutunun içi çocukluk fotoğraflarımla doluydu. Bazısını kahkaha, bazısını gözyaşı ile incelerken - artık ne kadar bastırdıysam bilinçaltımın dip kuyularına - hiç hatırlamadığım bir sınıf fotoğrafı çıktı karşıma.

Fotoğraf 7-8 tane şirin prenses, bir tane de sevimsiz bir oğlan çocuğunun olduğu bir bale kursunda çekilmişti. "Aaa…" dedim kendi kendime. "Dur, şimdi hatırladım. Annemin zoruyla gitmiştim ben buraya bir süre." 

Gözlerim o mini mini tütülü, uzun saçları dramatik bir topuzla başlarının üstünde toplanmış güzel kızlar arasında kendimi aradı. Ama ben orada yoktum...

İyi de nasıl olur? Paytak paytak yürümeler, kabarık kabarık tütüler, günlerce çalışılan duruşlar... ve bir çarpıntı bastı. Yıllarca bastırdığım anılar bir anda hafızamın kıyılarına vurdu. Ben ortadaki oğlan çocuğuydum!
12

KARANFİLLER

12 Temmuz 2018

yazlık elbise, çiçekli, straplez, dikiş, moda

İlk gençlik yıllarımda, rock müzik dışında ruhuma hitap edebilen Türkçe şarkıları pek bulamazdım. Ne de olsa bizim neslimiz için Türkçe pop Erol Evgin'den çıkıp, talihsiz bir manevrayla Yoncimik sapağına girmişti.  Ama ruhuma dokunan birkaç istisnayı da unutamam.

Yeni Türkü'nün "Karanfiller"i mesela, nasıl da coştururdu ruhumu. O karanfiller benim gözlerimde açardı. Benim ruhumda kızıllanırdı yaprakları. Daha açar açmaz dalgalanan uçları gibi pırpır ederdi içim. Yaş 15 :)

Aradan geçen yıllarda ne karanfiller söndü içimde. Kaç tanesi dalında kırıldı gitti. Nasıl oluyor bilmiyorum ama o karanfil tohumları ha bire açmaya devam etti içimde inatla. O tomurcuklar fırfır eteklerini her salladığında, ruhum tutuşmaya devam etti. Uçasım geliyor hâlâ her bahar rüzgarlarında uzaklara.

Gün oluyor, devran dönüyor, en büyük dertler bir anda kendini bahara bırakıp gidiyor. O dertlerin ezici ağırlığına fazla aldanmamayı hâlâ öğreniyorum tabii. Çok çalışıyorum meselâ. Çalışmayı hiç bırakmıyorum. Üretmeyi hiç bırakmıyorum. En boğucu zamanlarımda bile, inatla çalışıyorum. İşin içinden çıkamadığım zamanlarda, aklımla sonunu göremediğim kuyulara atılmış gibi hissettiğimde bile elimden gelen tek şey daha fazla üretme inadı oluyor. Benim karanfillerim bugüne kadar böyle tutuna geldi hayata.

Ah bu sitede yazmaya fırsat bırakmayan ne heyecanlı projelerim var daha bir bilseniz! Yakında birkaç tanesini paylaşmayı heyecanla bekliyorum, hâlâ beni okuyanlar kaldıysa tabii :))
11

6 DAKİKADA NELER YAPILIR?

22 Ocak 2018



6 dakikada neler yaparsınız?  Bugüne kadar hiç düşünmediniz mi? Biraz fikir vereyim:

6 dakikada, bir arkadaşınızı arayabilir ve günlük laklağınızı yapabilirsiniz. Otobüs/dolmuş sırasında bekleyebilir, taksinin gelmesi için yolları gözleyebilirsiniz. 6 dakikada biraz patates soyabilir veya buzdolabını açıp akşama ne pişireceğinizi düşünerek hayallere dalabilirsiniz. Biraz göbeğiniz çıkmışsa, 6 dakikayı ceketinizin önünü en düzgün şekilde kapatmakla geçirebilirsiniz. 6 dakika, kuşkusuz, bir gün içinde pek de önemli bir süre değil. Hele bir ay içinde hiç değil, öyle değil mi? Nasıl da yanılıyorsunuz! 
17

BEYAZ GİYER KIŞ GÜNÜ V.2

28 Kasım 2017
beyaz ceket, kış modası, kendin dik, irem sunar
İki sene önce bu tarihlerde canhıraş bir gayretle kendimi Moskova soğuğuna hazırlayacak ve nedense beyaz renkte bir palto dikiyordum. Paltonun malzemeleri öyle kalındı ki, dikerken fenalık geçirmiş, artık palto olarak kullanamaz isem yorgan olarak değerlendiririm demiştim. Buraya taşındıktan sonra anladım ki, benim o göz nuru beyaz paltonun ne giyilir yanı ne de yorganlık hali varmış :D
10

ŞEHİRLER HAYATLAR KUŞLAR

09 Kasım 2017

İzmir'den Ankara'ya ilk taşındığımda, 18 yaşımda, cüzdanımın bir köşesinde uzun süre bir tane vapur jetonu taşımıştım. Sevdiklerimizin fotoğrafını cüzdanlarımızda taşırdık ya cep telefonları yokken. İşte o vapur jetonu da öyle bir sevdiceğim köşesinde durdu uzun süre. Ankara'nın vapursuz ve martısız hayatına gönlümü razı ettiğimde, bir gün bir anda düşüp gitmişti cüzdanımdan.

