EN GÜZEL KIRMIZI - EN GÜZEL BEYAZ 2020'YE HAZIR MIYIZ? ;)

01 Ekim 2020

 


2020'nin her ayı bir öncekinden daha şaşkınlık verici olsa da, Ekim geldiğinde yıl demeden dert demeden biz kutlama hazırlıklarımıza başlarız :)


2012 yılında, resmî kurumlarda 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının kaldırılması konuşulurken, “Biz Cumhuriyetimizi her an her yerde kutlarız” deyince, ortaya bu güzel etkinlik çıkmıştı. Bu yıl 9.kez kutlayacağımız ektinliğimize belki yıllardır katılıyorsunuz, belki de ilk kez duydunuz. 


Bilmeyenler için kısaca kurallardan bahsedeyim:

Katılım Koşulları:


1- Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine gönülden bağlı olmak;


2- Ekim ayı boyunca her ne hobiniz varsa (dikiş dikmeniz şart değil), 
bayramımız için kırmızı ve/veya beyaz renklerde  el emeği göz nuru bir çalışma yapmak;


3- 29 Ekim 2020 günü geldiğinde çalışmalarınızı sosyal medya hesaplarınızdan #Dikişodamda29Ekim etiketiyle yayınlamak;


4- Her nerede olursanız olun, Cumhuriyetimizin doğduğu günü kutlayıp, #dikişodamda29Ekim etiketiyle yayınlanan diğer çalışmalara bol bol alkış tutmak! :)

Geleneksel olarak, bana gönderilen tüm çalışmaları ay sonunda KendinDik.Com'da yayınlıyorum. Bu yüzden fotoğraflarınızı bana ayrıca ulaştırmanızı tercih ederim ama mecbur değilsiniz. 

Çalışmalarınızı bana göndermek ve diğer katılımcıların çalışmalarını takip etmek için:

- beni Instagram adresinden takip edebilir, mesaj atabilirsiniz: @irem.sunar

- ya da çalışma fotoğraflarınızı kendindik.com@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.


E hadi, Cumhuriyet Bayramı kutlamalarımız başlasın! :))

Sevgiyle,

İrem 






GEZGİN TERZİ BREZİLYA'DA -1

26 Nisan 2020
Hadi gelin bugün sizi Brezilya'ya götüreyim. Aralık 2018'de gittiğim bu seyahati bir türlü yazma fırsatım olmamıştı. Bence bugün hepimiz için güzel bir Rio seyahati ayarlayabilirim ;) İlk yazıda en çok dikkatimi çeken genel konulardan bahsedeyim. 

gezgin terzi, gezi notları, Brezilya, Rio, çocukla seyahat, blog


Rio! 

Herkesin, her şeyin beklediğimden birkaç nota daha tiz, birkaç ton daha renkli, daha sıcak, daha samimi, daha tekinsiz, daha cıvıl cıvıl olduğu memleket. 

Sahilde yürürken, o uçsuz bucaksız okyanus Akdeniz suyunun davetkârlığıyla çarpıyor ayaklarıma. Benim gibi su kuşu biri nasıl hayır diyebilir bu davete? Hemen suya atlıyorum. Ama yaşlı teyze usulü, kıyıdan kıyıdan. Hani olur da köpekbalığının biri gelip beni bulursa, hemen sahile kaçabileyim hesabıyla… 

Dünyada benden başka kimsenin selülit problemi yaşamadığını düşünüyorum yürürken. Sahil kıyısında tüm güzelliğiyle arz-ı endam eden kadınlar da doğru düşündüğümü göstermek için çıkıyor karşıma. Yahu bir tane kadında da selülit olmaz mı arkadaş! Tek benim başımda bu bela di mi? Söyleyin.

RETROSPEKT

20 Nisan 2020


Ben hep yazarım. İş hayatım boyunca genellikle başkaları için yazdım. Ama fırsat buldukça kendime de yazarım. Çoğunlukla hikayeler yazarım. Bazen de kendimi kendimle muhabbet sofrasına oturtan yazılar yazarım. 

Bu sabah bundan 5 yıl önce (Mayıs 2015'te) yine kendimle muhabbet halinde yazdığım bir yazıma denk geldim. Beni çok zorlayan işimden istifa etmek üzereyken ve daha Rusya'ya taşınma planları ortaday yokken yazmışım. O gün öyle olacağını bilmiyordum ama, hemen ardından çok daha keyifle yaptığım, daha fazla kazandığım, çok güzel insanlarla tanıştığım bir işe geçmiştim. Hatta imkansız bir şey olmuş ve ben o işi Rusya'ya taşındıktan sonra online olarak bile yapabilmiştim. 

Şimdi tesadüfen karşıma çıkan bu yazıya bakıp, bazı konularda ne kadar yol aldığımı, bazılarındaysa nasıl çuvalladığımı görmek iyi geldi. Sonra da dedim, “Acaba bu korona günleri öncesinde böyle düşünen kaç kişi vardı?” Hayatın koşuşturmacasından bıkanlar, şimdi ne düşünüyorsunuz hayatınızla ilgili? 

ÖĞREN ÇEKİRGE: DÜĞMELERİ GİZLEME SANATI

24 Mart 2020

KİM KORKAR GÖMLEK DİKMEKTEN?


Oturduk mu evlerimizde #evdekal etiketiyle? 
Ne kadar sıklıkla geliyor korkularınız üstünüze üstünüze? 
#Covid19 semptomlarını aratmayan göğüs sıkışmaları yaşıyor musunuz her sosyal medya kullanımınızda?

E, tamam o zaman. Önce kendinize şöyle köpüklüsünden bir kahve yapın, sonra geçin dikiş masanızın başına. Önce gömleklerimizi biçelim, sonra ektiklerimizi ;)  O korkular üstünüze üstünüze gelmeye başladığında, kahvenizden veya çayınızdan bir yudum daha alın. Tüm korkularını whatsapp gruplarında kusan arkadaşlarınızı usulca bir kenara bırakın. Onları kenara attığınızı görmeyecekler nasıl olsa ;)

Hadi şimdi elinizde hangi dikiş dergisi varsa karıştırın bakalım. Rüzgarı yüzümüzde özgürce hissedeceğimiz zamanlarda giymek üzere bir gömlek seçin kendinize. Buldunuz mu? O zaman hemen modelin kalıbını çıkartmaya başlayın.

Hala kalıp çıkartmak karmaşık mı geliyor? O halde önce şu yazıyı bir okuyun bakalım. Belki bu sefer kolayca çözersiniz kalıp çıkartma işini: Öğren Çekirge: Dergiden Kalıp Çıkartma 

Kalıpları kumaşa aktarmayı biliyor musunuz? Bilmiyorsanız aşağıya yorum bırakın. Onun da püf noktalarını içeren bir yazı hazırlayayım size daha sonra.

gizli düğme, düğme iliği, dikiş adımları, kendin dik, bluz, dikişi, gömlek, kolay dikiş, evde dikiş, kendin yap


 

KENDİNE AİT BİR ODA

19 Mart 2020

En güzel haliyle "evden çalışma" olarak tercüme edebileceğimiz "home office" çalışma düzenine yercüceme hamileyken, 11 yıl önce başladım. 

Doğum yaptıktan sonra tüm çalışma hayatımı azar azar home-office çalışma düzenine geçirmiştim. İlk zamanlarda kendime ait çalışma alanım neredeyse gün ışığının hiç girmediği, depresif, karanlık bir odanın köşesiydi. Sonra bir gün kalktım ve "Artık kendi kıyafetlerimi kendim dikmek istiyorum," dedim. Böylece bana ait masada bilgisayarım ve dosyalarımla sürekli yer değiştiren, misafir yatağı gibi akşamdan konulup, sabah kaldırılan dikiş malzemelerime yer açmaya başladım.

43 yaşındayım. Hayatımda sahip olduğum hemen her şeyi dişimle tırnağımla, çalışarak, büyük özverilerle kazandım. Bu fotoğraftaki tüm güzelliklere ulaşmak için öyle çok çalıştım ki.

Sizi bilmem ama, ben bu fotoğrafa bakınca önce huzur görüyorum. Ardından keyif, ruhumu dinlendiren kreatif işlere yer ve zaman ayırabiliyor olma lüksü, çok sevdiğim yazma işlerine adanmış başka bir köşe, yıllarca karanlık evlerde oturmanın ardından nihayet tüm cıvıltısıyla içeriyi dolduran günışığı, fotoğrafın ortasında salınan tüylü güzellik ve fotoğrafta görünmeyen ama benim canımın içi olan yercücemin o sırada sağ köşede şakıyan neşeli sesi.