8

SHIRT DRESS

05 Eylül 2017
Modası geçti geçecek, ben daha kendime ilk kez bir gömlek elbise yapabildim. Sanırım doğru kumaşla göz göze gelme anını bekliyordum bunun için!

Bu kumaşı elime aldığım anda ya romantik bir yaz elbisesi yaparım ya da rahatça giyebileceğim bir gömlek elbise yaparım demiştim. Kumaşı öyle sevdim ki, askılı elbise yapıp yılda iki kere giyme fırsatı bulmaya gönlüm el vermedi. Ama kumaşım da aşık olunası değil mi? ;)
31

İŞİMİZE BAKALIM

25 Ağustos 2017



Ne kadar uzun zaman oldu! Yaz oldu, valizler açıldı, kapandı. Yeniden açıldı, kapandı. Yeniden açıldı, açıldı, açıldı... Evin yayıntısı ve sehayat telaşı bitmek bilmedi. Rusya-Türkiye hattındaki irtifa civarında süren yeni hayatımızın kaçınılmaz yayıntısına alışmam gerek artık sanırım. 

Sonunda Moskova'daki evimize döndüm ve elbette beni özlediğine çok emin olduğum dikiş masamın başına geçer geçmez içimden bu takımı yapmak geldi :) Dikiş dikmek akıl sağlığımı korumamın bir parçası. Başka türlü çalışmıyor artık bu makina :)
8

PAZEN CEKET

17 Mayıs 2017
pazen ceket, tasarım, yaka,


Pazen gerçekten de şahane bir kumaş. Hem Anadolu'nun tüm renklerini harika şekilde harmanlayarak sergiliyor, hem de giyildiğinde yumuşacık dokusuyla insanı son derece rahat ettiriyor. Dikiş meraklıları açısından bir diğer özelliği de çok kolay dikilebiliyor oluşu. İstediğiniz hemen her şekle kolaylıkla giriyor ve hatalarınızı büyük bir hoşgörüyle, gece gibi örtüyor ;) 
13

PENYE ETEĞİNİZE TAVIR TAKINDIRIN

09 Mayıs 2017
tasarım penye etek, yaz modası, kendin yap, kendin dik

Bu yaz için penye dikişlerine başlama vakti gelmiştir. Geçtiğimiz yazlardan size uzun uzun penye bluz, penye elbise ve penye tshirt yakası gibi, penye giysi sektörünü sekteye uğratacak kadar Öğren Çekirge yazısı paylaşmıştım hatırlarsanız. Bu yaz biraz farklı bir penye etek yapma yöntemini anlatmak isterim ilgilenen çekirgelere. 
17

BIRAK DAĞINIK KALSIN

14 Mart 2017
asimetrik yaka ceket hırka dikiş blog moda



Bırak dedim dağınık kalsın biraz. Yıllarca yetmedi mi döpiyes hatun gezmelerim? Kendi kıyafetlerimi dikmeyi öğrenme maceramda 6. yılı geride bıraktım. Yetmiyor artık hazır kalıplar. Şunun şurasını farklı yapsam nasıl olur demeler, kalıp kağıtlarıyla origami gibi oynamalar, bir havalar bir havalar :)


12

BEYAZ BİR SAYFA

25 Ocak 2017

moskova köprü moda tasarımBugün Moskova'da güneşli bir gün. Kara kışın ortasında olduğumuzu düşünürsek, gerçekten de dışarıda ışıl ışıl bir ortam olması ayrıcalıklı bir durum. 


21

OTURMASINI KALKMASINI BİLEN ENVELOP ETEK

24 Ekim 2016
etek tasarımı, envelop etek,

Yediler canımızı tüm genç kızlık zamanımız boyunca... 

Oturmasını kalkmasını bilmek nedir yahu? Nerede nasıl davranacağını bilmekten daha gizli, daha çarpık bir anlam içermiyor mu sizce de? Bir genç kız olarak her hareketini başkalarının gözünden takip etmeye çalışmak, başka coğrafyalarda yaşayan pek çok hemcinsine göre doğal hallerini bile kontrol altına almaya gayret etmek, toplum içindeki davranışları güzel güzel paketlere sıkıştırmak, terbiyeli genç kız olarak görülmenin takdir dolu bakışları eşliğinde sana biçilen rolleri sessizce kabullenmek. Kaç hemcinsim annesinden, babasından, aile fertlerinden, öğretmenlerinden ve hatta bazı durumlarda konu komşudan duymadı ki bu sözleri?
4

UZUN KOLLULAR USUL USUL YOLA KOYULDULAR

19 Eylül 2016
irem sunar özat, irem sunar, blog

Sonbaharı seviyorum. Biraz daha kalın giyinmeyi, şehrin sokaklarında daha hızlı adımlarla yürümeyi, yürürken kendimi daha fazla dinleyebilmeyi seviyorum. Serin sokaklar, bir dostla içilen çayın keyfini daha fazla almamı sağlıyor sanki.