"Kendine ait bir oda." Virginia Woolf'un feminist literatür açısından en önemli eserlerden biri sayılan romanının adı aynı zamanda. Şu virüs çılgınlığını atlattıktan sonra, henüz okumadıysanız lütfen okuyun bu kitabı.
Kendine ait bir oda, Virginia Woolf, İrem Sunar


NOKTALARI BİRLEŞTİRİN...

21 Şubat 2020
irem sunar, yazar, puantiyeli bluz, dikiş, komik, dikiş öğren, kendin dik

BİR KUMAŞ, BİR KADIN, BİR ÖRDEK...


Çocukluğumun en can sıkıcı etkinliklerindendi. Özgürce yaptığım kalem vurguları ilk kez zapturapt altına alınıyordu. Biçimsiz çizgilerim sert kalem darbeleriyle birbiriyle yarışıyordu. Her seferinde 10 numaradan 11’e değil de 22’ye gidildiğinde nasıl bir resim ortaya çıkacağını daha çok merak ediyordum. Ama illa ki 10’un ardından 11’e ulaşmak lazımdı. "Etkinlik kuralları böyle İremciğim..." Belki ben tek kanadı diğerinden uzun olduğu için topallayarak uçan bir ejderha ortaya çıkartacaktım. Ancak kağıdın üstünde bir ördek görünmeliydi. Tüm öğrenciler noktaları doğru şekilde birleştirmeliydi. 

UYDURUKÇULAR KRALİÇESİ

24 Ocak 2020

"Örgü bilmem ben. Ama feci uydururum..." diye yazmışım bundan altı yıl önceki bir yazımda. Örgü örmeyi beceremeyince, dikmeye karar vermiştim. Bir sayısında modellik yapma cesaretini gösterdiğim Creazione dergisinden edindiğim kazak kalıbını kafama göre uydurarak ortaya yorgan kalınlığında bir hırka çıkartmıştım.

Creazione dergisi benimle yaptığı röportajda sadece feminizmle ilgili söylediğim kısımları kesip çıkardığı için bir daha başka bir sayısını almaya elim gitmemişti açıkçası. (Feminizm çok sakıncalı bir şeydir biliyorsunuz. Üzerinize afiyet bir de bulaşıcı ki...) Belki şahane modeller yayınlamaya devam etmişlerdir. Kim bilir? Ben bana yadigar kalan bu kazak kalıbını şekilden şekile çevirmekle yetineceğim bir süre daha.

hırka, kazak, örgü, dikiş, tasarım, irem sunar

Şu terbiyeli kazak modelinin geldiği saçma hale baksanıza! İki yakası bir araya gelmiyor. Dahası kapatıyorsun yakayı, bağrı açık gezmeye devam ediyorsun. Ne uyduruk, ne saçma!

TOPLANMALAR

13 Ocak 2020

Hurç aradım günlerce. Sanki her şeyi hurçlara doldurup kaldırsam tüm sorunlarım toplanıp gidecekti. Topladım, topladım, topladım. Her şey toplanmış görünüyordu. Ancak içimdeki o tanıdık huzursuzluk bir türlü dırdırını kesmiyordu. Sanki son dakikada bir şeyleri eksik yaptığım ortaya çıkacak, taşımacılar beni ayıplayacak, ev eşyaları ortada, biz sokakta kalacaktık.

Toplanıp gitmek niye bu kadar zor? Niye girdiğim her eve kök salacakmışım gibi yaşıyorum ben? Oysa ki hayatım bana hep aksini öğretmeye çalışmakla geçti. Her 3-4 senede bir ev değiştirmem gerekti. Sürekli toplanmalar, toplanmalar, valizler, koliler, hurçlar...

Yabancı memlekette yaşamanın zorlukları en çok da böyle küçücük şeylerde yüzüme çarpıyor. Günlerce sanki her derdim bitti, hurç arayıp durdum. Türk kadının istif merakına getirilmiş en büyük pazarlama başarısıdır hurç! Dikiş makinamı toplayıp kolilemesem, oturup kendime hurç dikeceğim. Yok, istediğim gibi bir hurç bulamadım burada bir türlü.

irem sunar, yazar, blog, kadınlık halleri
İllustrasyon: Alexander Jansson "The Travelling Mute Singer"

EN GÜZEL KIRMIZI EN GÜZEL BEYAZ - 2019

30 Ekim 2019

Harikayız! HARİKAYIZ! Bu sene enfes bir katılımla gerçekleştirdiğimiz #dikişodamda29Ekim etkinliğimizin 7.yılına katılan tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum! 


İlk kez 2012 yılında, resmi kurumlarda 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamasının kaldırılması kararına tepki olarak, “Biz Cumhuriyetimizi her an her ortamda kutlarız!” diyerek ortaya çıkan etkinliğimize bu sene şahane bir katılım oldu. Neredeyse tüm çalışmaları sergilemeye zamanım yetmeyecekti!

Her sene olduğu gibi beni bu sene de yalnız bırakmayan herkese teşekkür ederim. Ellerinize, yüreğinize sağlık. 

Cumhuriyetimizin 96. Yılı Kutlu Olsun! 


       
Video hızlı geçti. Ben tek tek tüm çalışmaları görmek istiyorum diyenler için: buyrunuz, müessesemizin dev hizmeti aşağıdadır:

EN GÜZEL KIRMIZI - EN GÜZEL BEYAZ 2019 Başlasın!

11 Ekim 2019
Dikiş Odamda 29 Ekim, #dikişodamda29Ekim, #dikisodamda29ekim, dikiş etkinliği, kırmızı beyaz

Size de oluyor mu? Ben bu aralar hiçbir şeye yetişemediğimi hissediyorum. Ekim ayının geleneksel etkinliğini duyurdum duyuracağım derken bir baktım ayın ortasına geliyoruz neredeyse! 2012'den beri yaptığımız bu şahane etkinliğin müdavimleri beni ay başından beri uyarmaya başlamıştı halbuki. 

Birkaç gün gecikmeyle de olsa 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı gününe kadar kırmızı veya beyaz renkte bir çalışma yapabilecekseniz buyrun etkinlik koşullarımıza geçelim:

Katılım Koşulları:
1- Cumhuriyetimizin değerlerine gönülden bağlı olmak
2- Bayram günü öncesinde dikiş, örgü, el işi her ne hobiniz varsa, kırmızı ve/veya beyaz renklerde bayramımıza özel bir çalışma yapmak.
3- 29 Ekim günü geldiğinde, her nerede olursanız olun (bu etkinlik katılımcılarının çoğu dünyanın farklı yerlerinde yaşıyor - ben dahil), Cumhuriyetimizin doğduğu günü kutlayıp, birbirimizin yaptığı şahane çalışmalara bol bol alkış tutmak!

EN GÜZEL KIRMIZI - EN GÜZEL BEYAZ 2018 /2

29 Ekim 2018
#dikişodamda29Ekim, dikiş odamda 29 Ekim, Cumhuriyet bayramı etkinlikleri

Yine çok güzel yaptık öyle değil mi? 2012 yılından beri düzenlediğimiz #dikişodamda29Ekim etkinliğimize bu yılki katılım yine harika oldu! Bu sene ilk defa birden fazla çanta yapılmış. İlk kez dört ayaklı fıstıklara kostüm dikilmiş. Birbirinden şahane elbiseler, ceketler, bluzlar, ev süsleri derken yine çok şenlikli bir etkinlik yaptık sayenizde! Katılan, izleyen, beğenen herkese çok teşekkürler!

EN GÜZEL KIRMIZI EN GÜZEL BEYAZ -2018

09 Ekim 2018
Daha Ekim ayına girmeden kırmızı ve beyaz kumaşlarını 
hazır edenlerden misiniz?

Yoksa bu etkinliği ilk kez duyup da 
bayram kutlamalarımıza katılmak için heveslenenlerden mi?

Benim elimden dikiş gelmez ki, ben yine kimselere ses etmeden kenar kenar izleyeyim diyenlerden misiniz?

Bu etkinlik için dikiş becerisine ihtiyacınız yok ki! 

Peki neye mi ihtiyaç var? Hemen sıralayayım:

1- Şartlar, imkanlar, kısıtlamalar ne olursa olsun 
Cumhuriyet sevgisini içinde ateş gibi taşımak

2- El beceriniz ne olursa olsun, 
Cumhuriyet bayramı öncesinde KendinDik.Com'a kırmızı ve beyaz temalı bir el işi çalışması göndermek (gönderim detayları aşağıda)

3- 29 Ekim günü geldiğinde, her nerede olursak olalım 
Cumhuriyetimizin doğum gününü kutlayıp, 
birbirimizin gönderdiği şahane el işi çalışmalarına alkış tutmak

İşte hepsi bu! Eee? Ne duruyoruz? 
Geleneksel "En Güzel Kırmızı - En Güzel Beyaz" Etkinliğimizi başlatalım artık!

cumhuriyet bayramı kutlamaları, tasarım etkinliği, kırmızı, beyaz, dikiş etkinlikleri, #dikişodamda29Ekim