20

ŞİPŞAK BİTEN ELBİSENİN ŞAPŞİK SAHİBİ!

23 Ağustos 2016
yazlık elbise dikiş adımları, irem sunar özat
Çok fena gazlıyorum çoook! Gören de işimiz gücümüz yok; tek derdimiz başkalarına dikiş aşkı aşılamak sanır. Halbuki çoğumuzun çok sayıda işi-gücü-uğraşı var. Ama günlük hayatın streslerine, bir de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın verdiği normal üstü stres birikimini de eklersek, aslında bir hobiden ziyade, aklımızı sakin tutmak için düzenli dikiş dikmemiz lazım öyle değil mi? :)

Çok yazdım, hep yazacağım. Sürekli tüketici olmaktansa, bir şeyleri üretmenin keyfi paha biçilemez. Üstelik bu üretim kendi zevkinize uygun tasarımlarla kendi giysilerinizi yapmayı içeriyorsa, tadından yenmez! 
15

AZ GİTTİM UZ GİTTİM

02 Mart 2016
Burda Style, 09/2010, blouse pattern, 109, sewing blog

Bir sabah uyanıp da "Artık kendi kıyafetlerimi kendim dikmeyi öğrenmeliyim" diyeli yaklaşık 6 yıl oldu. 

O 6 yıla neler sığdırmadım ki…

  • Harika bir annelik macerası,
  • +7 kilo!!!
  • 3 kere ev taşıma (bu sene çıkmadan 4.sü yolda…)
  • Ülke değiştirme
  • Çok sevdiğim websitem KendinDik.Com'u açma
  • KendinDik.Com vesilesiyle yeni bir İrem tanıma
  • Çok severek yaptığım KendinDik.Com yazarlığı-dikerliği sayesinde profesyonel iş hayatımı da yazarlık-çizerlik üzerinden yürütme imkanları yaratma
  • Sayısız gözyaşı
  • Sayısız kahkaha

42

BEYAZ GİYER KIŞ GÜNÜ

26 Ocak 2016
beyaz palto, kışlık, kış modası

Yıllarca İzmir'in yer yer haddinden fazla sıcak havası ve ruha bir kez işledi mi çıkmak bilmeyen deniz kokusuyla büyümüş biri olarak, denizsiz bir memlekette yaşamak bana uzun süre çok zor gelmişti. 

Deniz kıyısında büyümüş her yeni gelen gibi, benim de Ankara'ya taşındıktan sonra yaptığım ilk plan, Ankara'dan taşınmak olmuştu. Bu planı uzun yıllar gönlümün rafında tutmakla birlikte, gerçek anlamda ilk girişimimi geçtiğimiz yıl, Antalya'ya taşınma hazırlıklarıyla başlamıştım. Eee, Antalya'ya niyet, orası olmazsa Moskova'ya kısmet!
21

PEMBELERDEN PEMBE BEĞEN

20 Ağustos 2015
tafta etek

Hiç sevmezdim ki pembe rengini... Kız çocuğu olarak bana sevmem için dayatılmasından mütevellit, çocukluğumdan beri ayrı durmuştum pembelerden. 

Yaş ilerledikçe, başkalarının benim için ne beğendiği değil, benim kendim için neler beğendiğim hayatımda daha fazla yer tutmaya başlayınca, diğer birçok şeyle birlikte pembeler de öne çıkmaya başladı göz zevki dosyalarımda.
23

GİDİYORSA HER İŞİN TERSİNE, ASİMETRİK BLUZLAR DİKECEKSİN KENDİNE

03 Ağustos 2015

Ne demiş büyüklerimiz? "Gidiyorsa her işin tersine, asimetrik bluzlar dikeceksin kendine!"

Acayip gelişmeler oluyor hayatımda. Yani aslında uzun süreli sessizliğimin tembellikle ya da tatille falan hiç alakası yok. Zaten tembellik yapmaya alışkın bir bünyem de yok. Aslına bakarsanız, uzun zamandır "Oturduğumu mu gördün hayat?!" başlıklı bir yazı yazacaktım ama oturup onu bile yazmaya vaktim olmadı :)
16
Burada yayımlanan yazı ve görsellerin tüm hakları İrem Sunar Özat'a aittir. İzinsiz yayımlanamaz. Blogger tarafından desteklenmektedir.