BENDE BALERİN KUMAŞI YOK

03 Ekim 2018
irem sunar, dikiş, tasarım, balerin, bluz

Birkaç sene önce 352.ev taşımam sırasında (sayıyı tam tutturamamış olabilirim, ama yaklaşık 300 civarında olmalı; en azından bende yarattığı his itibariyle) depoda bir kutu buldum. Kutunun içi çocukluk fotoğraflarımla doluydu. Bazısını kahkaha, bazısını gözyaşı ile incelerken - artık ne kadar bastırdıysam bilinçaltımın dip kuyularına - hiç hatırlamadığım bir sınıf fotoğrafı çıktı karşıma.

Fotoğraf 7-8 tane şirin prenses, bir tane de sevimsiz bir oğlan çocuğunun olduğu bir bale kursunda çekilmişti. "Aaa…" dedim kendi kendime. "Dur, şimdi hatırladım. Annemin zoruyla gitmiştim ben buraya bir süre." 

Gözlerim o mini mini tütülü, uzun saçları dramatik bir topuzla başlarının üstünde toplanmış güzel kızlar arasında kendimi aradı. Ama ben orada yoktum...

İyi de nasıl olur? Paytak paytak yürümeler, kabarık kabarık tütüler, günlerce çalışılan duruşlar... ve bir çarpıntı bastı. Yıllarca bastırdığım anılar bir anda hafızamın kıyılarına vurdu. Ben ortadaki oğlan çocuğuydum!

KARANFİLLER

12 Temmuz 2018

yazlık elbise, çiçekli, straplez, dikiş, moda

İlk gençlik yıllarımda, rock müzik dışında ruhuma hitap edebilen Türkçe şarkıları pek bulamazdım. Ne de olsa bizim neslimiz için Türkçe pop Erol Evgin'den çıkıp, talihsiz bir manevrayla Yoncimik sapağına girmişti.  Ama ruhuma dokunan birkaç istisnayı da unutamam.

Yeni Türkü'nün "Karanfiller"i mesela, nasıl da coştururdu ruhumu. O karanfiller benim gözlerimde açardı. Benim ruhumda kızıllanırdı yaprakları. Daha açar açmaz dalgalanan uçları gibi pırpır ederdi içim. Yaş 15 :)

Aradan geçen yıllarda ne karanfiller söndü içimde. Kaç tanesi dalında kırıldı gitti. Nasıl oluyor bilmiyorum ama o karanfil tohumları ha bire açmaya devam etti içimde inatla. O tomurcuklar fırfır eteklerini her salladığında, ruhum tutuşmaya devam etti. Uçasım geliyor hâlâ her bahar rüzgarlarında uzaklara.

Gün oluyor, devran dönüyor, en büyük dertler bir anda kendini bahara bırakıp gidiyor. O dertlerin ezici ağırlığına fazla aldanmamayı hâlâ öğreniyorum tabii. Çok çalışıyorum meselâ. Çalışmayı hiç bırakmıyorum. Üretmeyi hiç bırakmıyorum. En boğucu zamanlarımda bile, inatla çalışıyorum. İşin içinden çıkamadığım zamanlarda, aklımla sonunu göremediğim kuyulara atılmış gibi hissettiğimde bile elimden gelen tek şey daha fazla üretme inadı oluyor. Benim karanfillerim bugüne kadar böyle tutuna geldi hayata.

Ah bu sitede yazmaya fırsat bırakmayan ne heyecanlı projelerim var daha bir bilseniz! Yakında birkaç tanesini paylaşmayı heyecanla bekliyorum, hâlâ beni okuyanlar kaldıysa tabii :))

6 DAKİKADA NELER YAPILIR?

22 Ocak 2018



6 dakikada neler yaparsınız?  Bugüne kadar hiç düşünmediniz mi? Biraz fikir vereyim:

6 dakikada, bir arkadaşınızı arayabilir ve günlük laklağınızı yapabilirsiniz. Otobüs/dolmuş sırasında bekleyebilir, taksinin gelmesi için yolları gözleyebilirsiniz. 6 dakikada biraz patates soyabilir veya buzdolabını açıp akşama ne pişireceğinizi düşünerek hayallere dalabilirsiniz. Biraz göbeğiniz çıkmışsa, 6 dakikayı ceketinizin önünü en düzgün şekilde kapatmakla geçirebilirsiniz. 6 dakika, kuşkusuz, bir gün içinde pek de önemli bir süre değil. Hele bir ay içinde hiç değil, öyle değil mi? Nasıl da yanılıyorsunuz! 

BEYAZ GİYER KIŞ GÜNÜ V.2

28 Kasım 2017
beyaz ceket, kış modası, kendin dik, irem sunar
İki sene önce bu tarihlerde canhıraş bir gayretle kendimi Moskova soğuğuna hazırlayacak ve nedense beyaz renkte bir palto dikiyordum. Paltonun malzemeleri öyle kalındı ki, dikerken fenalık geçirmiş, artık palto olarak kullanamaz isem yorgan olarak değerlendiririm demiştim. Buraya taşındıktan sonra anladım ki, benim o göz nuru beyaz paltonun ne giyilir yanı ne de yorganlık hali varmış :D

HAYALİNİZDEKİ ÇALIŞMA ODASI KAÇA MAL OLUR?

15 Kasım 2017
Şu siteyi okuyanlar arasında kendine ait bir çalışma / dikiş odası hayali olmayan var mıdır acaba?

Benim gibi sık ev değiştiren ve genellikle iş hayatını evdeki ofisinden sürdüren biri için ideal çalışma/dikiş odası uzun süre sadece hayallerimde kalmıştı. Üstelik benim ihtiyacım sadece bir dikiş odası değil, iş hayatımı da rahatça sürdürebileceğim bir çalışma alanı olduğundan, işler daha da karışıyordu. 

Dolayısıyla ben de, sanırım bir çoğunuz gibi Instagram veya Facebook üzerinden, dergilerden fırlamış dikiş/hobi odalarının fotoğraflarına bakıp bakıp iç geçirirdim düzenli aralıklarla :)


ŞEHİRLER HAYATLAR KUŞLAR

09 Kasım 2017

İzmir'den Ankara'ya ilk taşındığımda, 18 yaşımda, cüzdanımın bir köşesinde uzun süre bir tane vapur jetonu taşımıştım. Sevdiklerimizin fotoğrafını cüzdanlarımızda taşırdık ya cep telefonları yokken. İşte o vapur jetonu da öyle bir sevdiceğim köşesinde durdu uzun süre. Ankara'nın vapursuz ve martısız hayatına gönlümü razı ettiğimde, bir gün bir anda düşüp gitmişti cüzdanımdan.

ÇEKİLİŞ KAZANANLARI BELLİ OLDU!

01 Kasım 2017
Harika bir Cumhuriyet Bayramı kutladık bu sene de! Her seferinde olduğu gibi, aşkla, neşeyle, kararlılıkla, gururla kutladık. 

2012'den beri düzenlediğimiz bu etkinlik için, bu yıl içimden 'çam sakızı gezgin terzi armağanı' vermek geldi. Bu etkinliğe katılan kimsenin bunu hediye için yapmadığını biliyorum. Birçok kişi işini gücünü bırakıp, bu etkinliğe kendi çalışmalarını yetiştirmeye uğraştı. Bu hediyeleri şimdilerde Moskova soğuklarında yaşayan bu gezgin terzinin buralara ait bir hediyesi olarak kabul edin lütfen. 


EN GÜZEL KIRMIZI EN GÜZEL BEYAZ -2017

29 Ekim 2017
Bu sene de harikaydınız! Bu sene de harikayız! 

Bu etkinlik ilk kez 2012 yılında yapıldı. 2012, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez Cumhuriyet Bayramının kutlama alanlarının resmi olarak kısıtlandığı yıl olarak tarihe geçti. Atatürk ilkelerine gönülden bağlı her Cumhuriyet çocuğu gibi, bu sitenin kendi halinde yazarı da gelişmeleri müthiş bir üzüntüyle izlerken, kendi halinde web sitesinden "biz Cumhuriyetimizi her zaman, her yerde kutlarız!" aşkıyla bir etkinlik düzenlemeye karar verdi. Her sene, kendisi gibi birçok dikiş sever, bu etkinliğe elindeki işleri bahane etmeden katıldı. Her sene  #dikişodamda29Ekim etkinliği daha da güzelleşti. Daha da şenlendi. 

Teşekkür ederim. Tüm katılanlara, tüm destekleyenlere, katılamasa da bugünü hakkıyla kutlamayı adet edinenlere... 


Burada yayımlanan yazı ve görsellerin tüm hakları İrem Sunar Özat'a aittir. İzinsiz yayımlanamaz. Blogger tarafından desteklenmektedir.